YANGINI FIRSAT BİLİP YALANA SARILANLAR

3 Ağustos 2021

TRT Haber Koordinatörü Yahya Bostan, kurum olarak karşı karşıya kaldıkları haksızlık ve ahlaksızlığı Twitter’dan şöyle duyurdu:

“TRT Haber’in deneyimli muhabiri Bülent Güler yayın yapıyor, bir cümleyi kesip dolaşıma sokuyorlar. TRT Haber yalan söylüyormuş, yangını gizliyormuş gibi yapıyorlar. Oysa aşağıda video’sunu koyduğum o yayın, durumun ne olduğunu ortaya koyuyor. Büyük bir ahlaksızlıkla karşı karşıyayız.”

Kanal Koordinatörü Yahya Bostan’ın “Büyük ahlaksızlık” dediği bu olayı anlatmak için önce TRT Haber’deki haberi aktarayım, sonra algı için bunun nasıl değiştirildiğini.

Turunç’tan yapılan yayını TRT Haber, “Marmaris’ten orman yangınları... 7 mahallede ekiplerin yangınla mücadelesi sürüyor” alt yazısıyla ekrana taşırken, muhabir Bülent Güler olan biteni şöyle anlatıyordu:

“Özellikle Turunç, Hisarönü ve Orhaniye Mahallesi ve yükseklerinde alevler hala etkisini sürdürüyor. Şu an kameraman arkadaşım Turunç’un üst kesimlerinde ve aşağılarda alevlerin devam ettiğini ekrana taşıyor. Aslında bugün ekipler olağanüstü bir çaba gösterdi. Türkiye’nin gözbebeklerinden biri, çok önemli bir noktası Gökova Körfezi’ne yangının sıçrama ihtimali vardı.
Ekipler cansiperane bir mücadeleyle Gökova Körfezi’ne ve Akyaka yoluna yangının sıçramaması için büyük gayret gösterdiler ve yangın burada durduruldu. Artık Gökova Körfezi’ne yönelik tehdit tamamen ortadan kaldırıldı.”

ABC Gazetesi’nin “TRT muhabiri yangının durdurulduğunu öne sürdü, arkasında yangının devam ettiği görüldü” diyerek Twitter’dan paylaştığı 13 saniyelik video’da görüntü büyütülerek TRT Haber’in alt yazısı uçuruldu. Arka fonda alevlerin yükseldiği video’da muhabirin dediği şuydu:

“... sıçramaması için büyük gayret gösterdiler ve yangın burada durduruldu. Artık Gökova Körfezi’ne yönelik bir tehdit tamamen ortadan

Yazının devamı...

Bergüzar Korel isyanında haklı

29 Temmuz 2021

Bergüzar Korel, ailece gittikleri plajda çocuklarının izinsiz fotoğraf ve video’larını çekip sosyal medyada paylaşanlara isyan etti:

“Gittiğimiz plajda, basındaki arkadaşlar hassasiyetimizi bilip çocuğumuzu çekmemiş ve yayınlamamışken, halktan birçok insanın Han ve Ali’nin bir sürü video’sunu programlara servis ettiklerini öğrendik.  

İşleri bu olmasına rağmen, çocuğumuzun fotoğrafını, video’larını yayınlamayan bu sağduyulu arkadaşlarımızın tam tersine hangi hisle acaba bizim çocuklarımızın video’ları çekilip yayınlanıyor bu sayfalara, inanın anlamıyorum. Nasıl bir tatmin duygusudur bu? Fark edip uyarıda bulunduğumda ise ne yanlış anlamışlığım kalıyor, ne ben kimim ki ne sanıyorum kendimi ne de naletliğim. Bu ciddi bir mesele. Hiçbir çocuğa izinsiz dokunmayın. Fotoğrafını, video’sunu çekmeyin. Buna hakkınız olmadığını bilin artık.”

Oyuncu yerden göğe kadar haklı, ama ‘halk gazeteciliği’nin yarattığı sorunlardan biri bu. ‘Haberci’ olmadıkları halde daha çok takipçi ve beğeni için ‘halk gazeteciliği’ne soyunanlara göre ‘çocuk hakları’, ‘özel hayata saygı’ hikaye...

Kızdıkları ünlülere, “Sizi biz yarattık. Zirveye çıkardığımız gibi indirmesini de biliriz” diyen magazinciler gibi, “Halk olmasa Bergüzar Korel bir hiç” diye düşünenler yok mu?

Korel’in isyanında da var bunun yansıması...
Han ve Ali’yi sırf Bergüzar Korel-Halit Ergenç çiftinin çocukları diye çekip yayınlayanlar o çocukların annesi oyuncuya, “Sen kimsin? Kendini ne sanıyorsun?” diyebilecek kadar hadsizleşebiliyor. Bu kafada olanlara, “Kişi ünlü de olsa izin almadan fotoğraf ve videosunu çekemezsin, hele çocuklarını asla!” desen ne fayda? O yüzden Bergüzer Korel isyan etmekte haklı, ama çabası boşuna...

Yazının devamı...