Geri Dön

Alp Ustaoğlu yazdı: Paris ruhu tekrar kortlarda

Son yirmi yılda Amerika ve Avustralya Açık için yapılan yatırımlarla popülerlik anlamında gölgede kalan Roland Garros bu sene büyük değişimlere gitti. Hem sporcuların hem de tenisseverlerin daha iyi vakit geçirmesi için atılımlar yapıldı.

Alp Ustaoğlu yazdı: Paris ruhu tekrar kortlarda

Roland Garros farklı bir turnuva, oynandığı şehirin ruhunu bu kadar yansıtan başka bir organizasyon bulmak çok kolay değil. İşte bu yüzden Wimbledon’a, Amerika ve Avustralya Açık’a dünya 1 numarası olarak gidebilirsiniz ama bu Paris için geçerli değildir ve burada her an her şey olabilir.

Roland Garros’un eşsizliği de bu belirsiz ruhundan kaynaklanıyor. Rafael Nadal belki yıllar içinde bir ayrıcalık yarattı ama İspanyol oyuncuyu sadece bir istisna olarak kabul etmek gerekiyor. Bundan 25-30 sene önce aslında Wimbledon ile beraber en önemli iki turnuvadan biri olan Roland Garros özellikle son 20 yılda Amerika ve Avustralya Açık’ın yaptığı büyük yatırımlar ile beraber popülerlik anlamında biraz geride kaldı.

Tabii ki bunda Fransa tenis yönetiminin tutucu tavırlarının çok etkisi var. Bu anlamda kendilerini revize etmek isteyen Fransa Tenis Federasyonu bu sene başında Roland Garros Direktörlüğü’ne kadınlarda eski Wimbledon ve Avustralya Açık şampiyonları Amelie Mouresmo’yu getirdi. Mouresmo geçtiğimiz aylarda Fransa Tenis Federasyonu Başkanı Gilles Moretton’la beraber bir basın toplantısı yaparak yeni düzenlemeleri anlattılar.

Öncelikle oyuncu tarafında konaklamadan, yemeğe, soyunma odalarından, sahaya çıkış tüneline kadar oyuncuların kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlayacak düzenlemeler yapıldı. Tenisçilerin mental sağlığı için ise özel bir birim oluşturuldu ve ilk defa bu sene oyuncuların mental durumları bir puanlama sistemi ile kontrol edilecek. Seyirci tarafında ise özellikle 20 yaş altı grubuna yönelik yatırımlar yapıldı.Gençlerin ve çocukların daha fazla oyuncularla beraber olmasını sağlamak adına kort bölgesinde çocuk ve gençlik günleri düzenlendi. Daha önceki senelerde kort bölgesinde ciddi kısıtlamalar vardı, biletinizle her bölgeye giremiyordunuz, bu anlamda izleyicilere bu sene büyük ölçüde serbestlik tanındı. Özel olarak basılan bin 500 esnek temalı biletle o gün boşluk olması durumunda akreditasyon mantığında her kortta maç izleyebiliyorsunuz.

Bunun dışında yeşil enerji ve sürdürülebilirliğe yatırım yapılarak yemeklerden kullanılan enerjiye kadar her şeyin bu konseptler çerçevesinde yapılması sağlanıyor. Ayrıca kort bölgesindeki stadyumlara da özel teknoloji yeni led ekranlar yerleştirildi. Bütün bunlar yapılırken genel amaç oyuncu, seyirci veya basın olsun Roland Garros’a gelen herkesin kendini daha iyi hissetmesini sağlamak ve global bazda tekrar o eski popülerliği yakalayabilmekti.

Naomi Osaka ne yapacak?

Tarihin en iyi ve farklı tarzda oyuncularından olan Bjorn Borg’un 5 Wimbledon ve 6 Fransa Açık şampiyonluğunun ardından tenise ilgisini kaybetmesi 26 yaşında kariyerini noktalamasına sebep olmuştu. Naomi Osaka’da koşar adım Borg’un yolundan gidiyor. 

Çok erken bir yaşta 4 grand slam şampiyonluğuna ulaşan ve farklı oyun tarzıyla bu sayıyı çok daha fazla arttırması beklenen Naomi Osaka maalesef kariyerinde bir savrulma yaşıyor. İlgi alanı tenisten modaya ve daha farklı alanları kayan Japon oyuncu sıralamada 38.sıraya kadar geriledi. Paris’te de turnuvaya bu hafta ilk turda veda eden Japon oyuncu bu sene belki Wimbledon’a da katılmayacağını belirtti. Tüm sporlarda odaklanmak başarıyı da beraberinde getiriyor ama bireysel bir spor olarak tenis bu konuda çok radikal bir alan. Ne kadar yetenekli ve başarılı olursanız olun odağınızın kaydığı noktada kendinizi bir anda sistemin dışında bulabilirsiniz. Tarihin en başarılı kadın tenisçilerinden birisi olma yolunda ilerlerken bir anda ters yöne gitmeye başlayan Osaka’nın bundan sonra ne yapacağı tenis dünyasında büyük bir merak konusu.

Yeni Nadal, Alcaraz

Turnuvada Nadal ve Djokovic hata yapmazken, 19 yaşındaki Alcaraz dikkatleri üzerine çekti. İspanyol raket Madrid Masters’da Nadal, Djokovic ve Zverev’i arka arkaya yenerek kupayı kaldırınca en popüler isim oldu.

Saha içine dönersek erkeklerde olağan favoriler Nadal ve Djokovic rahatça yollarına devam ediyorlar. Diğer favoriler geçen senenin finalisti Yunanlı Stefanos Tsitsipas ve Alexander Zverev daha zorlu yollardan ve uzun maçlardan geçerek ilerliyorlar.

