Geri Dön

Mert Aydın yazdı: Sırıkla atlamanın Tiger Woods'u

1984 Olimpiyat üçüncüsü Earl Bell, Mondo Duplantis’e bu lakabı taktı. Kariyerinde 45 kez 6 metreyi geçen Bubka’ya nazire yaparcasına, sadece 2020’de 10 kez bu yüksekliğe ulaştı. 6.18 ile salonda, 6.15 ile açık havada dünya rekorlarını dümdüz etti.

Mert Aydın yazdı: Sırıkla atlamanın Tiger Woods'u

2016 Şubat ayında erkekler sırıkla atlamada Amerika Liseler rekoru kırıldı. Louisiana eyaletinde yayın yapan yerel gazeteler dışında dünya üzerinde bu habere ilgi gösteren olmadı. Hatta belki bir şekilde haberi gören atletizm istatistik sevdalıları bile umursamadı.
Aradan 6 yıl geçti. Bugün hepimiz o gün rekor kıran çocuğu tanıyoruz. 2016’da 5 metre 50 santimetre atladığı için sevinen (atlayışın görüntülerine internet üzerinden ulaşmak mümkün) 16 yaşındaki çocuk şimdilerde neredeyse Usain Bolt popülaritesinde. Artık değil 5.50, 6 metre atlasa bile normal karşılanıyor.
Bahçeden dünya markasına...
O günlerde Duplantis’in gelişimine tanıklık eden 1984 Olimpiyat üçüncüsü Earl Bell, isim bile takmıştı ona, “Sırıkla atlamanın Tiger Woods’u”. Mondo daha bezle dolaşırken komşunun bahçesindeki ağaca tırmanmış ve ancak 911 aranarak kurtarılabilmişti. Babası Greg’in bahçeye kurduğu mini sırıkla atlama aparatından bir dünya markası çıkıverdi.
Doğma büyüme Louisianalı Armand Duplantis (herkes annesinin İsveç bağlantısını konuşuyor ama isim ve soyaddan anlaşılabileceği üzere geçmişten gelen bir Fransız bağlantısı da var) artık atletizm dünyasının yeni prensi. Yaşı genç diye prens dedik ama kral desek yanlış olmaz. Pandeminin dünya sporunu (tabii normal yaşamın diğer tüm öğeleri gibi) paramparça ettiği 2020 yılına atletizm adına damga vuran iki kişiden biriydi. Diğeri de herhalde Joshua Cheptegei’ydi. Ama daha sık yarışma imkânı bulan ve ortalığı daha çok kasıp kavuran Duplantis oldu.
20 yaşındaki fenomen
Peki Duplantis’i ya da herkesin onu çağırdığı ismiyle Mondo’yu 20 yaşında bir spor fenomenine dönüştüren neydi? Salonda 6 metre 20 santimetrenin, açık havada 6 metre 15 santimetrenin anlamı neydi?
Geçmişe gidelim. 13 Temmuz 1985 sıcak bir Paris akşamındayız. Merak etmeyin öyle romantik bir hikayemiz yok. O gün yapılan atletizm müsabakalarında müteveffa Sovyetler Birliği adına yarışan 22 yaşındaki Sergey Bubka, tarihte 6 metreyi ilk geçen sırıkçı oluyordu. Öyle ki 4 yıl daha bir başka sırıkçı 6 metreye ulaşamayacaktı. 1989’da bir başka Sovyet sporcu Rodion Gataullin, bu barajı Bubka’nın tekelinden kurtarıyordu.
Sorun, istikrarsızlık
Lakin koca Ukraynalı alıp başını gitmişti bile. Uzun kariyerinde 35 dünya rekoru kıran Bubka, 6 metre ve üzerini 45 kez atlamayı başarıyordu. İşin onun adına acı yanı sadece 1 kez olimpiyat şampiyonu olabilmesiydi. Çok sevdiği ülkesi Ukrayna adına değil SSCB adınaydı o zafer de. Ama diğer taraftan sırıkla atlama neredeyse Bubka’nın ismiyle eşanlamlı hale gelmişti. Öyle popülerdi ki Bubka, IOC’nin 100’üncü yılında Citius, Altius, Fortius sloganlarının sembolleri arasına girmişti (en hızlı Colin Jackson, en yükseğe Sergey Bubka, en güçlü Naim Süleymanoğlu). Ukraynalı’nın rekorlarının kırılmasına neredeyse imkânsız olarak bakılıyordu. Eric Rivera 2011’de Bleacher Report’ta yayınlanan makalesinde Vitali Petrov’un öğrettiği eşsiz stille kırılan bu rekorların erişilemez olduğunu yazıyordu.
Ukraynalı sonrasında da çok yetenekli sporcular çıkmıştı. Ne var ki bu sporcuların en büyük sorunu istikrardı. Bubka gibi 6 metre üstünü arka arkaya görebilen olmuyordu. En sonunda Fransız Renaud Lavillenie, bu duruma isyan etmiş ve Donetsk’te Bubka adına düzenlenen oyunlarda 15 Şubat 2014’te 6.17 ile salonda dünya rekorunu kırmıştı. Ama sakatlıklar ve istikrarsızlık onun da başına bela olmuştu.


