32. HAFTA


Tarihler 3 Kasım 2012’yi gösteriyordu ve Mestalla’da 10.haftanın misafiri, cebine koyduğu 8 galibiyet 1 beraberlikle deplasmana gelen, tüm futbolseverlere “acaba Barça-Real hegemonyası bu sezon bitiyor mu?” dedirten Atletico Madrid idi.
***
O günkü maçta sizlere şu satırları karalamıştım:” Geçen sezonun büyük bölümünü sakat geçiren ve gole hasret kalan Soldado’suyla coşan… Adil Rami, Feghouli, Jonas,Tino Costa, Gago ile evinde başkalaşan… O bir Valencia… Falcao, Arda, Raul Garcia,Tiago Mendes, Cristian Rodriquez, Mario Suarez, Miranda ön saflarda… Emre Belözoğlu, Gabi, Filipe Luis, Juanfran sonradan dikkat çeken… Karşılığı 8 galibiyet 1 beraberlik olan ve haftaya 25 puanla Barcelona’nın ardından 2.sırada giren… O bir Atletico Madrid…
Uzatmaların son 5 dakikasını pek çok maçın 90 dakikasına değişmeyeceğim bir heyecan yaşamak fevkalade doyumsuzdu… Falcao, Arda’nın çok iyi oyunu, şutları, ortaları,kaçırılan pozisyonlar, penaltı beklenen kritik anlar, Ricardo Costa’ya çıkan doğru kırmızı kart, 89’da Soldado’nun yerine giren Valdez’in o bitmek bilmeyen 5 dakikadaki “nokta” golü ve 2-0’lık sonuçla, kaybetmeyi unutan A.Madrid’e sezonun ilk yenilgisinin tattırılması Haftanın mest olduğum karşılaşmasında, böyle bir keyfin yaşanmasında emeği geçen 2 milli oyuncumuzun olması da ayrıca gurur verici. Teşekkürler Valencia ve A.Madrid..” (10.hafta panoraması için: http://skorer.milliyet.com.tr/murat-fevzi-tanirli/mest-i-mestalla/YazarYazisi/1622706/default.htm )

Mest-i Mestalla 2.Bölüm

***
Bu kez tarihler 20 Nisan 2013’ü gösteriyordu ve işte ligin 10.haftasındaki doyumsuz oyunun sanki 2.perdesi Mestalla’da yine sahneliyordu. Ama bu kez o “5 dakikalık” başrol sadece Valencia’ya aitti. Şampiyonlar Ligi’nde Dortmund’a karşı çeyrek finalde bariz hakem hatalarıyla elenen ve La Liga’da deplasmanda oynadığı 16 maçta yediği sadece 16 golle dikkat çeken Malaga karşısında Banega’nın önderliğinde futbol ve gol şovu vardı. 26. dakikada Parejo ile başlayan gol yağmuru, 31. dakikada molaya girdiğinde skor ev sahibi lehine 4-0 olmuştu bile! Baptista’nın golü Malaga’ya teselli olurken, 56.dakikada Banega perdeyi kapattı. 2 Soldado, 1’er Banega, Parejo ve Sergio Canales: 5-1.
***
En büyük rakibi Sociedad’ın 0-0’lık sonuçla Osasuna’da puan kaybettiği haftada Şampiyonlar Ligi’ne katılabilme adına çok kritik 3 puana müthiş futboluyla imza atıp puan farkını 2’ye indiren Valencia, öyle bir haftada bunu başardı ki, 28 Nisan Pazar günü saatler 22’yi gösterdiğinde San Sebastian’da belki de dünyadaki futbolseverlerin en çok ilgisini çeken maçlardan Madrid derbisini bile gölgede bırakabilecek bir karşılaşmaya oynanacak.
***
Şampiyonlar Ligi’ne odaklanan Barcelona ve Real Madrid ise haftanın formalite maçlarını oynadılar. Mesut Özil’in 2 şık vuruşu, Benzema’nın kalecinin kapattığı köşeden çaprazdan topu ağlara bırakması, son haftaların formda ismi Fabregas’ın tek golü 2 takıma da Almanya seyahatleri öncesinde moral oldu.
***
Piti’nin mükemmel vole golü ve ilk 12 dakikada 1-1 olan maçta başka gol olmadı belki ama son haftaların en bol pozisyonlu maçına sahne oldu. Karşılıklı en az 3’er net pozisyondan takımlar yararlanamadı. Mallorca, müthiş seyirci desteğine ve önceki hafta son saniyede Celta karşısında gelen altın 3 puana rağmen avantajını sürdüremedi ve hala düşme hattından çıkamadı. Ligin beraberlik sevmeyen ve sadece 2 kez berabere kalan takımı Vallecano ise 3 topunun direkten döndüğü maçta 3.kez sahadan 1 puanla ayrıldı. Ev sahibinde gol Tomer Hemed’den bu hafta da bir sinyal alınamadığını da hatırlatmaya devam edelim.
***
Ne yazık ki maçı izlemeyenler diyecekler ki, herhalde başa baş bir mücadele oldu. Asla! Tek kelimeyle Valladolid kalecisi Jaime Jimenez Merlo ile Granada arasında geçen bir maçtı ve bir kalecinin bu performanstan daha üst düzeyde bir maç çıkarabileceğini sanmıyorum. Birbirinden net pozisyonları öyle reflekslerle çıkardı ki, küme düşme hattından çıkabilmek adına sahaya her şeyini koyan, neredeyse tek kale oynayan ve çok iyi futbol sergileyen Ighalo, Youssef El-Arabi, Nolito ile pozisyonlar bulan ev sahibi Granada, Alman Patrick Ebert’in frikiğinden yediği golle sadece 1 puan alabildi. Futbolun cilvesi!
***
Beşiktaş’ta da forma giyen Simao Sabrosa’yı görüp de tanıyamayacağınız bir kiloda izlediğimiz maçta, sezonun başlarında küme düşmemeye oynayan ancak takımın başına Javier Aguirre’nin geçişiyle müthiş bir çıkış yakalayıp 10.luğa kadar yükselen Espanyol, deplasmanda Getafe’yi rahat bir oyunla 2-0 yendi. Simao’ya bakınca sanırım Arda ve Emre’deki değişimin de gerek La Liga’ya ayak uydurma, gerek de idman açısından çok daha zorlayıcı ve verimli geçtiğini söylemek gerek. Hakem Fernando Teixeira, 11 sarı 2 kırmızı kart çıkardı. Kırmızılar doğruydu.
***
Sezon başında takımıyla sıkıntılı günler geçiren ve onun yokluğunda Bilbao’nun sıralamada sıkıntı çektiği golcüsü Fernando Llorente, Fernando Vazquez yönetiminde son 4 haftayı 12 puanla kapatıp, küme düşme hattından çıkma yolunda müthiş performans gösteren Deportivo’ya “dur” dedi. Keyifli ve pozisyonlu geçen maçta Llorente’nin net bir pozisyonu da direkten döndü.Aduriz gibi bir golcünün cezası bittiği halde neden oynamadığı ise teknik direktör Bielsa’nın başını ağrıtacak konulardan biri olacak.
***
Haftanın merakla beklenen karşılaşmalarından biri idi Sevilla-A.Madrid. Gergin geçen maç ilginç pozisyonlara sahne oldu. Yalnız maçın Falcao’dan gelen tek golü öncesinde Atletico’lu oyuncunun topu eliyle düzeltmesini hakem Luis Gonzales göremedi.
***
Düşme hattının en kritik maçıydı Celta-Zaragoza. Maç öncesinde, ligde topladığı 24 puanın 20’sini evinde alan Celta’nın bu karakteristiğini belki de en hayati maçta sürdürüp sürdüremeyeceği merak ediliyordu. Son haftalarda iyi oyunuyla dikkat çeken ama sonuca çeviremeyen Zaragoza ise böyle bir deplasmanda 1-0 öne geçmişti. “İki takım da sahadan birer puanla ayrıldı” diye düşünürken 91.dakikada Mario Bermejo’nun golü Celta’ya tek kelimeyle hayat verdi.6 haftası kalan ve alınabilecek 18 puanı olan ligde, son 6 sıradaki takımlardan en üstteki ile en alttaki arasındaki puan farkı sadece 5.
***
La Liga’da bu hafta nefis 2 maç bizleri bekliyor. Real Madrid, Dortmund dönüşünde Cumartesi günü Madrid derbisine çıkacak. San Sebastian’da ise bir nevi derbi havasında Sociedad-Valencia oynanacak ve kısacası şampiyon Barcelona dışındaki zirve 4’lüsünün kapışmasına sahne olacak maçlarla doyumsuz bir futbol keyfi sizlerle olsun… Sağlıcakla…

