.

28. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, bu akşam düzenlenecek ödül töreniyle sona erecek.
Perşembe akşamı geldim Adana’ya...
Festivaldeki ilk günümde üç önemli etkinlik vardı.
16.00’da Fatoş Güney’in ‘Camları Kırın Kuşlar Kurtulsun’ kitabının imza gününün ardından ‘Sinemada ekranda kadına fiziksel ve psikolojik yaptırımlar’ paneli, akşama da ‘Onur Ödülleri Töreni’...
Adana Altın Koza Film Festivali’nin bu yıl ‘Onur Ödülü’ne layık gördüğü isimler Haluk Bilginer, Şerif Sezer ve Yavuz Turgul’du.
Akşama ‘Onur Ödülü’ alacak Şerif Sezer’le cuma sabahı birlikte kahvaltı yaptık, önceki festivallerde sanatçıyla birçok kez sohbet ettiğimiz Hilton Oteli’nin bahçesinde.

Sinemadan ödülü çok, dizilerden yok27 film, 30 dizi

Sanat dünyasına Devlet Tiyatroları oyuncusu olarak adım atan, Sinan Çetin’in yazıp, yönettiği ilk uzun metrajlı filmi ‘Bir Günün Hikayesi’yle ilk kez kamera karşısına geçen Şerif Sezer, 27 sinema filmi, 30 dizi ve iki televizyon filminde oynadı.
İstanbul Film Festivali, Ankara Film Festivali, Eskişehir Film Festivali, İzmir Film Festivali, Adana Film Festivali ve SİYAD’dan ‘En İyi Kadın Oyuncu’ veya ‘Onur Ödülü’ kazanan Sezer’in ödül alamadığı yer Antalya Film Festivali.
Sezer, aralarında ‘Asmalı Konak’, ‘Beyaz Gelincik’, ‘Çemberimde Gül Oya’, ‘Karagül’ ve ‘Benim Adım Melek’ gibi uzun soluklu, yüksek reytingli işlerde oynadı, ama dizi oyunculuğundan hiç ödül kazanmadı.

Neden mi?

Çünkü bizde filmlerin ödüllendirildiği festival ve yarışma çok, ama diziler için böyle bir arena yok. Hollywood’un her yıl çekilen filmler gibi dizileri de ödüllendirdiği yarışması var, ama Türkiye bir türlü başaramadı bunu.

‘İyi ki oynadım’

Şerif Sezer’e, “İyi ki oynamışım” dediğin film hangisi diye sordum, yanıtı şu oldu: “Sinan Çetin’in ilk filmi ‘Bir Günün Hikayesi’... Onda oynadığım için ‘Yol’da oynadım, ‘Hakkari’de Bir Mevsim’de oynadım. İyi ki kabul etmişim ‘Bir Günün Hikayesi’ni. O filmde oynadığım için Zeki Ökten beni montajda gördüğü için ‘Yol’a gittim. Her filmimde severek oynadım. Şanslı bir oyuncuyum, hep istediğim filmlerde oynadım. Şöyle de bir şey var; ben bana gelen bütün senaryoları oynamışım. Çünkü benim oynayamayacağım hiçbir şey bana teklif edilmemiş zaten. Hep iyi işler gelmiş, hep iyi yönetmenlerle çalışmışım ve çok iyi filmler olmuş sonuç olarak. Onun için de kendimi şanslı sayıyorum.”
Kamera karşısına geçtiği filmlerin çoğundan ödül kazanan Şerif Sezer’in dizi sektöründen ödülü yok, sinemaya oranla maddi kazancı var. “Sinemada bir ya da iki yılda bir film çekiyorsun, dizide her hafta para alıyorsun. Arada büyük fark var” diyen sanatçıya son olarak en çok sevdiği dizisini sordum, ‘Çemberimde Gül Oya’ dedi.

TÜLİN KANUN’UN RESİM SERGİSİNDEKİ FOTOĞRAF

Arkadaşımız Atılay Kandemir’in Milliyet Cadde’deki köşesinde dün geniş yer verdiği, Tülin Kanun ve öğrencilerinin resim sergisinde çektim bu fotoğrafı.

Yıllardır birçok dernek ve vakıf yararına sergi açan Kanun’un davetinde karşılaştığım sürprizlerden biri, şarkıcı Haluk Levent’in Liv Hospital Vadistanbul’un doktorlarına moderatörlük yapmasıydı.

İkinci sürprizse davetin sonunda gördüğüm tabloydu. Davetten ayrılmak üzereydim, yıllar önce bir davada vekilliğimi yapan Ufuk Sıtkı’yla karşılaştım. Sıtkı’yla ayaküstü sohbet ederken, yan taraftaki kalabalık dikkatimi çekti.

Ufuk Sıtkı, kadınların büyük ilgi gösterip, fotoğraf çektiği türbanlı kişinin de vekili olduğunu söyledi ve tanıştırdı bizi. O ana kadar üç çocuklu Instagram fenomeni Nermin Gül’ün önce TRT’de ardından Kanal 7’de program yaptığından haberim yoktu. Nermin Gül, “Naçizane 3.1 milyon takipçimiz var Instagram’da” deyip, iyice ezikledi beni!

Sinemadan ödülü çok, dizilerden yok

GÜNÜN SÖZÜ

“İnsanın kendiyle yüzleşmeye yüzü yoksa, başkalarının hatalarıyla oynar durur.” (Oscar Wilde)