Ölümünden 20 yıl sonra ortaya çıkan kendini anlattığı ses kayıtlarından hazırlanan ‘Prenses Diana’nın Kayıp Sırları’nı izlerken içim acıdı...DIANA’NIN SIRLARI

Sıradan bir anaokulu öğretmeniyken Prens Charles’la evlenip, Galler Prensesi olan bir kadının hiç mi yüzü gülmez?
Medyanın, ‘1980’lerin Marilyn Monroe’su’ ilan ettiği Prenses Diana’nın Buckingham Sarayı’ndaki hayatı, kabus gibi geçti. “Çocukluğum çok mutsuz geçti. Kapının arkasından babamın annemi tokatlayıp, ağlatmasını izliyordum” diyen Diana, prenses oldu ama mutlu olamadı, evliliği bitene kadar acı çekip, gözyaşı döktü.
Medyanın yoğun ilgisinden bunalan, bu ilgi yüzünden eşi tarafından kıskanılan, bulimia hastalığıyla ve yaşadığı sorunlar yüzünden beş kez intihara teşebbüs eden bir prenses...
Kraliçe ve ailesinin adeta yok sayıp dışladığı bir gelin...
“Balayında Camilla yüzünden kavga ettik” dediği eşinin ilgisizliğine dair çok çarpıcı bir örnek:
“EXPO Fuarı’nda fenalaştım. Kolumu omzuna koyup, ‘Bayılacak gibiyim tatlım’ dediğimde kocam beni yanından uzaklaştırıp başka bir yerde sessizce bayılabileceğimi söyledi.” Ama Diana orada bayıldı ve manşet oldu.
Eşinin beklediği ilgiyi göstermemesi Diana’ya bunları bile yaptırdı:
“Prens William’a dört aylık hamileyken, eşimin dikkatini çekmek için kendimi merdivenlerden attım.”
“Önünde zarf açacağı ile göğsümü ve bacaklarımı kesip kanlar içinde bıraktığımda bile kocam oralı olmadı.”
“Charles, bir erkekten sonra kız istiyordu. İkinci hamileliğimde bilmeme rağmen doğuma kadar ona bebeğin cinsiyetini söylemedim. Harry doğduktan sonra evliliğimiz dibi boyladı.”

DIANA’NIN SIRLARI

Yüzleştiği Camilla’nın şaşırtan yanıtı

Galler Prensesi Diana, geceleri rüyasına giren, gündüz aklından çıkmayan evliliğinin kabusu Camilla ile yüzleşmek için bir fırsat yakalar. Charles’in “Senin ne işin var orada?” itirazına rağmen Camilla’nın kardeşinin doğum günü partisine gider. Diana, üst kattaki davette bir ara eşini ve metresini göremeyince alt kata iner. Camilla, Charles ve iki adamı sohbet ederken gören Diana, sonrasını şöyle anlattı:
“Kocama, Camilla ile konuşmak istediğimi söyledim. Çok rahatsız oldu, başını eğip, ‘Peki’ dedi. Diğer iki adama ‘Camilla ile kısa bir sohbet edeceğim’ dedim. Kafası kesilmiş tavuk gibi üst kata koştular. Üst katta ortalığın karıştığını hissedebiliyordum. ‘Acaba ne yapıyorlar? Acaba ne yapacak?’ diyorlardır. ‘Camilla oturmak ister misin?’ dedim. Birlikte oturduk. Ondan çok korkuyordum, ama neler olduğunu bildiğimi söyledim. Neden bahsettiğimi anlamadığını söyledi. ‘Charles ile aranda geçenleri biliyorum ve bundan haberin olmasını istedim’ dedim. Bana çok ilginç bir şey söyledi.
‘İstediğin her şeye sahipsin. Dünyadaki her erkek sana aşık. İki güzel çocuğun var, daha ne isteyebilirsin ki?’
Öyle bir şey söylediğine inanamadım.
‘Kocamı istiyorum’ dedim.
O da ‘Evet’ dedi.
Sürekli yere bakıyordu.
‘Yolunuza çıktığım için özür dilerim. Size mani olduğum belli. Bu ikiniz için de acı olmalı. Ama neler olduğunu biliyorum. Bana salak muamelesi yapmayın’ dedim.
Otomobile binerken kocam beni azarlayıp durdu. Hiç ağlamadığım kadar ağladım. Yedi yılın birikmiş öfkesi dışarı çıkıyordu. Sürekli ağladım, ağladım, ağladım... O gece hiç uyumadım. Ertesi sabah kendimi çok farklı hissettim. Büyük bir değişim vardı. Bir şey yapmıştım. Hislerimi söylemiştim. Kıskançlığım ve öfkem hâlâ vardı, ama eskisi gibi ölümcül değildi.”

DIANA’NIN SIRLARI

GÜNÜN SÖZÜ

“Eğer, ileride bir gün ‘Keşke’ demek istemiyorsan, üç şeyi doğru seç; eşini, işini ve arkadaşını.” (Yunus Emre)