‘ANNE NE EKERSE İNSAN ONU BİÇER’Anneler Günü’müz kutlu olsun... Geçen hafta pazar günü yazımda, bu çok özel günü kimse atlamasın diye anlam ve önemini anlatan, anneleri hoşnut edecek ve etmeyecek alternatiflerle ilgili detaylı bir yazı yazmıştım. Hala atlayanlar varsa lütfen internet sayfasına göz atsın. Bugün bana düşen, tüm annelerin Anneler Günü’nü kutlamak ve annem ve kızımla bir arada, daha nice yıllar için dua etmek... İyi ki... Anneciğime de bu satırlar vesilesiyle teşekkürü borç bilirim, iyi ki beni sağlam öğretilerle yetiştirmişsin; işte size annemden bana, benden kızıma, bizim evin anne nasihatleri...
“Her zaman öğren”, “Yenilikleri takip et”, “Elalem lafına göre yaşama”, “Herkesin fikrini dinle ama sonunda kendi aklının sözünü dinle”, “Her zaman kendini savun, hiçbir saldırıyı sineye çekme”, “Sakın kendini kimseye ezdirme”, “Karşındakinin mevkii ne kadar yüksek olursa olsun, kendine saygısızlığa müsaade etme”, “Ayaklarının üzerinde dur, ekmek paranı kazan”, “Hiç bir erkeğin hayatına müdahale etmesine müsaade etme”, “Erkek olduğu için birinin üstünlük taslamasına izin verme”, “Sana değer veren insanlarla ol”, “Kıymetini bilen bir adamla aile kur”, “Tek başına bakabileceğinden emin olunca çocuk doğur”, “Kimseden izin alma. Ben hariç, seni ben doğurdum, o kadar ileri gitme”, “Ben bunu başaramam, deme”, “Çok çalış”, “Başaramadığında daha çok çalış”, “Korkma”, “Görmezden gelme, konuş”, “Eşitlikten vazgeçme”, “Ucuza çok alma, bir tane yeter, kaliteli olanı iste”, “Hayvanlarla dost ol”, “Moda diye giyme ama demode de giyinme”, “Çok makyajla yüzünü kirletme”, “Hep temiz ol, iki elin kanda olsa öz bakımını yapmadan hele ki yüzünü yıkamadan sakın yatağa girme” ve “Ben ettim sen etme, ev işleriyle kafayı yeme”... Teşekkürler annem...

‘ANNE NE EKERSE İNSAN ONU BİÇER’En tepeden örnek...
Yukarıda sıraladığım anne nasihatlerine dudak kıvırıp, “Amaaan olur mu öyle şey, yürümez böyle” diyenler varsa hemen söyleyeyim; anne ne ekerse, insan onu biçiyor hayatı boyunca... Hatta, yanındaki erkek dünyanın en önemli, en zengin insanlarından bile olsa, sağlam yetişmiş bir kadın ‘eşitlik’ ilkesinden vazgeçmeden, erkek himayesinde ezik ve korkak bir yaşam yerine, mutlu bir birliktelik kurabiliyor. Yani farklı yaşam formları, evlilikte de mümkün... İşte size en tepeden bir örnek; 90 milyar öz varlığıyla dünyanın en zengin adamı Bill Gates’in 25 yıllık eşi Melinda Gates, bu hafta çıkardığı ‘The Moment of Lift’ adlı kitabının tanıtım toplantısında, hayat tecrübelerinden kesitler paylaştı ve Dominican Üniversitesi salonunu dolduran öğrencilerin sorularını yanıtladı. En çok dikkatimi çeken, evlilik düzenlerine dair anlattıkları oldu.
Üç çocuk annesi Melinda, evlilikte evdeki işler ve çocukların sorumluluğunun eşit olarak bölüşülmesi gerektiğini ve kadınla erkeğin aynı süreyi evdeki görevlere ayırması gerektiğinin özellikle altını çizerek, mutlu bir evliliğin ancak eşitlikle mümkün olabileceğini savunuyor. Evi toparlamak, çamaşır, bulaşık, yemek ya da çocuklarla ilgili işlerin tamamını ‘maaş almadan yapılan işler’ olarak tanımlayan Melinda Gates, kadın ve erkeğin iş yaşamında aktif çalışmasını, ev işlerine her iki tarafın aynı süreyi ayırması gerektiğini, ancak böyle mutlu bir aile kurulabileceğini söylüyor. Kendi yaşamını da örnek olarak ortaya koyuyor. Tekrar hatırlatırım, bunları söyleyen kadının kocası dünyanın bir numarası!

‘ANNE NE EKERSE İNSAN ONU BİÇER’İşe devam et!
Eşinin zaten bu fikri savunduğunu da özellikle belirtti Melinda... Hatta ilk çocuklarına hamileyken, çocuğunu büyütmek için evde olması gerektiğini düşünmüş ama Bill Gates, karısının bu fikrine kesinlikle karşı çıkmış. Çalışmayı seven karısını, işe devam etmesi konusunda desteklemiş, evdeki her sorumluluğu da yarı yarıya bölüşmüş. Bill Gates, daha önce röportajlarında ve konuşmalarında, ev görevlerinin kadının işi olmadığını ancak ortak paylaşılırsa aile olabileceğini defalarca söylemişti.
Gates çiftinin üç çocuğu var. Malum, bu dehşet serveti çocuklarına bırakmanın onlara iyilik olmayacağını düşündükleri için ikili, Bill&Melinda Gates Vakfı’nı kurmuşlardı.

Zeki adam!
Hazır ‘Anneler Günü’ demişken, üç liralık terfi aldığında karısına dönüp, “Ben sana maaşının fazlasını vereyim de otur evle ilgilen” deme cüretini gösteren, hele ki biraz parası varsa zaten karısına ipotek koymayı normal kabul eden, gönlü fakir kalmaya mahkum zengin erkekçiklere inat, dünyanın en zengin, en etkili adamı, çocuklarını okula bırakmakla, akşam bulaşık kaldırmakla, ev işlerine ortak olmakla, çocukları için ‘para kapısı’ olmayı değil ‘evin babası’ olmayı seçiyor. Ama en önemlisi, kendini gerçekleştirebilmiş, yaptığı işle mutlu olmuş ve kariyeriyle tatmin olmuş üreten bir kadınla ancak gerçek aile mutluluğunu yakalayabileceğini biliyor. Eh ne de olsa zeki adam. Sevgili beyler, bir kendinize bir Bill Gates’e bakın, şimdi eşinize ya da annenize aldığınız o ütünün paketini yavaşça açın ve kendi gömleklerinizi ütülemeye başlayın.