DİJİTALE İLGİ, GELENEKSEL MEDYAYA İSE GÜVEN VAR

TRT Akademi Dergisi, Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler’in ‘İnfodemi’ olarak tanımladığı koronavirüs sonrasındaki panik ortamında ortaya çıkan bilgi kirliliği üzerine çarpıcı bir araştırma yayınladı.TRT Akademi Dergisi, Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler’in ‘İnfodemi’ olarak tanımladığı koronavirüs sonrasındaki panik ortamında ortaya çıkan bilgi kirliliği üzerine çarpıcı bir araştırma yayınladı.Derginin ‘Salgın Yayıncılığı Kovid-19’ özel sayındaki ‘Dünya Medyası, Süreci Nasıl Yürüttü?’ başlıklı dosya, Türkler’in dijital platformları daha yaygın olarak kullanmasına rağmen pandemi döneminde geleneksel medyaya güvendiğini ortaya koydu.65 ilde 18-55 yaş üzeri 5 bin kişi ile yapılan çevrim içi araştırmaya katılanların koronavirüs sürecinde ‘bilgi kaynağı’ olarak yüzde 76’sının televizyon haberlerini takip ettiği anlaşıldı. İnternet haber siteleri ise yüzde 42’lik dilimle ikinci sırada yer aldı.‘Medya kanallarına güven’ sorusuna karşılık insanların yüzde 59’u televizyon haberlerine, yüzde 44’ü ise gazete ve radyo haberlerine güvendiğini söyledi.Ankete katılanlara göre, en fazla yanlış haberin yer aldığı mecra Facebook, en çok paylaşıldığı alan WhatsApp.Salgın sürecinde yanlış bilgi içeren haberler, en çok dijital mecralardan insanlara ulaştı.‘Yoğunlukla yanlış, haber/bilgi karşılaşıldığı düşünülenlen kanal’ sorusunda, yüzde 39 Facebook birinci, yüzde 29 ile Instagram ikinci.Kullanıcıların yüzde 51’inin ise edinilen habere güvenmeseler bile, bilgileri WhatsApp’tan paylaştığı ortaya çıktı.

SEVGİLİ HABERLERİ VE KADINA ŞİDDET

Toplum olarak her konuda cinsiyet ayrımcılığına son vermediğimiz sürece, bu ülkede ne kadına şiddet biter ne de kadın cinayetleri...
Yeni ve somut bir olay üzerinden anlatayım ne demek istediğimi.
Berrak Tüzünataç’la Ali Yörenç’in aşk yaşamaya başladıklarına dair haberdeki ayrıntı mesela.
Neymiş?
Yörenç, Tüzünataç’ın yakın arkadaşı Dolunay Soysert’in eski sevgilisiymiş. Tüzünataç, Yörenç’ten önceki sekiz ay Burcu Esmersoy’dan boşanan Berk Suyabatmaz’la birlikteymiş. Esmersoy’la Tüzünataç da samimi arkadaşmış. Oyuncu, arkadaşlarının eski eşleri ve sevgilileriyle aşk yaşamayı alışkanlık haline getirmiş.
Tüzünataç, Yörenç’le Soysert’in ilişki yaşadıklarına dair haber üzerine yapılan yoruma tepki gösteren bir tweet attı. Soysert o tweet’e, “Ben de seni seviyorum Berrak’çığım” diye yorum yaptı. Bunlar bir yana, böyle durumlarda faturanın hep kadına kesilmesidir asıl sorun.
Suyabatmaz’ın Esmersoy’dan boşandıktan sonra onun yakın arkadaşıyla veya Yörenç’in eski sevgilisinin kankasıyla aşk yaşamaları sorun edilmiyor.
Tüzünataç’a karşı uygulanan toplumsal şiddetin milyonda biri Yörenç ve Suyabatmaz’a gösterilmiyor. Toplumun ‘ahlaki kusur’ olarak gördüğü bir şeyi erkek yapınca sorun olmuyor, ama kadın yapınca dünya ona dar ediliyor!
Kadına şiddeti önlemek istiyorsak, toplum olarak öncelikle ‘cinsiyet
ayrımına’ son vermemiz lazım.

OBAMALAR’IN TÜRKİYE’DE SEVİLDİĞİNİ Mİ SANIYORLAR?

Canım sıkıldıkça cep telefonuma indirdiğim Word of Wonders (WOW) adlı bir bulmaca uygulamasını açıp, çözmeye çalışıyorum.
Cep telefonuma ücret ödemeden indirdiğim bulmaca, para kazanmak için sıkça reklam çıkarıyor karşıma. Bu reklamlardan biri, aylık belli bir ücret karşılığında abonelerine repertuvarındaki tüm müzikleri dinleten Spotify.
Şirketin reklamlarının hangi mecralarda kullanılacağına karar verenler Obamalar’ın Türkiye’de çok sevildiğini sanıyor galiba.
Donald Trump, ABD Başkanı olduktan sonra Barack Obama’nın görevdeyken Türkiye aleyhine yaptıkları tek tek çıktı ortaya.
Hal böyleyken Spotify, eski Başkan’ın eşi Michelle Obama’nın hazırladığı podcast sayesinde Türk abone kazanmayı bekliyorsa, boşuna... Şirketin amacı abone değil de, Michelle Obama imajı için reklamsa o başka!

GÜNÜN SÖZÜ

“Bir kelime kararını, bir duygu hayatını, bir insan seni değiştirebilir.” (Konfüçyüs)