Geri Dön

Şansal Büyüka: Bugün bana, yarın sana!

Bugün futbol seyircisi, hatta futbolun aktörleri, “Adil bir ortam” olduğuna inanmıyorlar. Eğri cetvelden doğru çıkmayacağını düşünüyorlar. Bu ülke futbolu, üstüne düşen gölgelerden kurtulmazsa, adaletin güneşini asla yakalayamaz.

Şansal Büyüka: Bugün bana, yarın sana!

ŞANSAL BÜYÜKA İLE DOBRA DOBRA

Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim geçen hafta, “Adalet arıyorum” diye tweet attı. Daha çok ararsın Hocam... Bu ülkede futbolun adaleti hiç olmadı. Bu ülkede futbolun adaleti hiç eşit tartmadı. Bu ülkede futbolun adaleti, “Zamanın ruhuna göre” karar değiştirdi, kılık değiştirdi, yön değiştirdi. Bu ülke futbolunda sadece güçlünün adaleti oldu. Adaletin gücü hiç olmadı.

Şansal Büyüka: Bugün bana, yarın sana

Kabul edelim ki, güçlünün adaleti artık Galatasaray’dan, Fenerbahçe’den, hatta Beşiktaş’tan yana değil... Yıllarca güçlünün yanında olan futbolun adaleti artık adres değiştirdi. Açık konuşalım, zamanında üç büyüklerden yana esen futbolun adaleti artık başka mahallelerde, başka semtlerde, başka kentlerde, başka adreslerde dolaşıyor.
Sahada adil oyun olsun istedik, yıllarca hakemler izin vermedi. TFF yönetimlerinden ve kurullarından adil kararlar bekledik, zamanın ruhu, zamanın şartları, hatır-gönülle kurulmuş yönetimler bunu beceremedi, becermeye cesaret edemedi.
Bu ülke futbolu, üstüne düşen gölgelerden kurtulmazsa, adaletin güneşini asla yakalayamaz. Alacakaranlıkta, el yordamıyla, günün ve zamanın koşullarına göre adalet dağıtmaya çalışırsan, ancak bu kadar olur...
Özgür bir federasyon başkanı olmadan, TFF kurulları futbol adamlarından oluşmadan, kurullardaki, “memleket-menfaat-ticaret-siyaset” dörtgeni kırılmadan, iyi insan, tarafsızlık ve vicdan egemen olmadan, bu ülkede asla futbolun adaleti olmaz, sadece güçlünün adaleti olur. Bugün bana, yarın sana çalışan güçlünün adaleti...
Bugün futbol seyircisi, hatta futbolun aktörleri, “Adil bir ortam” olduğuna inanmıyorlar. Eğri cetvelden doğru çıkmayacağını düşünüyorlar. Eğer bir TFF yönetimi, verdiği ya da vermediği kararlarla futbol dünyasını “adalete inanmaz” bir noktaya getiriyorsa, o yönetim halkın gözünde mahkum olmuş demektir.
Halkın gözünde, halkın vicdanında, “mahkum” değil, “masum” olan TFF yönetimlerine ve kurullarına ihtiyaç var. Onu da bir türlü bulamıyoruz, kuramıyoruz. O zaman futbolda “Adaletin gücü” değil, “Güçlünün adaleti” egemen oluyor. Oysa atasözünün dediği gibi; “Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun.” Bunu yapamıyoruz, yapmak istemiyoruz. Sonrası isyan...

Saygılar Trabzonspor’a

Kaleci Uğurcan’ından, savunmada ilk kez bir arada oynayan geri dörtlüsüne, oyunu ilmek ilmek işleyen orta sahasına, her vurduğu gol olan Sörloth’una kadar... Bu takım İstanbul’un üç büyüklerine galibiyeti unutturuyorsa saygı duyulur, tebrik edilir.
- Kaleci Uğurcan, doksan dakikada yere yatmadan maçı tamamlıyorsa...
- Geri dörtlüde üç isim Kamil Ahmet, Hüseyin ve Da Costa ilk defa birlikte oynamalarına rağmen sırıtmıyorsa...
- Sağ bek Pereira’nın yokluğunda Kamil Ahmet daha iyi oynuyorsa...
- Sol bek Novak bir karış boyuyla kafa golü atıyorsa...
- Abdülkadir Brothers, orta alanda halı örer gibi çalışıyorsa...
- Sosa gibi hem oynayan, hem oynatan bir kaptanı bulunuyorsa...
- Sörloth’un her vurduğu gol oluyorsa...
- İki sakat Ekuban ile Nwakaeme beklenenden önce dönüyorsa...
- İstanbul’un üç büyüklerine galibiyeti unutturuyorsa...
Bu Trabzonspor’a saygı duyular, takdir edilir, tebrik edilir.