İsveç’i tercih etti
Bubka’nın son dünya şampiyonluğundan 2 yıl sonra, 1999’un 10 Kasım günü dünyaya geldi Mondo Duplantis. Sporcu bir anne-babanın oğluydu. Babasının antrenörlüğünde kısa sürede sportif başarı kazandı. İsveçli eski bir atlet olan annesinin ülkesini seçti. Kariyerinde 45 kez 6 metreyi geçen Bubka’ya nazire yaparcasına sadece pandemi sıkıntısının üst düzeyde olduğu 2020’de 10 kez bu yüksekliğe ulaştı. 6.18 ile salonda, 6.15 ile açık havada dünya rekorlarını dümdüz etti. 2022’de salonda 6.20 atladı. İşin en ilginç yanı neredeyse her yarışında rekor kırabileceği izlenimini vermesi.
Genetik avantajlı
Sergey Bubka geçtiğimiz günlerde Mondo’nun 6.25 atlayabileceğini söylüyordu. Ama Bubka’dan daha da iddialı konuşanlar var. Antrenör Ertan Hatipoğlu’na göre İsveç adına yarışan Duplantis’in 6.30 atlaması mümkün, “Mondo küçük yaştan itibaren babası tarafından yetiştiriliyor. Atladığı derecelerin haberleri bizlere birkaç yıl önceden itibaren gelmeye başladı. Bir kere Bubka’ya göre genetik avantajı var. Bubka, sporcu bir aileden gelmiyordu. Mondo’nun babası da annesi de atlet. İkincisi Bubka da fiberglas sırık kullanıyordu ama teknoloji gelişti. Ayrıca müthiş süratli. Çok sert bir sırık kullanıyor. Bunu bükebilmesi ancak çok hızlı olmasıyla mümkün.”
Mondo çok şanslı
Tüm bunların yanında birbirine destek veren ve neredeyse çoklu müsabakalarda yarışan atletler gibi davranan bir grup var. Abi konumunda Lavillenie var. Lisek, Kendricks, Duplantis ve diğerleri sanki aynı takımın sporcuları gibi. Bir gün salonda yarışıyorlar başka bir gün Lavillenie’nin bahçesinde. Mangal partisi de cabası. Böyle bir ortamda en sıkı, en heyecanlı yarışmalar bile arkadaş partisine dönüşüyor. Belki de genç Duplantis, yeteneğinin dışında stresten de daha az nasibini alıyor.
Mondo’nun kendisi büyürken çok şanslı olduğunu söylüyor, “Büyürken başarılı olmak için gerekli her şey vardı hayatımda. Ne kadar şanslı olduğumu anlatamam. Küçük yaşta iyi bir destek grubum vardı. Annem de diyetisyen. Planın tam anlamıyla tutması çılgınca geliyor. Ama bu bir sürpriz değil”.
Babası da sırıkçı
Babası Greg’in 5.80 atlamış bir eski sırıkçı olduğunu ve yıllarca Bubka ile yarıştığını unutmayalım. Mondo da dünya rekoruna ulaşabileceğini hissetmiş, “Rekor giderek daha kırılabilir hale geldi gözümde. Daha çok rekor kırabileceğime inanıyorum.”.
