Belçika’nın başarısı mı bizim başarısızlığımız mı?

Eden Hazard faktörünün devreye girmesiyle birlikte EURO 2016 fırtınalar estiren Belçika...

EURO 2016’nın “sıkıcı” perdesi artık sona erdi. En iyi üçüncüleri de gruplarından bir üst tura yükselten statü, bol pozisyonlu maçlar yerine savunmayı ön planda tutan anlayışın egemen olduğu maçları doğurdu.
Türkiye ve Arnavutluk dışındaki 4 grubun üçüncüleri Portekiz, Slovakya, İrlanda Cumhuriyeti ve Kuzey İrlanda üst tura çıkma hakkı elde ettiler. Galler’in ‘WillGrigg's on Fire’ bestesi ile turnuvaya renk katan Kuzey İrlanda’yı elemesinden sonra, Beşiktaş’ın yıldızı Ricardo Quaresma da 8 yıl sonra Semih Şentürk’ten rol çalarak yine son dakikalarda Hırvatların hayallerini yıkan isim oldu. Portekiz haricindeki diğer en iyi 3 üçüncü de çeyrek finale yükselemeyerek Fransa’da birkaç gün daha kalmaktan öteye geçemediler. İrlanda Cumhuriyeti, maçın başında öne geçse de Griezmann’ı durduramayınca Dublin’e geri dönmek zorunda kaldı. Boateng, Gomez ve Draxler’in gollerine engel olamayan Slovaklar da turnuvaya veda eden bir diğer takım oldu.

Gizli finalist Belçika
Eden Hazard faktörünün devreye girmesiyle birlikte EURO 2016’nın başarılı takımı Macaristan’ı 4-0 mağlup eden Belçika, finale göz kırptı. Çeyrek finalde Galler ile karşılacak olan Marc Wilmots’un öğrencileri Gareth Bale’yi durdurabilirlerse Polonya-Portekiz eşleşmesinin galibi ile yarı finalde karşılaşacaklar. Almanya, İspanya, İngiltere ve İtalya gibi favorilerle finale kadar karşılaşmayacak Belçika’yı, ilk maçları İtalya karşılaşmasından sonra gol yemeyen defansını da göz önünde bulundurarak gizli finalist olarak görmek yanlış olmayacaktır.

Belçika’nın istikrarı bizim istikrarsızlığımız
2012 Avrupa Şampiyonası’na katılmak için Guus Hiddink döneminde Almanya’nın ardından grup ikinciliği için çekiştiğimiz Belçika ile iki maç oynamış, Kadıköy’deki maçı Hamit, Semih ve Arda’nın golleri ile 3-2 kazanıp, Belçika’da geriye düştüğümüz maçta Arda’nın harika asistinde Burak Yılmaz’ın golü ile beraberliği yakalayarak grup ikinciliğine ulaşsak da play-off turunda Hırvatistan’a elenerek EURO 2012’ye katılamamıştık.

Belçika’nın başarısı mı bizim başarısızlığımız mı3 Haziran 2011 tarihinde oynanan Belçika’daki maçta bizim kadromuzda Selçuk Şahin, Sinan Bolat, Çağlar Birinci, Servet Çetin, Gökhan Zan, Serdar Kesimal, Colin Kazım gibi isimler yer alırken, Belçika;TobyAlderweireld, Vertonghen, Mertens, Vermaelen,Witsel, Hazard gibi kaliteli genç oyuncuları ile fırtına gibi eseceği günlerin sinyalini 5 yıl önce vermişti. Axel Witsel o maçta bir penaltı kaçırsa da o takım o kadar birlik ve bütünlük içerinde oynuyordu ki, aldıkları eğitimi yetenekleriyle harmanlayarak 2010 Dünya Kupası’nda grup lideri olarak gruplarından çıktılar ve çeyrek finalde maçın başında yedikleri golle Arjantin’e elenmeseler tangocular yerine finale kadar yürüyeceklerdi .Aynı Belçika takımı, EURO 2016’da da yoluna emin adımlarla devam ediyor.

İstikrar…
EURO 2016 için Fransa’ya gelen Belçika Milli takım kadrosunda o maçta (5 yıl önce) kadroda olan Defour, Björn Vleminckx gibi kariyerinin son yıllarına gelmiş oyuncular ve futbolu bırakan Van Buyten haricinde hemen hemen tüm oyuncular var. Onların yanına Jordan Lukaku, Denayer, Origi, Carrasco, Batshuayi ve Meunier gibi genç isimleri monte eden Belçika ekolünün başarılı olmaması için, kupayı kazanmaması için hiçbir neden yok.

Belçika’nın parmakla gösterilen başarısı üzerinden Milli takımımızın istikrar sorununa da ışık tutarsak Türkiye Milli takımının 2011 yılındaki o geniş kadrosundan EURO 2016 aday kadrosunda olan yalnızca 4 isim var: Arda Turan, Selçuk İnan, Burak Yılmaz ve

Mehmet Topal…
İki sistem iki ülke arasındaki en net farka bakacak olursak Biz de ise o gün kadroda olan kaleciler kökten değişim gösterirken; (Volkan Demirel ve Sinan Bolat yerine Volkan Babacan, Harun Tekin ve Onur Kıvrak EURO 2016 kadrosunda kadroda olan isimler.)
Belçika’nın EURO 2016 aday kadrosundaki 2 kaleci de o gün yani 5 yıl önce maçta kadroda olan isimler: Mignolet ve 37 yaşındaki Gillet…