Ali Eyüboğlu

Ali Eyüboğlu

aeyuboglu@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

İlker Ayrık’la aynı konu için 33 ay sonra tekrar buluştuk.

‘Müstakbel Damat’ı konuşmak için oyuncuyla ilk bir araya gelişimiz Mart 2020’de Pervasız Yapım’ın Beylerbeyi’ndeki yerindeydi.

Türkiye’de ilk Kovid-19 vakası tespit edilip, pandemi yasakları başlayınca ‘Müstakbel Damat’ın seyirciyle buluşması Mart 2020’den Kasım 2022’ye sarktı.

11 Kasım’da vizyona girecek filmi konuşmak için Ayrık’la bu kez Beykoz’a bağlı İshaklı’daki çiftliğinde buluştuk.

Yapım ortağı, başrol oyuncusu ve yönetmenine göre ‘Müstakbel Damat’ nasıl bir film?

Haberin Devamı

Kadromuz Şampiyonlar Ligi gibi... Erdal Özyağcılar, Hande Soral, Ayça Erturan, Nilgün Kasapbaşoğlu, Bilge Şen, Ferdi Akarnur, Yücel Erten, Aykut Taşkın, Serdar Fırat, Ilgıt Uçum, Ahu Sungur ve Suat Sungur var. Film kendini kayınpederine beğendirmek zorunda olan bir damadın hikâyesi. Çekimler altı hafta sürdü, beş haftası Kıbrıs’taydı. 

‘MÜSTAKBEL DAMAT’ BİZİ ÇOK ZORA SOKTU

Hiçbir gişe kurtarmaz!

Bizde komedi çalışıyor. O açıdan şansınız yüksek. Film için yaptığınız masrafı çıkarabilirsiniz.

‘Müstakbel Damat’ sadece komedi filmi değil. İçinde hüzünleri de barındıran bir komedi filmi. Büyük bir skeç gibi değil, yaşamda olduğu gibi filmin özellikle son yarım saati bir aile sıkıntısı ile başlıyor. Güzel bir film oldu, ama hiçbir gişe bizi kurtaramaz! O yüzden çoktan maliyet hesabı yapmayı bıraktık.

2020’de yaptığınız açık hava ilanları film vizyona girmeyince boşa gitti. Aynı amaçla bir daha harcama yapmak nasıl bir his?

O dönemki filmin prodüksiyon bütçesi bugünün tanıtım bütçesine denk geliyor. Şu anda filmi de çekemeyiz. Fiyat yaklaşık beş katına çıktı. Belediye otobüslerine giydirme yapmıştık. O giydirmelerde altı ay boyunca beni boşuna kucağında taşıdı Erdal Abi! 

‘MÜSTAKBEL DAMAT’ BİZİ ÇOK ZORA SOKTU

Sinemada kritik süreç

Pandemi sonrası ‘Bergen’den başka yapımcısının yüzünü güldüren film yok...

Pandemi sonrası tiyatro salonları ve konserler dolup, taşıyor. Ama sinema seyircisiyle tam olarak buluşamadı. Çünkü pandemiyle beraber sinema salonları kapandığı için talep kesildi. Talep kesildiği için yapımcılarda bir arz endişesi oldu. Kuvvetli filmler sinemaya girmeyince, çekilmeyince ya da platformlara gidince de sinema tekrar seyircisiyle buluşamadı. Şu anda en yüksek bütçeli ve en iddialı film ‘Müstakbel Damat’.

Haberin Devamı

Sinema salonu sahipleriyle toplantı yaptık. Büyük bir dert var. Salonların yüzde 20-25’i kapandı. 2023’e kadar ki süreç çok kritik. Vizyona giren filmler beklentilerini karşılamazsa, birçok salon daha kapanacak.

İstanbul’daki galadan sonra hangi illere gideceksiniz seyirciyle birlikte filmi izlemeye?

Çarşamba akşamki TİM Maslak Show Center’daki galadan 12’sinde İzmir İstinye Park Renk Sineması yani kendi sinema salonumuzda izleyeceğiz. Turne programı şöyle:

İzmir’den sonra Antalya, Adana, Gaziantep, Bursa, Adapazarı, Eskişehir, Van ve filmi çektiğimiz Kıbrıs. 

‘MÜSTAKBEL DAMAT’ BİZİ ÇOK ZORA SOKTU

96 kişinin işvereni

Moda’da bir restoranı, Beykoz İshaklı’da içinde restoranı, konaklama yerleri ve sebze ürettiği çiftliği olan İlker Ayrık, Pervasız Yapım’daki iki ortağıyla İzmir İstinye Park’ın sinemaları, gösteri salonu ve yiyecek bölümlerinin işletmesini aldı...

Haberin Devamı

İzmir İstinye Park’ın üçüncü katında 6 bin 300 m2’lik kapalı alanı var. Orada altı tane sinema salonu, 600 koltuklu etkinlik salonu ve 13 yeme içme yerinin işletmesini aldık.

Kaç kişi istihdam ediyorsunuz orada?

96 kişi... Orada bir ortağımız daha var, o da İstinye Park’ın sahibi Orjin Grup...

Ekranda sunuculuk yapmıyorsun, sinema ve ticaret mi daha ön planda şu aralar?

İzmir İstinye Park Teras’a oyunlar yapıp, içeriği dolduracağız, ama şu aralar yoğunluk verdiğim tek iş ‘Müstakbel Damat’ın tanıtımı, promosyonu ve vizyonu... Pandemi yüzünden her sektör zor durumda kaldı. Birçok insan sağlığından ve hayatından oldu. O kadar şikayet etmeyelim, ama biz de ‘Müstakbel Damat’ yüzünden çok zor durumda kaldık.

GÜNÜN SÖZÜ

“Sadece kitap okumak yetmez insana. Bazen meydan okumalı; kendine, hayata, dünyaya.” (Tolstoy)