“Merhaba! Size yaşadığım süreci anlatmak istiyorum. Ben Ecem, 22 yaşındayım, İstanbul’dayım. Üç yıl önce dört kişi tarafından tecavüze uğradım. Üç yıldır hukuk mücadelesi veriyorum, ama adalet onları serbest bıraktı.”

Sarıyer’de sabah işe giderken başına gelenleri anlattığı bir dizi tweet atan Ecem’in tek isteği şuydu insanlardan:

“Benim için sadece ‘Ecem yalnız değilsin’ derseniz çok mutlu olurum, başka bir şey istemem.”

75 kişinin takip ettiği @ecemgucluk’ün çağrısı, Twitter Türkiye’nin gündemine oturdu.

60 bin hesabın #EcemYalnızDeğilsin diye yaptığı paylaşım 35 milyon sosyal medya kullanıcısına ulaştı.

Ecem erkek çıktı

Yazılanların çoğu kadına şiddetin ve adaletsizliğin geldiği nokta olunca Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesindeki dezenformasyonla mücadele ekibi İçişleri ve Adalet Bakanlıklarından araştırdı konuyu. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un yaptığı açıklamaya göre ne Ecem Güçlük diye biri vardı ne de Sarıyer’de yaşanan böyle bir tecavüz vakası.

MİT ve Siber Suçlarla Mücadele ekiplerinin teknik takibi sonunda ortaya çıkan şuydu:
Tecavüz mağduru (!) Ecem erkek çıktı. Twitter’da birkaç gün önce Emre Doğantürk adıyla hesap açıp, ilk paylaşımlarında kız arkadaşı olmadığı için yakınan kişi sonra birden Ecem Güçlük oldu ve yazdığı yalanlara binlerce insanı ortak etti.

Yalan satıcıları

Sadece bu olay bile sosyal medyanın kötü niyetli kişilerce nasıl dezenformasyon aracı olarak kullanılıp kitleleri nasıl etkilediğinin en somut örneği.
Türkiye’de böyle bir şey olabilir mi?
Mümkün.
Amma velakin Fahrettin Altun, bu olayın yalan olduğunu ortaya çıkarmasına rağmen 60 bin kişiden biri bile, “Doğruluğunu araştırmadan bir yalana ortak oldum” deyip, özür dilemedi. Olay yalan, ama maalesef ülkemin gerçeği bu!

YOK ARTIK, BU NE?

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre 28-29 Temmuz’da 21 ilde tam 63 yangın çıktı, ciğerlerimiz yandı!
Yangın yerine dönen bir ülkede haber kanallarının orman yangınlarını masaya yatırması doğal, ama böyle değil.
Haber Global’de Erhan Ertürk’ün moderatörlüğünü yaptığı program gibi tv100’de Mine Uzun’un ‘Güne Bakış’ında konu orman yangınlarıydı.
Siyasal iletişimci İbrahim Uslu, hukukçu Mete Han Özkan, hukukçu Prof. Dr. Selami Kuran ve CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya ile “THK uçakları neden kullanılmadı”yı tartışmak, hukukçular Aydın İşkur, Cavit Tatlı, kamuoyu araştırmacısı Murat Sarı ve de yine CHP’li milletvekili Yıldırım Kaya ile “Yangınlar sabotaj mi ihmal mi?”ye yanıt aramak nedir Allah aşkına? Orman yangınları konusunda uzman mı yok Türkiye’de?

Tecavüz yalanına inanan 60 bin insan

‘PLASTİK AŞKLAR’ YENİDEN SAHNEDE

Oya Başar’ı 25 yıl sonra tiyatroya döndüren ‘Plastik Aşklar’ adlı komedi, pandemi nedeniyle bir yıllık aranın ardından seyircisine yeniden “Merhaba” diyecek.
Baba Sahne’de izleyip çok beğendim, aynı adama aşık iki kadının savaşını anlatan oyun, 5 Ağustos Perşembe saat 21.00’de Küçükçiflik Park’ta seyircisiyle buluşacak.
Bugün şov dünyasından bile çoğu insan hatırlamayabilir, Kavran ailesine ait Küçükçiftlik Park’taki o tiyatroyu yıllar önce Levent Kırca-Oya Başar ikilisinin ciddi paralar harcayıp yaptığını.
Kim bilir acı-tatlı ne anıları vardır Oya Başar’ın, Begüm Birgören’le kiracı olarak ‘Plastik Aşklar’ı sahneleyecekleri o tiyatroda?
İstanbul’da olsam kesin gider oyunu izler ve Başar’dan o anıları dinlemek isterdim.

GÜNÜN SÖZÜ

“Ne çok gülmüşümdür, içinde binlerce kötülük bulunan, ama kendini iyi biri zanneden zayıflara.” (Nietzsche)