En çok tartışılan konulardan biri de Mondo’nun İsveç adına yarışması. Aslında buna 15 yaşında karar vermiş. İsveç atletizm takımı antrenörü Jonas Anshelm, bu konuda etkili olmuş. Ama asıl etkili olan Amerika’daki sistem. Çok fazla elemeden geçiyor sporcular. Bu da kaliteli birçok atleti büyük şampiyonaların dışına itiyor. İsveççe konusunda pek yeterli olmasa da Duplantis, İsveç için milli bir gurur. Bazı Amerikalı basın mensuplarının kızgınlıklarını saklayamadıkları açık görünüyor. Duplantis zaman zaman medyada çıkan hoş olmayan yorumları kafaya takmıyor. Ona en büyük desteği verenlerden biri de rakibi ve dostu Sam Kendricks. Amerikan ordusunda subay olan sırıkçı, “Sonuçta annesi de İsveçli. Tercihini böyle kullanmasına saygı göstermeliyiz. Mondo, bu şekilde bu sporu yüceltebileceğine inanıyor” diyor.
Kahramanı Lavillenie
Duplantis’in önemli özelliklerinden birisi de sırıkla atlama tarihine hakim olması. Kendricks, onu gerçek bir ansiklopedi olarak tanımlıyor. Genç sporcunun kahramanı ise Bubka değil şimdilerde yakın dost olduğu Renaud Lavillenie. Duplantis’in daha birkaç yıl öncesine kadar odasında Fransız sporcunun imzalı posteri duruyordu.
Bubka’nın kariyerindeki en büyük sıkıntılardan biriydi Olimpiyatlar. 1984’teki boykotun ardından 1988’de Seul’de altını almıştı. Ancak 1992 ve 2000’de sıfır çekişi ve 1996’daki sakatlık Ukraynalı’nın görkemli kariyerinde Olimpiyat zaferi sayısını 1’de bırakmıştı. Mondo için de Olimpiyat macerası pandemi ile başladı. Ama Tokyo’da zafere ulaşmayı başardı.
Peki Mondo en büyük mü? Günümüzde neredeyse her spor dalında GOAT tartışmaları var. Ama bu tartışmaların atladığı en önemli ayrıntı farklı dönemlerde farklı teknolojilerin olması. Ayakkabılardan sırıklara, vitaminlerden sponsorlara kadar nice farklılık. Atletizme Sovyetler Birliği’nde başlayan, büyük yarışmalar haricinde müsabakalara gitmek için bin bir takla atan genç Bubka ile Duplantis’i aynı kefede tartmak zor. Mondo’nun sırıkla atlamanın popülaritesini ne kadar artıracağı kıracağı rekorlar kadar önemli bu tartışmanın sonucunun belirlenmesinde.
Hiç küçümsemiyor
Mondo’yu bu kadar popüler kılan çıktığı hiçbir müsabakayı küçümsememesi. Sanki her yarışı Olimpiyat finali. Her mücadelesinde dünya rekoru kıracak hissi veriyor. Belki de ilk defa bir sırıkçıda atletizmseverler, Usain Bolt heyecanı yaşıyorlar. Bu ne kadar devam edecek? Soru bu. Bubka, son rekorunu 30 yaşında kırmıştı. 21 yaşındaki bu delikanlı aynı tempoda kaç yaşına kadar gidecek? Mondo’nun tarihteki yeri böyle belirlenecek.

Mert Aydın yazdı: Sırıkla atlamanın Tiger Woodsu

YAZARLAR
TÜM YAZARLAR

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber