SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR
You are already subscribed to notifications.

Galataport’ta bir gün

.

ABONE OL
Milliyet Haber

Perşembe günü İstanbul’daki güzel havayı fırsat bilip kendimi Galataport’a atıyorum, hem yeni hangi mekanların açıldığını görmek hem de Galataport’un İstanbulluların hayatına nasıl dahil olduğunu yerinde görebilmek için...
Deniz kenarında yürüyüş yapanlar, gelen dev yolcu gemisini ve açılan kapaklarla yaratılan gümrük alanını merakla izleyenler, rıhtımdaki şezlonglara yayılıp kitap okuyanlar, bilgisayarında çalışanlar ve tabii yeme-içme mekanlarında sosyalleşip mağazaları gezenler hepsi birarada. Ayrıca Doğuş ve Bilgili Holdingler’in yatırımı Galataport’ta Müze Meydan ve Rıhtım Meydan’da farklı kültür-sanat etkinlikleri oluyor. Paket Postanesi ve tarihi 1848’e ulaşan Tophane Saat Kulesi dikkat çekiyor. Projede yer alan diğer üç tescilli bina, Merkez Han, Karaköy Yolcu Salonu ve Çinili Han binaları da restore edilerek Peninsula İstanbul oteline ev sahipliği yapacak.
Otelin yıl sonunda açılması bekleniyor. Emre Arolat imzalı Mimar Sinan Üniversitesi İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nin ise henüz sadece bir katı açık. Renzo Piano imzalı İstanbul Modern’in ise ilkbaharda açılması planlanıyor.

Yeni açılacak mekanlar

Henüz Beymen açılmamış ama açılan ve bir AVM’yi aratmayacak sayıda mağaza var. Restoranlar içinde en kalabalık Populist, önünde uzun bir kuyruk var. Günaydın’ın ise açıkhavadaki masalarının hemen hepsi dolu, yemek saati olmamasına rağmen.
Yeni açılan mekanlardan Baylan Pastanesi ve Kirpi dikkatimi çekiyor. Kirpi’nin Avrupa Yakası’ndaki ilk yeri. Monochrome’un yer aldığı meydan da kendi içinde çok güzel, Karaköy sokaklarında olduğunuzu hatırlatıyor.
Nusret’in Salt-bae’sinin yanına çok yakında Gina açılıyor. Üst kat için ise henüz görüşmeler devam ediyor, katın bir ya da iki restorana ayrılması planlanıyor. En köşede birinci katta Balıkçı Sait açılmış, alt katta ise 21 Ocak’ta Londra’dan gelecek olan Roka açılacak.
Roka, Japon restoranı Zuma’nın kardeş restoranı. Roka ve Balıkçı Sait’in olduğu bölümün terasına ise ilerleyen günlerde Frankie gelecek. Bu restoranların tam önünde denizden Galataport’a gelme imkanı da var.
Hatta Galataport yönetimi Şehir Hatları ile de görüşmeler yapıyor, Galataport’a vapurla da ulaşım olabilmesi için.

Başrolde İstanbul var

Galataport’ta Architectural Digest’in dediği gibi mimar egosu yok, çünkü başrolde binalar değil İstanbul var.
İstanbul gerçekten de büyüleyici, rıhtımda oturanlara imrenmemek mümkün değil.
Bu arada Autoban Mimarlık’ın denizin altında yaptığı terminali de merak ediyorum ve Galataport CMO’su Mehmet Bali ile birlikte gezme şansım da oluyor. Denizin altında olduğumuzu hiç hissetmeden, tarihi su sarnıçlarından ilham alan terminali de hayranlıkla geziyorum.
Karaköy’deki çok kültürlü tarihin Galataport’ta da yaşatılacağını anlatıyor Mehmet Bali.
Daha sonra gemilerin yanaşması için yapılan açılır kapanır kapaklar ve geçici gümrük alanlarına geliyor konu.
Pratik Türk zekası diye düşünüyorum.
Gemilerin limanda birkaç gün kalması demek İstanbul’a çok sayıda turist gelecek demek.
Tabii her gelen turistin özellikle bu dönemde başta restoranlar ve mağazalar olmak üzere İstanbul’a katkısı olacak.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Mardin bienale hazır
  2. Tom Dixon’ın Türk markayla iş birliği
  3. Gastroekonomi Zirvesi'nden notlar
  4. Genç Yetenekler’den AKM’de dev konser
  5. Günün programı
  6. Londra Caz Festivali İstanbul’a geliyor
  7. Lagerfeld koleksiyonu açık artırmada
  8. Bir aşk ve nefret ilişkisi: Elon Musk
  9. Od Urla'dan yeni Bodrum restoranı
  10. Gelecek program: Mardin Bienali