Geri Dön
Pazar“Yeterli olamazsam diye korktum”

“Yeterli olamazsam diye korktum”

Son dönemin genç yeteneklerinden Alina Boz, oyuncu olmayı küçük yaşta kafasına koymuş. Dizinin deneme çekimlerine kendi hazırladığı 10 dakikalık bir video ile katılmış. Kabul edildiğini öğrendiğinde büyük isimlerle çalışacağı için çok sevinmiş ancak yeterli olamazsam diye korkmuş

“Yeterli olamazsam diye korktum”

Alina Boz’u “Paramparça” dizisinde Nurgül Yeşilçay’ın kızı Hazal olarak tanıdık. Oyunculuğu ve güzelliğiyle dikkat çeken Boz, sosyal medyada paylaştığı fotoğraflarla da hayli merak uyandırdı. Rus bir anneyle Türk bir babanın tek kızı olan

16 yaşındaki oyuncu, bugüne kadar pek çok spor dalıyla uğraşmış. En büyük isteklerinden biri ise ileride başarılı bir film projesinde yer almak. İşte genç oyuncunun hayatı ve ekranlara çıkış hikayesi...

Rusya’dan Türkiye’ye gelişiniz nasıl oldu?

Ben 7 yaşındayken İstanbul’a taşındık. Babam tur rehberi, mesleğinden dolayı sürekli geziyor. Türkiye’ye bir müddet babamın işi için geldik, sonra yerleştik. Tatillerde Rusya’ya yine gidip geliyorum.

Sizinle ilgili genel olarak bir Rus kızı algısı var. Şaşırıp “Türk müsün?” diye soranlara kızıyormuşsunuz...

Yok, öyle bir çıkışım olmuyor. Ben kendimi Türk olarak tanımlıyorum. Atatürk’ü çok severim. İnsanlar “Sen Russun, Atatürk’ü sevemezsin” gibi yorumlarda bulunuyordu, bunlardan rahatsız oluyordum.

Oyunculuğa nasıl adım attınız?

Tiyatroya ilkokuldan beri ilgim vardı. O zamanlar ailem Barış Manço Kültür Merkezi’nde tiyatroya yazdırdı beni. Orada 7 yıl kadar çalıştım. Çocuk ve yetişkin oyunları oynadık. Genellikle çocuk oyunları tabii.

“Ajansa yazdırın bu çocuğu diyorlardı”

Sahneden ekrana nasıl geçtiniz?

Zaten arkadaşım Burak Can’la kısa videolar çekip bunları bazı sitelerde yayımlıyorduk. Çevremde, “Ajansa yazdırın bu çocuğu” diyorlardı. Ailem beni ajansa yazdırdı. İlk başta dergi çekimleri oluyordu, sonra reklamlar gelmeye başladı. İlk dizim ise geçen seneki “Cesur Hemşire” oldu.

“Paramparça” ekibine nasıl dahil oldunuz?

Tatil için Avyalık’a gitmiştim. Ajanstan aradılar, çekilecek yeni bir dizi için deneme çekimine katılmamı istediler. İlk önce üşendim, “Gelemem, tatildeyim” dedim. “Sen bir video at, görmek istiyoruz” dediler. Arkadaşımla 10 dakikada bir video çekip yolladım. İstanbul’a dönünce tekrar “gel” dediler. Sonrada yönetmen görüşmelerine yönlendirdiler.

Tecrübeli oyuncularla çalışıyorsunuz. Yapamazsam diye korktunuz mu hiç?

Kadroda olan isimleri, yönetmen görüşmesine gittiğimde öğrendim. Korkmaktan çok, “Ne güzel, daha büyük isimlerle çalışacağım, bir şeyler öğreneceğim” dedim. Yapamayacağım diye değil de karşımdakileri tatmin edemezsem, yeterli olamazsam diye korktum.

“Hazal gibi kafama koyduğumu yaparım”

Dizide maddi zorluklarla yetişen ancak lükse düşkün Hazal’ı canlandırıyorsunuz. Alina’yla Hazal benziyor mu?

Pek değil. Bir tek; Hazal da kafasın koyduğunu yapar, ben de genelde yaparım. Ama ben bunu insanları incitmeden yapmaya çalışırım. Annemden para alıp evden kaçayım, gezeyim demem. Hazal içine kapanık, sevilmeyi çok isteyen bir karakter. Benim o konuda bir sıkıntım yok.

Hazal’ın annesiyle sorunlu bir ilişkisi var, çoğu kez tartışıyorlar. Dizideki tavırlarınızdan dolayı sokakta olumsuz tepkiler aldınız mı?

Instagram ve Twitter’da alıyorum ama nedense sokakta bir tepkiyle karşılaşmadım. Daha çok, “Aa izledik seni, çok güzelsin” deyip yanaklarımı sıkıyorlar.

Gerçek hayatta annenizle ilişkiniz nasıldır?

Ergenlik döneminden sonra daha iyi oldu. Onun arkadaşlarıyla, benim arkadaşlarımla birlikte zaman geçiriyoruz. Abla-kardeş ilişkimiz vardır.

İleriye dönük hedefleriniz neler?

Sinemaya çok önem veririm.Tek başıma ya da arkadaşlarımla sinemaya giderim. Filmi izlerken onu gerçekten yaşıyorum. İleride başarılı bir filmde yer almak, filmi izlediğimde neler yapmışız demek isterim.

Birlikte çalışmayı istediğiniz belli bir isim var mı?

Çağan Irmak’la çalışmayı çok isterim.

“Hayallerinin peşinden gitsinler”

Boş zamanlarınızda neler yaparsınız?

Rusya’da resim ve müzik vardı hayatımda. Bale yapıyordum küçükken, yüzmeye, basketbola gidiyordum. Orada çok gelişmiştir böyle kurslar.
İki sene öncesine kadar gitar çalıyor, buz bateni yapıyordum. Ama şu an set ve okuldan pek boş zamanım olmuyor.

Setin dışında ailenize, arkadaşlarınıza zaman ayırabiliyor musunuz?

Okul ve sınavlar olmadığında her zaman ailem ve arkadaşlarımla vakit geçiriyorum. Zaten küçüklüğümden beri görüştüğüm bir arkadaş grubum var. Burak Can da bu arkadaşlarımdan biri. Herkes sevgili misiniz diye soruyor ama çok yakın arkadaşız biz. Barış Manço Kültür Merkezi’nden tanışıyoruz.

Sizin yaşınızda, sizinle aynı yerde olmak isteyen birçok genç var. Onlara ne söylemek istersiniz?

Benim de ilk başta hiçbir tecrübem yoktu. Hayallerinin peşinden gitmelerini öneririm onlara, ben de öyle yaptım. Tiyatro kurslarına gittim, ajansa yazıldım, eğitimini aldım ve buraya kadar gelebildim. Herkes gelebilir bir zorluk yok, içlerinde varsa her türlü yaparlar.