‘7. KOĞUŞTAKİ MUCİZE’ ‘TÜRK FİLMİ’ DEĞİL Mİ?

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ile sinema meslek örgütlerinin temsilcilerinden oluşan Seçici Kurul, 93’üncü Akademi Ödülleri (Oscar) için ‘En İyi Uluslararası Film’ dalında Türkiye adayını belirledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ile sinema meslek örgütlerinin temsilcilerinden oluşan Seçici Kurul, 93’üncü Akademi Ödülleri (Oscar) için ‘En İyi Uluslararası Film’ dalında Türkiye adayını belirledi.16 kişiden oluşan Seçici Kurul, başvuran 23 film arasından ‘7. Koğuştaki Mucize’yi tercih etti.2019’da gişe rekoru kıran proje, Güney Kore yapımı ‘Miracle in Cell No 7’ın uyarlaması... 28 haftada 5 milyon 361 bin 450 kişinin izlediği, Neymar’dan Ronaldo’ya kadar birçok ünlünün beğendiği ‘7. Koğuştaki Mucize’, yapımcısından yönetmenine, senaristinden oyuncularına, mekanlarından kostümüne kadar her şeyiyle yerli, ama menşei Güney Kore...O nedenle itirazlar geldi Seçici Kurul’un kararına. Onlardan biri de yönetmen Ömer Faruk Sorak’tı:“11 yabancıyla Avrupa’da başarı kovalayan Türk futbolu, beş yabancıyla şampiyon olunca böbürlenen Türk basketbolu, Kore dizilerini devşirip reyting alınca ilerlediğini zanneden Türk televizyonculuğu, Koreliler satın alınca büyüyen Türk sinema ve işletmeciliği, şimdi de Kore filminden uyarlama bir filmle Oscar’da ‘En İyi Yabancı Film’ ödülünü alma sevdasında Türk sineması...Bu seçimi yapan, mesleğinde yetkin, kariyerinde seçkin jürinin saygıdeğer üyeleri... Mevcut kararınızla özgün bir Türk Sineması yaratma yolundaki çabalarınızı ayakta alkışlıyor, hepinizi ayrı ayrı tebrik ediyorum.”

Gani Müjde şaşırttı

Senarist ve yapımcı Gani Müjde ise şöyle bir tweet attı: “RTÜK sayesinde senaristlerin hayal kurması, ikinci bir emre kadar yasaklandığı için bu yıl ülkemizi bir Kore senaryosu temsil edecek. Yani Kore kazanırsa, biz de kazanmış olacağız.”Sorak’ınki futboldan basketbola, dizilerden sinemaya Türkiye’deki yabancılaşmaya ilkesel bir eleştiri. Sevgili Gani, oldu mu yani? RTÜK’le sinema ne alaka? Filmler sinemada seyirciyle buluştuktan sonra şayet televizyonda yayınlanırsa ve mevcut yasalara ihlal eden bir durum yoksa RTÜK ne karışır ona? RTÜK cezaları, dizi senaristlerinin kalem oynatma alanını daraltıyor olabilir, ama film senaryosu yazanlar için böyle bir sorun yok. Senaristler için sinemada atış serbest!

MUCİZELERE İNANIN

İzmir depreminden günler sonra enkazdan sağ çıkarılanları nefeslerimizi tutarak izledik, ‘mucize’lere tanıklık ettik.
Ali Avaz’ın yazdığı Mustafa Sayan’ın bestelediği Sezen Aksu ve Müslüm Gürses’in yorumlarıyla hafızamıza nakşettiği “Tanrı istemezse insan ölmezmiş” şarkısı bir kez daha dolandı dilimize...
Önceki gün ABD’de yaşanan olay da öyle.
Ölen birinin bağışladığı kalbi, nakil bekleyen birine götürülmek üzere özel ekip eşliğinde helikopterle çıkarılıyor yola. Los Angeles’taki hastanenin çatısına inmeye çalışırken düşen helikopterdekiler ve organ zarar görmeden kurtarıldı.
Kalbi nakil bekleyen hastaya yetiştirmek isteyen doktor, hastanenin bahçesinde yüzüstü düştü. Kalp bir yana, doktor bir yana. Bütün bu tersliklere rağmen o kalbin nakledildiği hastanın sağlık durumu iyi.

BRITNEY SPEARS, MÜZİĞİ NİYE BIRAKTI?

2007 yılında özel hayatındaki iniş-çıkışlar yüzünden 2008’de babasının vasiliği altına giren 38 yaşındaki Britney Spears, özgür kalmak için açtığı davayı kaybetti. Baba James Spears, kızını borç batağından kurtarıp 60 milyon dolar’lık servete kavuşturduğunu beyan edince mahkeme, ABD’li şarkıcının talebini reddetti.
Aylardır #FreeBritney kampanyasını yürüten hayranları, mahkemenin ardından bir şok da Spears’ın verdiği kararla yaşadı. Şarkıcının avukatı, “Britney Spears, kariyerini babasının yönettiği sürece sanatını icra etmeyeceğini bana bildirdi” dedi.

GÜNÜN SÖZÜ

“Zaman öldürmekten başka şeyler yapın. Çünkü zaman sizi öldürüyor.” (Paulo Chelho)