Hedefteki adam

Hedefteki adam

MESAM’dan istifa eden 35 müzik eseri sahibinin cuma günü The Plaza Otel’de basın toplantısı vardı.
MESAM yönetimini suçlayarak istifa eden bu insanların eteklerindeki taşları görmek için basın toplantısının yapılacağı salona 10 dakika önce gittim.
Salondaki her sandalyenin üstünde MESAM’ın dört sayfalık “Basın Duyurusu” vardı. MESAM’ın yaptığı bu eylem hiç de şık olmayan bir eylemdi.
İstifacıların toplantı yapacakları salona bile hâkim olamaması da işin bir başka ilginç yanıydı.
MSG’den bir görevli sandalyelerdeki MESAM bildirisini topladıktan yani salon temizlendikten sonra da İlhan Şeşen ve Fatih Erkoç’un başını çektiği istifa ekibi salona teşrif etti.
Basın toplantısının yapılacağı masaya Sinan Erkoç, Fatih Erkoç, İlhan Şeşen, Suat Suna ve Erdem Uyanık oturdu.
İstifacı ekibin yaptığı konuşmalarda ortak nokta MESAM’ın iyi yönetilmediği, zamanında üye yapılan ama artık eser üretmeyenler sayesinde habire seçim kazandıkları, o yüzden de günümüzde aktif olarak eser üretenlerin haklarını korumadıkları, onlar adına toplanan paraları da kendilerine vermeden har vurup harman savurduklarıydı.
Onlara göre “balık baştan kokuyor”du.
Çünkü, MESAM gibi bir telif kuruluşunun başında Ali Rıza Binboğa gibi hayatı boyunca sadece iki eser üretmiş biri, iki dönemdir başkandı. MESAM yöneticilerinin çoğu da Binboğa gibi eser üretmeyen insanlardan oluşuyordu.
“Doğucu” Ali Rıza Binboğa değil de, “Batıcı” Attila Özdemiroğlu başkan seçilse tüm sorunlar ortadan kalkacaktı!

Bülent Forta’ya isyan var
Ancak İlhan Şeşen konuştukça anladık ki, istifacıların ortak noktaları da çok az.
Örneğin grubun çoğu yönetim kurulu üyelerine hakkı huzur ücreti ödenmesine şiddetle karşı ama Şeşen değil... İstifacıların hepsi “MESAM kötü, MSG cici” derken Şeşen, MSG’ye de mesafeli olduğunu söyledi. Şeşen’in bir başka isyanı da şuydu:
“Arkadaşlar, telif hakkı ödemek zorunda olan yapımcıların meslek birliği MÜYAP, bizden çok telif topluyor. Televizyonlarda bakıyorum MÜYAP Başkanı Bülent Forta, telif kuruluşları adına beyanatlar veriyor. Olmaz böyle şey. MESAM ve MSG’den başka telif toplayan meslek birliği olmamalı. Dünyanın neresinde yorumcular ve yapımcılar adına telif toplayan meslek kuruluşu var. Daha önce Yönetim Kurulu’nda görev yaptığım MESAM’ın üyesi olmaktan utandığım için istifa ettim. MSG daha çağdaş yönetiliyor ama oraya da geçip geçmeme konusunda kararsızım.”
İlhan Şeşen, “Her konserde beni dinlemeye gelenlere espri olsun diye telif hakkı olarak her birinizden 50’şer kuruş alacağım var diyorum. Sizlerden de aynı şekilde 50’şer kuruş alacağım var” deyince dayanamadım, cebimdeki bozukluk olan 1 YTL’yi çıkarıp verdim. Artık “Amca” bana borçlu!

Orhan Gencebay: Suçlamalar mesnetsiz

Aynı gün MESAM Yönetim Kurulu üyesi Orhan Gencebay aradı beni, istifacıların iddialarıyla ilgili bilgi vermek için. Gencebay şunları söyledi:
“Tarihinde ilk defa dört meslek birliği bir araya gelip, yaptığı ortak lisanslama çalışmalarıyla Türkiye’de telif haklarına ciddi bir ivme kazandırdı. Meslek birlikleri ilk defa böylesine kenetlenmişken bu birliği istemeyen güçler düğmeye bastı. Arkadaşların ortaya attıkları iddialar mesnetsiz suçlamalar. Yanlışın olduğu yerde benim işim olmaz. Her meslek kuruluşu gibi MESAM da bakanlığın denetiminden geçiyor ve yapılan en küçük bir yanlış söz konusu değil. Ama bu arkadaşlar kulaktan dolma yanlış bilgilerle hareket ediyor ve telif mücadelesine istemeden de olsa zarar veriyorlar.” Yüksek bütçeli ve çok üyeli birliklerde bu tür olayların olması doğal.
Bunu önlemenin yolu da şeffaflıktan geçiyor.
MESAM, kimler tarafından yönetilirse yönetilsin, hangi üye adına nereden ne kadar telif topladığını internet sitesinde duyurmadığı sürece bu tür suçlamalardan kurtulması mümkün değil.

‘Gölgesizler’in müziğini Candan Erçetin yapacak

Hedefteki adamCandan Erçetin’in sevgilisi Hakan Karahan, edebiyatçı Hasan Ali Toptaş’ın 1995 yılında yayınlanan “Gölgesizler” romanını sinema filmi yapmak için kolları sıvadı.
Yönetmenliğini Ümit Ünal’ın yapacağı film Trakya’da çekilecek.
Hakan Karahan’ın hem yapımcı, hem de oyuncu olarak görev yapacağı filmin Trakya’da çekileceği mekânlar hazır, yönetmenin “Motor” demesini bekliyor.
Bir köyde sanki yer yarılmış da içine düşmüşler ya da buharlaşmışçasına ortadan kaybolan insanları aramaya giden “Cıngıllı Nuri”, “Güvercin” ve onları köye getiren “Muhtar”ın “kayıp insanlar, kayıp hayatlar” peşindeki maceralarını sinemaya aktaracak filme ağırlıklı olarak tiyatrocular oynayacak.
Hasan Ali Toptaş’a genç yaşta “Yunus Nadi Roman Ödülü” kazandıran eserin film müziklerini ise yapımcı Hakan Karahan’ın hayat arkadaşı şarkıcı Candan Erçetin yapacak.