HAFTANIN KARMASI
(3-4-3)


Jaime Jimenez Merlo (Valladolid)
--
Casado(Vallecano)
Eric Abidal (Barcelona)
Cissokho (Valencia)
--
Mesut Özil (Real Madrid)
Fabregas (Barcelona)
Banega (Valencia)
Verdu (Espanyol)
---
Soldado (Valencia)
Llorente (A.Bilbao)
Bermejo (Celta)

HAFTANIN TAKIMI
Valencia


Malaga karşısında alınan skorun ihtişamının yanısıra oynanan futbol ve kazanma isteği üst düzeyde idi. Ernesto Valverde’nin takıma geldiği günden itibaren katkısı son derece hissettirdi ve sezonun en iyi takımlarından birini yarattı diyebiliriz.
***
HAFTANIN YILDIZI
Banega (Valencia)


Arjantin’li 24 yaşındaki orta saha oyuncusu, 18 yaşındayken geldiği Valencia takımında, 1 sene Atletico Madrid serüvenini dışında 5.sezonunu yaşıyor. Özellikle orta sahanın hem yaratıcı hem de etkili oyuncularından biri olarak sürekli 11’de olmayı hak eden bir performans sergiliyor. Sonradan oyuna girdiği maçlardaki katkısıyla da teknik direktör Varverde’nin en önemli kozlarından oldu.
***
HAFTANIN GOLÜ
Piti (Vallecano)


Casado’nun asisti ve gelişine mükemmel vole ile Mallorca ağlarına giden top, haftanın en güzel golüydü. Deportivo’nun Bruno Gama ile bulduğu golün de hemen arkasından geldiğini belirtelim.
***
HAFTANIN SAYILARI

-10 maçta 64 sarı, 3 kırmızı kart çıktı, 23 gol atıldı…
-En az kart gösterilen maçlar Barcelona-Levante(3 sarı) ve Real Madrid-Betis(4 sarı) oldu…
-10 maçtan 7’sinde ilk yarılar beraberlikle sona erdi. 90 dakika sonunda 4 maçın berabere sonuçlandığı haftada deplasman takımları 2 maçtan galip ayrılabildi.
-Valencia, 26-31. dakikalar arasında 4 gole imza attı.