Bu senenin en heyecanlandırıcı oyuncusu ise İspanyol Carlos Alcaraz. Henüz 19 yaşındaki tenisçi gerek oyun tarzı gerekse bu seneki olağanüstü çıkışından dolayı yeni Nadal olarak lanse ediliyor. Gerçekten de İspanyol oyuncunun yaşının çok ötesinde bir saha performansı var. Roland Garros’tan önce Madrid Masters’da Nadal, Djokovic ve Zverev’i arka arkaya yenerek şampiyon olunca açık ara en popüler oyuncu oldu. Erkekler tablosunda 4. turda bir sürpriz olmazsa çeyrek finalde Nadal ve Djokovic oynayacak. Bu maçın galibi yarı finalde oraya gelebilirse Alcaraz ile karşılaşacak. Bu kapışmalardan sağlam çıkarak finale gelebilen oyuncu da büyük ihtimalle şampiyon olacak.

Bol sürpriz var

Kadınlar tablosu ise turnuvanın ruhuna yakışır şekilde sürprizli olarak ilerliyor. Daha 3. tur maçları sonunda dünya ilk 10’undan 7 oyuncu elendi. Geçen senenin şampiyonu Barbora Krejcikova, bu senenin sürpriz şampiyon adayı olarak gösterilen Ons Jabeur ilk turda; geçen senenin yarı finalisti Maria Sakkari ise 2.turda turnuvaya veda etti. Eski günlerine dönmek isteyen Simona Halep’in 2.tur maçında kortta panik atak krizi geçirmesi ise ilk haftaya damga vuran olaylardan biri oldu. Kadınlar tenisi her zaman özellikle genç oyuncular için böylesine turnuvalarda büyük fırsatlar içeriyor ama Iga Swiatek öyle büyük bir form yakalamış durumdaki yıllar sonra ilk defa Paris’te şampiyon sanki ilk haftadan belli gibi.

Rafa amcasına karşı

Bir Roland Garros efsanesi olan Rafael Nadal’ı 4 yaşından bu yana 2017 yılına kadar tam 27 sene amcası Toni Nadal çalıştırdı. Öyle ki Nadal da her zaman kariyerimi amcama borçluyum diyor. Kaderin cilvesi amca-yeğen bu sene Paris’te yine aynı kortta buluşuyor. Ancak bu sefer rakip olacaklar. Nadal 4. turda amcası Toni Nadal’ın çalıştırdığı Kanadalı Felix Auger Aliassime ile oynayacak. Bu maç her yönüyle erkeklerde turnuvanın en ikonik karşılaşmalarından biri olacak.

Muhteşem Polonyalı

Iga Swiatek’in büyük bir oyuncu olacağı belliydi ama Polonyalı tenisçi kimsenin tahmin edemeyeceği ölçüde bir dominasyon yarattı. Hem teknik hem de fiziksel olarak büyük bir gelişim gösteren Swiatek’in vuruş ve korttaki hız yönü aynı oranda kuvvetli olduğu için saha içinde inanılmaz bir atletizmle rakiplerini eziyor. Paris’e gelmeden bu sene 5 turnuva kazanan, üst üste 28 galibiyet alan Swiatek’in her maçında mutlaka 6-0’lık bir set oluyor. Yani iş artık Swiatek maç kaybedecek mi değil, oyun verecek mi sorusuna dönmüş durumda. Sporu büyük bir adanmışlıkla harika bir disiplin ve program içerisinde yapan Swiatek aynı zamanda yeni jenerasyon için de önemli bir rol model olacak.

Erkeklerde 3 set kriteri 

Kadınlardaki sürpriz sonuçların erkeklerde gelmemesinin bir sebebi de maçı kazanmak için 3 set almanız zorunluluğu. Özellikle Roland Garros gibi bir turnuvada Nadal veya Djokovic gibi oyunculardan 2 set alabiliyorsunuz ama 3. seti almak kolay değil, büyük bir mental seviye gerektiriyor. Örneğin geçen sene finalde Djokovic önünde 2-0 öne geçen Tsitsipas eğer maç 2 set üzerinden oynansa şampiyondu ama mutlu sona ulaşan 3-2 ile Djokovic oldu. 

Dolayısıyla 3 set üzerinden oynanan sene içindeki diğer turnuvalarda daha fazla sürpriz görürken, 5 setlik grand slam turnuvalarında daha çok olağan favorilerin kazanmasının en önemli sebeplerinden birisi de işte bu 3 set kazanma kriteri.

Zarar veren popülerlik

18 yaşında Amerika Açık’ı kazanan Emma Raducanu bu tarz başarılara hasret İngilizlerin aşırı ilgisi ile karşılaştı. Neredeyse bir senedir sürekli medyada görünen Raducanu’nun aslında gidecek çok yolu olduğunu bu sene Paris’te gördük. Turnuvaya 2.turda veda eden İngiliz oyuncunun daha kariyerindeki ilk toprak kort maçlarını oynadığını düşünürsek artık kort dışında daha az görünmesi gerektiği konusunda İngiliz basınının nihayet hemfikir olması oyuncu için harika bir gelişme çünkü bu şekilde bir büyük yeteneği kaybetmemiş olacağız. Çok uzağa gitmeye gerek yok, Raducanu’nun Amerika Açık’ta finali oynadığı Leylah Fernandez’in bugün geldiği seviyeye bakmak bile yeterli. Tenise daha fazla odaklanan Fernandez, Paris’te de 4.tura yükselmeyi başardı.

Alp Ustaoğlu yazdı: Paris ruhu tekrar kortlarda

Galatasaray'a dünya yıldızı! Bomba transfer hamlesini duyurdular
YAZARLAR
TÜM YAZARLAR

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber