Geri Dön

BÜYÜK GEMİLER DENİZDE ONARILIR

Yönetimden ayrılacak olan Öztürk, “Kurumsallaşma üzerinden kutuplaşma yaratıp, iktidar hırsını tatmin eden yöneticilerin başkanı yanlış yönlendirmelerinin sonucu buraya gelindi. Mevkiler yaratıp, oralara birilerini tayin ederek kurumsal olunamaz. Sayın Aysal seçime neden gerek duyduğunun gerçek sebebini açıklamalı” dedi.

BÜYÜK GEMİLER DENİZDE ONARILIR

Galatasaray’da olağanüstü genel kurula gidilirken, neler söyleyeceği en çok merak edilen isim Başkan Yardımcısı Adnan Öztürk’tü. Çünkü, Başkan Ünal Aysal’a seçimi kazandıran isimlerin başında geliyordu ve yönetim kurulu toplantısında da olağanüstü seçime karşı çıkan tek isim olmuştu. Ünal Aysal döneminin şahin yöneticisi olarak gösterilen ve önümüzdeki günlerde adaylığını açıklaması beklenen Adnan Öztürk merak edilenleri Milliyet’e anlattı.

- Seçime sadece siz karşı çıktınız neden?
Bu ortamda ve bu zamanda kulübü seçim ortamına sokmayı, en nazik ifade ile gereksiz ve mantıksız buluyorum. Buna da hem Sayın Ünal Aysal’a hem de yönetim kurulundaki arkadaşlara net şekilde ifade ettim. Başkan dahil her yönetim kurulu üyesinin sıkıntıları ve anlaşmazlıkları olabilir. Bu da son derece doğaldır. Fikirlerin ayrı ve değişik olması, iyi yönetilebilirse, yapıya enerji katar. Ancak kişisel sıkıntılar ve dertler, yapıya zarar verecek eylem ve söylemlere dönüşürse bu profesyonelce ve şık olmaz. Şu anda bizim yaptığımız bu. Umarım sonu iyi olur.

‘Politik hesap, çekişme var’

- Kurumsallaşmaya karşı mısınız?
Kulübün yeniden organizasyonu için kalktım 3 sene önce başkan adayı oldum. Kurumsallaşmaya sonuna kadar evet derim. Ancak, kurumsallaşma kisvesi altında, kulüpte hizipleşme ve kutuplaşma, yanında saygısızlık ortamı yaratmayı kabul edemem. Galatasaray’da sorun kurumsallaşmaya karşı olanlar ile evetçiler arasında değildi. Kurumsallaşmanın üzerinden kutuplaşma yaratıp, iktidar hırsını tatmin eden yöneticilerin başkanı yanlış yönlendirmelerinin sonucu buraya gelindi.
Gençliklerine veriyorum ama umarım yaptıkları hatalardan ders alırlar. Büyük gemiler denizde tamir edilir, yap boz ile bu işler olmaz. Sportif olarak özellikle futbolda son derece başarılı olduk. 2. şampiyonluğun kazandırdığı ivmeyi bu seçim kararı ile heba ettik. Benim fikrim, özellikle futbolda gelen sportif başarı ve camianın sinerjisi ile Galatasaray’ın yapısal sorunlarının, son senede çözülmesi idi. Kişisel sorunların bu denklemde zerre kadar yeri yoktur. Bundan dolayı bu seçime karşı çıktım. En son yapmamız gereken şey politik hesap ve çekişme idi ve biz bunu yaptık.

‘Rüzgar gülüne döneriz’
Kurumsallaşmanın tarifi benim için ciddiyet demektir. Daha sonra bu ciddiyeti sağlama almak ve yapıya oturtmak için çalışmalar yapılır. Ciddiyet de bizi, hesabımızı düzgün yapmaya, camiayı gerçeklerle bilgilendirmeye, ortak amaç ve hedef için popülizm ve reklamdan kaçınmaya, doğruları söylemeye mecbur eder. Bunları yaptığımız gün zaten kurumsal oluruz. Mevkiler yaratıp oralara birilerini tayin edip kurumsal olunamaz. Hesap kitap ortadadır. Dünyada bu işin nasıl yapıldığı bellidir. Yol haritanızı çizer, camianızla, genel kurulunuzla paylaşır ve bunları gerçekleştirecek insanları koyarsınız. Kağıt üstünde kutucuklar üretip içlerine de yakışıklı isimlerle atamalar yapmakla kurumsal olunmaz, olunamaz. Kurumun hafızası, üyelerinin tecrübelerinde saklıdır. Bunu elimin tersi ile bir kenara atayım, koyduğum kutucuklar bu işi tek başına yapsın demek hayalcilikten ötedir. Kurumun hafızası insanlar, yeniden yapılanmanın anahtarıdır. Hafızayı yok sayarsak rüzgar gülüne döneriz. Kurumsallaşmaya karşı olan tek bir tecrübeli yöneticimiz yoktu, tabii benim anladığım kurumsallaşmaya karşı olan demek istedim. Sayın Ünal Aysal seçime neden gerek duyduğunun gerçek sebebini açıklasa iyi olur. Tabii yeni dönemde seçilirse neyi, nasıl ve kiminle yapacağını da anlatması gerekecek.

-Sportif başarı tatmin edici mi?
Futbol tarafımız doğru yolda ve emin ellerde. Biraz daha altyapı ve eğitime yatırım ile kalıcı başarı elimizdedir. Amatör şubeler yıllık 50 milyon dolar açığa dayandı. Gelir 5, gider 55... Galatasaray’ın misyonlarından en önemlilerinden birisi de Türk gençliğine sporu öğretmek ve yaptırmak. Harcadığımız para ile bu misyonun çok alakasını göremiyorum. Biz eğitim ve kültür kökenli bir camiayız ama sporun en temel şartı eğitime yaptığımız yatırım sıfır. Bunu kabul edemiyorum.

-En önemli eksik neydi?
Halka açık şirketi genel kuruldan uzaklaştırmak yerine daha da yakınlaştırmalıyız. Burası halka açık dinamik bir şirket, hantal yapıdaki genel kurulla alakası yok mantığı saçmadır. Her üyeye sembolik, maddi değeri olmayan hisse verirsiniz, şirketin genel kurulunu da üyelerinizin önünde yaparsınız. Şeffaflık budur. Tüm gayrimenkullerimizin de bir şirket altında toplanıp gayrimenkul ortaklığı kurularak, yine maddi değeri olmayan hisselerin üyelere tahsisi ile genel kurullarınızı ciddi ve şeffaf bir şekilde yaparak değerlendirilmesi gerekir. Konu çok ama eleştiri zamanı değil. 2 sene beraber mesai yaptık. Ciddi bir tecrübe dönemi oldu. Yapılan hatalarda az veya çok benim de payım vardır. İnsanlarımızı yıpratmanın bize faydası olmaz.

‘Kararımı vereceğim’

- Kırgınlık var mı?
Benim böyle bir lüksüm yok.

- Ne yapmayı düşünüyorsunuz?
Yazılı, yazısız geleneklere ve kültüre, prensiplere çok önem veriyorum. Gerçek hazinemiz bunlardır. Yenilenme ve modernleşmeye bunlar engel değil, tam tersine avantaj ve güçtür. Özellikle bizim camiamızda. Hafta sonu düşünüp karar vereceğim. O zamana kadar resim netleşir. Kararda en önemli etken tabii ki seçimin kaç sene için yapılacağı.

Inter'in Devler Ligi maçı öncesi son idmanı



YAZARLAR
TÜM YAZARLAR

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber