Uniq Hall’de ‘İzmir’in Kızları’nı seyrederken kendimi bir an Şan Tiyatrosu ve Devekuşu Kabare’deki gösterilerde hissettim. Neden mi?
Devekuşu Kabare ve Şan Tiyatrosu’ndaki gösterilerden bu yana epeydir sahnelerde bu denli görkemli başka bir oyun izlemedim. Türkiye’de Uniq ve Zorlu PSM’den başka hangi salonlar gobalin ve ghost perdelelere 4K projeksiyonla görselleri yansıtmaya müsait bilmiyorum. Ama Uniq Hall’de seyrettiğim ‘İzmir’in Kızları’nda kullanılan devasa iki perdenin
oyuna müthiş görsellik ve zenginlik kattığını belirtmeden geçemeyeceğim. O yüzden kutluyorum, müzikli oyun için hiçbir masraftan kaçınmayan Most’un sahipleri Gül-Mustafa Oğuz çiftini.
Serdar Saatman’ın yazdığı, Gaye Cankaya’nın sahnelediği, Selçuk Borak’ın koreografisini yaptığı Gökçe Bahadır, Olgun Toker, Burak Sevinç, Derya Alabora, Parla Şenol, Nihan Büyükağaç ve Seda Akman’ın performanslarıyla sahnelediği proje, Sezen Aksu şarkılarıyla daha da renklenen bir oyun. ‘İzmir’in Kızları’nı bizden bir gece sonra izleyen Sezen Aksu, oyun için şunları söyledi: “Kişisel olarak karmakarışık duygular içinde seyrettim. Güldüm ve ağladım... Doğal olarak üzerime anılar yağdı; tabii Mustafa Oğuz’un da... Bu arada, kendi söylediği şarkılara hislenen şarkıcı durumuna düşmekten dolayı biraz mahcup oldum mu; oldum? Yönetmeni ayrıca kutlamak isterim. Bir kadın yönetmenin elinden çıkması beni çok etkiledi. Senaryoyla şarkıların örgüsü de çok iyi düşünülmüştü. Prodüksiyon, oyunculuklar; hepsi çok başarılıydı. Bir kere kadınlık anlayışı çağdaş, aydınlık; hikaye bizden.
Daha ne olsun? Herkesin ellerine, emeğine sağlık...”
Ne diyordu ‘Züğürt Ağa’filminde? “Ağanın lafı üstüne laf mı söylenir?”

ANA SAĞLIK’TA YAŞADIĞIM ŞOK

Hayatımın en ağır hipoglisemi (kan şekeri düzeyinin 50 mg/dl veya altına düşmesi) krizini yaşadıktan sonra sabah aç karnına kan verip, rutin tahlillerimi yaptırmak için Kamelya Çarşı’daki
14 No’lu Aile Sağlığı Merkezi’ne gittim. Doktorum Tezcan Karataş’tan sıra numaramı alıp, beklemeye başladım.
Kapının tam karşısındaki oturma grubunda oturdum. Çok geçmeden yan tarafımdaki doktorlardan birinin kapısı açıldı, içeriden çıkan aile hekimim Karataş’ın aynısının tıpkısı. Dr. Tezcan Karataş, sadece Ana Sağlık’taki doktorum değil, siteden komşum. Önümden iki sefer geçip selam vermeyince, bozuldum haliyle. Biraz sonra Tezcan Karataş’ın kapısının üstündeki elektronik tabelada adım yazdı. Kapıyı çalıp, içeri girdim, karşımda Tezcan Karataş.
Doktoruma, ‘kan şekeri birden düşüp, sonra yükselmesinin insanlarda halisünasyon gibi yan etkileri oluyor mu?’ dedim.
Sebebini sordu, anlattım.
Meğer gördüğüm halisünasyon değil, gerçekmiş. Karataş’ın ikizi Nurcan Bozyiğit’miş az önce gördüğüm doktor. Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu ikiz doktorların aynı Ana Sağlık’ta çalışıyor olmasının yanı sıra başka ortak özellikleri de var. İkisinin de eşi Malatyalı, ikisi de birer
kız annesi, ikisinin de bizim sitede oturduğu blok aynı.

HALUK LEVENT OYNADI 200 ÖĞRENCİ BURS ALDI

9 Haziran 2019’da Haluk Levent, şöyle bir açıklama yapmıştı Twitter’dan: “Az önce yine teklif geldi. Bir inşaat firması. Neymiş evlerinin reklamını yapacakmışım. Bana ayrı, AHBAP Derneği’ne ayrı para vereceklermiş.
Ben Haluk Levent olarak kendimi küçültmem! Reklam filminde filan oynamam! Hele ki
inşaat reklamında!
Parayı duyunca, hemen kabul ettim.” O teklifi kabul etmeyen şarkıcı 11 Şubat 2020’de reklam yıldızı olarak ekrana çıkınca bu kez, şunları yazdı: “Bay Turko bebek bezi markasıyla anlaştım. Bana para verdiler. Bizlere burs için başvuran yedeklerden 200 kişinin bursu bu kez Baby Turko tarafından yatırıldı. 200 öğrenci beş ay öncesinden başlayarak bin 500 TL bir anda alacak.
Heyyooo.”

GÜNÜN SÖZÜ

“Gülmek hayatın en güzel eylemidir. Ve her ne varsa sizi bundan alıkoyan, onları yok edin.” (Charlie Chaplin)