Kimi satacaksınız kimi alacaksınız?

Galatasaray, teklif gelen hangi futbolcu varsa satacakmış. Galatasaraylı oyunculara teklif gelir de, futbolcular bu maaşları başka kulüplerde bulmayacakları için giderler mi?
Hadi, iyi maaş buldular , gittiler diyelim. Yerlerine kimi bulacaksınız, bu ekonomik sıkıntıda kimi hangi parayla alacaksınız? Öyle bir durum ki, satsan satılmıyor, alsan alınmıyor.

Galatasaray ligi üçüncü bitirir mi?

Galatasaray’ın, eğer Trabzonspor’un UEFA cezası onanırsa, ligi üçüncü bitirip Şampiyonlar Ligi’ne gitme olasılığı hala var. Ama bu oyunla, bu kadro ile bunu becerebilir mi, pek emin değilim. Örneğin 31. hafta Alanyaspor deplasmanı... Kazanıp geliriz diyen kaç Galatasaraylı var? Takım tam istim üstündeyken ortaya çıkan bu pandemi dönemi neredeyse Galatasaray’da kitlesel imha yaptı.

Nokta... Nokta...

- Gözden uzak maçlardaki, alın terini, emeğini ortaya koyan, takımını galibiyete taşıyanları görmek lazım... Örneğin Denizli-Gaziantep maçında, Gaziantepsporlu Kenan Özer müthiş oynadı. Ele avuca sığmadı. Hakkını teslim edelim.
- Alanyaspor’un deplasmanda dört gol attığı Ankaragücü maçında takımın kahramanı golcüler değil, penaltı dahil birçok kurtarışa imza atan kaleci Marafona idi.
- Haklı olarak 21 gollü Trabzonsporlu Sörloth’u öne çıkarıyoruz. Alanyasporlu 20 gollü santrforu Cisse’yi de unutmayalım.
- Bir Alanyasporlu daha... Orta sahanın beyni; Bakasetas... Ligde başka 8 gollü orta saha oyuncusu var mı, hatırlamıyorum.
- Beşiktaş’ın Alanyaspor’un sol beki N’Skala ile anlaştığı söyleniyor. N’Skala son Ankaragücü maçında ilk iki golün asistini yaptı.

Vicdan var mı?

Malatyaspor Kulübü, Fenerbahçe maçında çok açık olarak görülen ve haksız şekilde ikinci sarıdan oyundan atılan Gökhan Töre için, erteleme kararı istedi ama reddedildi. Göre göre, herkesin kabul ettiği bir hakem hatası var ortada... Buna rağmen, “Ret”... Talimatları öne sürüyorlar, yönetmeliklerden maddeler sıralıyorlar, ama en büyük adaletin vicdan olduğunu unutuyorlar. O adalet, o vicdan TFF’de var mı derseniz, maalesef yok.

Maalesef doğru

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Habertürk TV’deki özel röportajında önemli şeyler söyledi. Kendilerini de eleştirdi, “futbol düzeni”ni de...
Ali Koç dedi ki: “Futbol düzeni, çürümüş, kokuşmuş.” Söyledikleri doğru mu? Maalesef doğru...
Ali Koç dedi ki: “Futbol ile siyaset ilişkileri iki tarafa da zarar veriyor.” Söyledikleri doğru mu: Maalesef doğru...

Dedikodu çarkları

Bu yazı TFF toplantısından önce yazıldı. Ne karar aldılar ya da alacaklar bilmiyorum. Futbolda ikinci ve üçüncü lig oynanmayacaktı ve grup birincileri bir üst lige çıkacaktı. Statü gereği gruplarda 2-5 arası takımlar play-off maçları oynuyor ve bir takım daha üst lige çıkıyor. Ama şimdi dedikodu çarkları feci dönüyor. Diyorlar ki, çok büyük siyasi baskılar var, play-off maçlar oynanmayacak ve grup ikincilerini direkt bir üst lige çıkarılacak. Umarım TFF bu baskılara teslim olmaz ve söylentileri, iddiaları boşa çıkartır.

Kayseri dersini iyi çalışmış

Milliyet’te Attila Gökçe, Beşiktaş için “İyi oynayarak kaybetti” diye yazmış. Bu görüşe kesin katılıyorum. Sadece ilk yarıda Kayserispor kalecisi Lung’un 4 mutlak tehlikeyi kurtardığını unutmayalım.
İkinci yarıda da iki genç önce Rıdvan, sonra kaleci Ersin’in hataları gelince, baskıya ve iyi oyuna rağmen yenilgi kaçınılmaz oldu. Ancaak... Şunu da görmeliyiz. Beşiktaş savunması her uzun topu arkasına kaçırdı. Kayserispor dersini çok iyi çalışmış olmalı ki, atağa çıkarken, o uzun topları sürekli Beşiktaş savunmasının arkasına attı.
Sonuçta; Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi yolunda ağır darbe yedi. Kayserispor kurtulma yolunda çok önemli mesafe aldı.

