Hemen her kötü olaydan ve ardından yapılan eleştirilerden sonra, muhakkak ‘vatansever’ bir çoğunluk “Yani bir tek bizde mi oluyor?” diye haykırarak kendini paralıyor. Sadece büyük facialardan falan bahsetmiyorum, ne bileyim Amerika ya da Avrupa’dan ünlü biri çıkıp da ırkçı bir laf söylese ya da sevgilisini dövse, edepsiz bir söylem içine girse, bizim vatanseverler mal bulmuş mağribi gibi, “Bakın bir tek bizde yok, onlarda da var, onlarda da var!” diye zafer çığlıkları atıyorlar. Zamane deyişi ile “Neyin kafasındalar!” anlamak mümkün değil. Ya da nasıl bir cevap beklentisi içindeler? Acaba ırkçılığa, cinsiyetçiliğe ve şiddete karşı olanlardan, “Ha, tamam o zaman, Amerikalı oyuncu da dövdüyse olur, normal madem vurun kahpeye!” falan deneceğini mi?

Muhtemel bir yanlış anlaşılmayı da hemen düzeltmek isterim, kimsenin ülkesinde kötü insan yoktur, oradaki siyasiler çok tatlış sadece halkı düşünen insanlardır diye düşündüğü yok. İnsanoğlu ne yazık ki özellikle de kendi türüne karşı diğer canlılardan çok daha acımasız. Ve çok tabii ki, facialar, hatalar, sapkınlar, vandallar, kötüler her ülkede var ve iktidarlar da hiçbir yerde masum değil. Bir tek bizde olmuyor yani özetle. Ama... Bir tek bizde olan ne, onu söyleyeyim size...

Alışkanlık haline gelmiş

“Kötüden örnek olmaz” demiş atalar ısrarla ama belli ki öğretememişler çocuklarına! İnat ve ısrarla hep kötüyü örnek göstermek, ülkemizde bir alışkanlık adeta! Japonya’da şimdi bir tren kazası olsa, elinde zillerle “Bak işte bir tek bizde olmuyor!” diye bayram yapıp birbirini kutlayacak olan kesim, ‘bir tek bizde var’ mesela. Onlar ki oran-orantı da yapmazlar. Hani, Japonya’da günde kaç tren seferi var bizde kaç tane var, onlarda kaç yılın sonunda, kaç yüz bin seferde bir hata olmuş, bizde senede kaç kere olmuş, hiç bu konularla ilgilenmezler. Hadi kazayı geçtim, sonrasında ne olmuş, kimler nasıl suçlu bulunmuş, nasıl cezalandırılmış, hatta vicdan azabından hangi yöneticiler kendi ipini kesmiş, bunları da duymak istemezler! Ya peki kazadan sonra ne önlemler alınmış, onunla hele hiç ilgilenmezler. Bir tek bizde olan nedir biliyor musunuz? Yaşananların hesabını sormayan, suçluların cezalandırılmasını, önlemlerin alınmasını talep etmeyen bir halk kesimidir işte.

Böyle ‘vatansever’, bir tek bizde var yine... Toz kondurmamak değil, tozlanmasın diye vatanını temiz tutmak için çalışmaktır oysa vatanseverlik. “Başkalarında da oluyor!” diye sevinmek değil, herkeste olsa kendinde olmasın diye mücadele etmektir. Çirkinlikleri değil, güzellikleri yarıştırmaktır. Kötüyü düzeltmek isteyenlere, “Beğenmiyorsan git başka yerde yaşa!” demek yerine, memlekete bir güzellik katmak isteyenlere el uzatmaktır. Vatanı sevmek, olduğu gibi kabul etmek değil, hep daha iyiye götürmeyi amaçlamaktır.

‘YANİ BİR TEK BİZDE Mİ OLUYOR’

İki terbiyesiz örnek

Bizde olmayan nedir, onu da söyleyeyim yeri gelmişken... Olumsuz bir olay yaşandığında, “Ama” demeden, topyekün tavrını koyabilen bir halk anlayışı yok. Bakın size taze yaşanmış iki örnek! Ballon d’or Ödülü’nü alan ilk kadın futbolcu Ada Hegerberg’e, sunucu, şu popo sallama dansını sorup, “Twerk yapar mısın?” diye güya şaka yaptığında, kadın-erkek, ünlü, sporcu, şarkıcı, kimse gülmedi mesela... Büyük tepki alan Fransız sunucu, cinsiyetçilik yaptığı için yüz kere özür diledi ama nafile... Peki ya bu senenin Oscar sunucusu seçilen, komedyen Kevin Hart’ın, birden geri çekilmesine ne demeli? Zamanında yaptığı, “En büyük korkum, oğlumun gay olması...” tarzındaki açıklamaları ortaya çıkınca, cinsel tercihlere yönelik nefret söylemi, Hart’ın Oscar sahnesini engelledi. Cinsiyetçilikle mücadelede herkes birleşti. Savunan kimse çıkmadı, “Ne var bir tek bizde mi söyleniyor böyle şeyler, büyütmeyin bu kadar” diyene rastlanmadı! Bir tek bizde olan, “Bir tek bizde mi oluyor?” diyen tuhaf kafalar..