SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR
You are already subscribed to notifications.

23 NİSAN BAYRAMINDA NOSTALJİ VE RİCA...

.

ABONE OL
Milliyet Haber

Çocukluğumda nisan, en sevdiğim aydı. Bunu, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle ekim takip ederdi. En sevmediğim ay ise ülkemizin kurucusu, büyük devlet adamı, eşsiz komutan Mustafa Kemal Atatürk ölümü nedeniyle kasım ayıydı. Nisanın güzelliğine gelince tabii ki çocuklara armağan edilen bayram nedeniyleydi.
Nisanın ilk haftası stadyumda yapılacak gösterilerin provaları başlardı. Bir taraftan da giyeceğimiz kıyafetlerin ölçüleri alınırdı. Geceleri anneme; “Beni Fenerbahçe stadyumuna gelip izleyeceksin değil mi?” diye hep sorardım.
Gün yaklaştıkça, o zaman i tek süsleme materyali olan krepon kağıtlarıyla sınıf süslenir, getirdiğimiz ‘Büyük Atatürk’ resimleriyle adeta atamızın bahçesi olurdu. Biz o zaman bir apartman dairesinde otururduk. İstanbul’un bahçeli tarihi konaklarında, evlerinde oturan arkadaşlarım ise Atamızın resimlerini bahçelerinden getirdikleri ilkbahar çiçekleriyle bezerlerdi.

Ve o günün sabahı

Bir gece öncesi heyecandan gözümü uyku tutmazdı. Çünkü yarın bayramdı, hem de benim bayramım. O güne özgü elbiseler, ayakkabılar giyilirdi. Sabahları uyanmayı sevmeyen Reha, o sabah güneşin doğuşuyla hazırlanmaya başlardı. Törende Kadıköy kaymakamının bizi teftişindeki “Günaydın çocuklar” cümlesine coşkuyla “Sağ ol!” diye cevap verirdik. Galiba insanlar yaşlandıkça, ülkenin şartları değiştikçe eskiyi daha çok özlüyor. Hele salgın nedeniyle, ülkemin ve dünyanın içinde bulunduğu durum bizlere evlerimizde bayramı yaşatmaya, dijitalleştirmeye ve duyguları sunileştirmeye başlıyor.

Dijital nesil

İnternet üzerinden yapılan dersler ve video oyunlar nedeniyle odalarından çıkmadan ‘dünyayı sözde keşfeden’ bir nesil yetişiyor. Durum, özellikle büyük şehirlerimizde maalesef böyle... Sadece ülkemizde değil; dünyada özellikle Japonya’da artan ‘hikikomori’, çağın hastalığı olarak nitelendiriliyor. Japonca bir sözcük olan ve ‘içeri çekilme, hapsedilmiş olma’ anlamını taşıyan hikikomori, insanlardan kaçma, tek yaşamı güvenilir hissetme, bireyin kendini sosyal hayattan izole etmesi şeklinde görülüyor. Bu kişilerin temel ihtiyaçları dışındaki tüm zamanlarını odalarında geçirdiklerini belirten uzmanlar, aşırı koruyucu aile tutumları ve teknoloji bağımlılığının hastalığı tetiklediğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, özellikle miniklerde sosyal etkileşimin ve aile bağlarının güçlendirilmesinin önemini vurguluyor.

Obez jenerasyon

Bir başka mühim mesele de az önce bahsettiğim tüm bu vaziyetlerin obez bir jenerasyon tehlikesini de beraberinde getirmesi... Bu konuda son dönemde okuduğum bir haberde yer alan bir ifadeyi vurgulamak isterim: “Beslenme eksikliği, vücutta mineral eksiklikleri büyümede duraklama, enfeksiyon hastalıklarına yatkınlık, ağır seyirli enfeksiyon hastalıkları, uyku bozuklukları, öğrenme ve algıda azalma gibi ciddi sorunlara yol açabilir.” Maalesef konu yalnızca fiziksel açıdan sağlıksız bir duruma düşmek değil, beyinsel ve zihinsel anlamda da tabiri caizse bir kara deliğe sürüklenmektir. Bir çocuğun algısının azalması demek, tüm dünyanın algılamasının azalması demektir.

Nice kutlamalara!

Bu haftaki yazımda yeni neslimizin karşı karşıya olduğu iki büyük tehlikeden özellikle bahsetmek istedim.
Siz kıymetli okuyucularımdan ricam; ülkece evde kaldığımız bu günlerde küçük hanımlar ve küçük beylerle kaliteli vakit geçirmenizdir. Büyükler olarak bir yol gösterici ve rol model olduğunuzu unutmadan onlarla konuşmanızı ve bir birey yetiştirdiğiniz farkına vararak onlara rehberlik etmeniz, bazen sorular sormanız bazen de beyin fırtınası yapmanızdır. Bu bir film ile de olabilir, yemek, oyuncak ya da kitapla...
Her ne olursa olsun 101 yıl önce bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni açarak ulusumuza egemenlik veren Atamız Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sözünü de aklımızdan çıkarmayalım: “Türk milletinin geleceği, bugünkü çocuklarının doğru görüşü ve yorulmak bilmeyen çalışma azmiyle büyük ve parlak olacaktır.” Çocuklarımızın çocukluğunu yaşayacağı nice mutlu bayramlara!

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun!

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Bodrum'un yeni lezzet noktası
  2. Kuruçeşme'nin Latin'i The Steeve
  3. Boğaz kıyısında lezzet şöleni
  4. Gastronomi dünyası heyecan yaşadı
  5. DARIO MORENO’NUN ANISINA...
  6. ÜÇ MEKAN TEK VİZYON BOAZ’DA ŞÖLEN HAVASI
  7. MARMARA’NIN KADERİ
  8. BODRUM’UN ‘AVLU’SU...
  9. YENİ KURALLAR... YENİ MEKANLAR...
  10. GÜNÜN GETİRDİKLERİ

© Copyright 2021

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.