Böyle fikstür düşman başına

Kayserispor çok uzun süre futbol dünyasında, “Banko düşecek takım” diye göründü. Ancak devre arasında başkanından, kadrosuna kadar yenilenen kulüp anlayışı ve kadro yapısı bir mucizeyi gerçekleştirerek tehlike bölgesinin dışına çıktı.
Buna rağmen Kayserispor’un son iki maçı, iki şampiyon adayıyla... Önce Başakşehir ile İstanbul’da, sonra Trabzonspor ile Kayseri’de... Böyle fikstür düşman başına...

Nadir olsa da çok güzel

Malatyaspor tehlike bölgesinde, sıkıntılar içinde... Böyle bir ortamda kendi sahasında Gençlerbirliği ile berabere kaldı ve çok önemli iki puanı yitirdi. Maç sonrası Malatya’nın Hocası Hikmet Karaman’ın sözleri ders gibiydi: “Geçen hafta hakemin haksızlığına uğradık ama bugün Gençlerbirliği’ni yenemedik diye hakemi mi kötüleyeceğiz? Allah’ı var, adam maçı iyi yönetti.”
Çok nadir olsa da ne güzel: Bir hoca, kaybettiği puanların hesabını ve faturasını hakeme kesmedi. Ey hocalar, ey yöneticiler, duyun bu sesi...

Konyaspor bir mucize yaratır mı?

Konyaspor 30 puanla ve averajla tehlike bölgesinin hemen üstünde... Ancak maçlar oynanmadan belli olmasa bile fikstürü felaket. 32. haftada: Başakşehir ile Konya’da...
33. haftada: Trabzonspor’la deplasmanda...
34. haftada: Alanyaspor’la Konya’da...
Son üç haftada iki maç iki şampiyon adayıyla, son maç Avrupa kupasına gitmeyi zorlayan Alanya ile...
Konya’nın ligde kalabilmek adına silkinmesi, kendine gelmesi ve bir mucize yaratması gerekiyor.

İki ayrı Mert Hakan!
Mert Hakan, Süper Lig’in ilk yarısındaki gibi oynayacaksa; Fenerbahçe yaşadı.
Mert Hakan, Süper Lig’in ikinci yarsındaki gibi oynayacaksa; Fenerbahçe yandı.

Palabıyık iyi hakem de!
Hakem Ali Palabıyık, Başakşehir-Galatasaray maçında üç Başakşehirli futbolcuya gösterdiği kartlarla cezalı duruma düşürdü. Haklı olduğu da vardı, ciddi anlamda haksız olduğu da...
Hakem Ali Palabıyık, Galatasaray - Trabzonspor maçında, Cüneyt Çakır’ın aut verdiği pozisyonda, kendisini VAR’a çağırttı ve autu penaltıya çevirtip büyük bir yanlışa imza attı.
Ali Palabıyık iyi hakem de (!)...

Haydi TFF
TFF yeni düzenlemede alt yapıdan yetişen bir oyuncunun kadroda bulunmasını şart koşuyor. Bu madde mutlaka, “Alt yapıdan yetişen bir futbolcu ilk on birde olacak” diye düzenlenmeli... Maç kadrosunda olmalı derseniz, yalandan alırlar oynatmazlar. İlk on bir derseniz inanmasalar bile, mecburiyetten oynatırlar... Haydi TFF, yap bunu...

En iyiler

- Hasan Hüseyin, Sapunaru, Campanharo (Kayseri)
- Abdulkadir Parmak, Sosa (Trabzonspor)
- Ferdi Kadıoğlu (F.Bahçe)
- Kenan Özer (G.Antep)
- Bakasetas (Alanyaspor)
- Demba Ba, Clichy (Başakşehir)

1 numaralar

- Beşiktaş karşısında Kayserili Lung...
- Göztepe karşısında F.Bahçeli Altay...
-  A. Gücü karşısında Alanyalı Marafona...
- Kasımpaşa karşısında Sivaslı Samassa...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Fatih Terim'den tepkilere yanıt
YAZARLAR
TÜM YAZARLAR

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber

Türkiye’nin haber yaşam platformu Milliyet Dijital yenilendi!

Uygulama ile devam et, gündemi kaçırma!

Şimdi DeğilHemen Keşfet
akıllı banner