2020’yi bitirirken, geçtiğimiz yıla göre öldürülen kadın sayısındaki azalma, umut veren bir gelişme derken, bir günde üç cinayet...
İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) Eğitim Fakültesi’nde Okul Öncesi Öğretmenliği Bölüm Başkanı Öğretim Üyesi Dr. Aylin Sözer, eski erkek arkadaşı tarafından önce boğazı kesilerek, sonra da cesedi yakılarak, katledildi.
Sözer’in öldürüldüğü gün, öğrencilerini sadece öğretmenliğe değil; hayata sevgiyle bakmayı öğrettiğine dair video’ları ve bir yıl önce ATV Ana Haber’de ‘kadına şiddet’ konusunda neler söylediğini izledim:
“Duygusal olsun olmasın, fiziksel olsun olmasın zorbalığın her türlüsünü şiddet olarak görebiliriz. Zorbaların hepsi bir dönem mağdurdur, daha önce zorbalığa uğramış kişilerin içinden çıkar bütün zorbalar. Toplumda herkesin gözü önünde şiddet olayları var, çocuklar gördüğü zaman, ‘Demek ki böyle yapılıyormuş’ diyor. Dünyanın her yerinde ciddi bir sorun bu. Çözülür mu? Sanmıyorum, önlenir, azalır. Biz toplumda ne kadar şiddet uyguluyorsak, o kadar yaygınlaşıyor.”

Utandıran liste

Bu meseleye bu denli vakıf bir kadının bile erkek şiddetiyle hayatını kaybetmesi de işin bir başka acı yanı...
Malatya’da Selda Taş, ‘uyuşturucu madde, yaralama, tehdit, ailenin korunması’ gibi 38 suç kaydı olan eşi tarafından silahla vurularak öldürüldü.
Gaziantep Islahiye’de hayırsız bir evlat, annesini pompalı tüfekle öldürdü.
29 Aralık 2020 Salı, bu anlamda Türkiye için kara bir gündü.
Çünkü Twitter’da Türkiye’nin gündeminin ilk üç sırasında erkek şiddetiyle öldürülen üç kadın vardı. Kadınların erkekler tarafından öldürülmesi sadece Türkiye’ye ve Türkler’e özgü bir sorun değil. Dünyanın pek çok ülkesinde var bu sorun. Onlara üzülmekten başka bir şey elimizden gelmez, ama yaşadığımız ülkedeki bu sorunu bir şekilde çözmek zorundayız.
“Kadına şiddete hayır”, “Kadın cinayetlerine son” demekle mi geçecek ömrümüz?
AB’ye girme planları yapan Türkiye’nin idamı geri getirmesi zor, ama sebebi her ne olursa olsun bir kadını öldürene tıpkı bebek katili Apo gibi ‘ağırlaştırılmış müebbet’ yani ‘ömür boyu hapis cezası’ neden olmasın?

ÇAĞLA ŞIKEL’DEN TOKAT GİBİ YANIT

Çağla Şıkel’in Çin aşısı yaptırmasına kızan aşı karşıtları hemen kara propagandaya başladı. Sunucu, hakkında desteksiz atanlara ‘Osmanlı tokadı’ gibi bir yanıt verdi:
“Ben her 18-59 yaş arasındaki vatandaşın hakkı olan ‘Çin aşısı Faz 3’ çalışmalarına Sağlık Bakanlığımıza başvurarak gönüllü katıldım. Bu çalışmaya denek olarak katılan 8 bin vatandaştan biriyim. Yapılan aşı da olabilir, plasebo da. Şu an bunu doktorlarımız dahil kimse bilmiyor. Çünkü sistem dünyada böyle işliyor. Faz 3 çalışması sonuçlandığında herkes gibi öğrenmiş olacağım bunu. Öncelik sağlık çalışanlarımız ve 65 yaş üstü kronik rahatsızlığı olan vatandaşlarımızken, benim aşı olmam söz konusu değildir. Aslında bence siz benim aşı olup olmadığıma değil de, cesaretime inanmadınız.”

FARAH ZEYNEP’İN TWITTER ‘İNCİ’LERİ

Yıldız Tilbe ve Aleyna Tilki’den sonra Twitter’da troll kafasıyla takılan bir ünlü daha keşfettim.
TRT 1’de yayınlanan ve reyting rekorları kıran ‘Masumlar Apartmanı’nın İnci’si Farah Zeynep Abdullah bahsettiğim ünlü...
İşte genç oyuncunun son günlerde dikkatimi çeken tweet’leri:
“Kalbim yıllar geçse de affetmeyecek sanırım, yani muhtemelen.”
“Yılandan korkmam kendine yalan söyleyenden diyeceğim de, yılan harika bir hayvan. Bu lafın revizyona ihtiyacı var.”
“Ben kendi kendimin beyaz atlı prensiyim.”

MUTLU YILLAR!

2021’in hepimize sağlık, mutluluk ve huzur getirmesini diliyorum.

GÜNÜN SÖZÜ

“Bir babanın çocuklarına yapabileceği en büyük iyilik, onların annelerini sevmektir.” (Theodore Hesburgh)