Kanserle ilgili, yüzleşmeyerek gözümüzde büyüttüğümüz onlarca soru, sorun ve açıklamalarla her gün sizlerle bu yazı dizisinde buluşacağım. Yaşamın her alanında açıkça tanımlanmayan sorunların sahte gücüne, cesaretimizi ve mücadele gücümüzü yok etmesine izin vermeyelim. Bu yazılar 'Birlikte ve Bilimle' verdiğimiz mücadelenin güncesi olsun.

Kalp hastalıklarından sonra dünyadaki en sık ölüm sebebi, kanserdir. Günümüz insanının korkulu rüyası, 2012 yılında dünya genelinde 14.1 milyon yeni vaka ve 8.2 milyon kansere bağlı ölüm rapor edildi. Bu yeni kanser vakalarının yüzde 57’si Orta Amerika, Afrika ve bazı Asya bölgelerini içeren az gelişmiş bölgelerde meydana geldi. Yıllık yeni kanser vaka sayısının 2030'a kadar 23.6 milyona çıkması bekleniyor. Bu, sağlık, hijyen, beslenme, egzersiz, sağlıklı metabolizma ve güçlü olma gibi son bir ayda hatırladığımız bir sürü kavramı bundan sonrasında da unutmamamız anlamına geliyor.
Yok etme ve engelleme yöntemlerini bilmemize, baş edebilmek uğruna her saniye çaba gösteren meslektaşlarıma, teknolojiye, bilime rağmen hâlâ bu hastalığa yeniliyor olmamızın en önemli sebebi; kanserle, onun yaşam habitatı bedenimizle, ona yol veren alışkanlıklarımızla ve adını duyar duymaz takındığımız sorgusuz çaresizlikle çok ilgili.

Kanser, doğru soruları nispeten daha az sorduğumuz bir bilinmez. Maalesef yanlış ve hedefe götürmeyen soruları fazlasıyla biliyor ve soruyoruz. Gönlümüze göre çıkmayan cevaplarda toplumsal bir çaresizliğe düşüyor ve bunu da eylemsizliğe devşiriyoruz. '50 Soruda Kanser' kitabımı elimden geldiğince özenerek yazmamın sebebi biraz da bu; kanserle iletişim kurmak... Bütün insani hastalıkların üzerinde, mistik bir dünyadan gelen uhrevi bir bela olarak görmeye son vermek! Onu, bütün çıplaklığı, basitliği, insan iradesi ve aklı önündeki zavallılığıyla ortaya sermek. Kanseri, önlenebilir, baş edilebilir ve mağlup edilebilir bir zavallı olarak görmenizi sağlamak.KANSER NEDİR, NASIL GELİŞİR

DNA hasarı
Kanser, bir organ veya dokudaki hücrelerin anormal biçimde bölünüp çoğalmasıdır. Normalde vücuttaki hücrelerin çoğu zaten bölünüp çoğalma yeteneğine sahiptir. Bu sayede ölen hücrelerin yerine yenileri gelir ve hasarlı dokular onarılır. Ancak hücrelerin bu bölünme özelliği kontrollüdür ve hücre ölümü zamanında gerçekleşmelidir.

DNA organizmanın büyüme ve gelişmesi için tüm şifreleri taşıyan bir nükleik asittir, bir anlamda hücrenin yöneticisidir ve bütünlüğü sürekli tehdit altındadır. Genom denilen kalıtım materyalimizde her gün 10 binden fazla DNA hasarının ortaya çıktığı tahmin edilmektedir. Normalde hücre çekirdeğinde, DNA hasarını tamir eden mekanizmalar vardır ve insanda bu mekanizmaları çok sayıda gen yönetmektedir. Ancak yaşlanma ve sürekli kanserojenlere maruz kalmak, DNA hasarının tamirini engelleyebilir. DNA’da meydana gelen kalıcı genetik hasarlara mutasyon denir ve mutasyona uğrayan hücre kendisini onaramazsa, hücre ölümüne gider. Hücrelerin bu programsız ölümleri ve DNA hasarlarının birikmesiyle kontrolsüz büyüyüp çoğalma başlar ve kanser oluşur.

Metastaz nedir?
Kanser hücreleri ana tümörden ayrılıp kan veya lenf sistemine girdiği zaman başka doku ve organlara yayılabilme potansiyeline sahip olur. Bu başka organlara yayılımına, sıçramasına metastaz denir. Bir kanserin metastaz yapıp yapmayacağı, kanserin türüne, evresine göre değişebilir. Sıklıkla komşu lenf düğümleri, kemik, beyin, akciğer ve karaciğere yayılır. Ancak herhangi bir doku veya vücut boşluğuna da dağılabilir. Metastaza orijini olan kanserle aynı ad verilse de moleküler ve genetik düzeyde orijiniyle aynı olması şart değildir. Hepimizin anlayabileceği biçimde sadeleştirdiğim bu kısa tanım gibi, ömrü de kısa olacaktır. Yeter ki biz ona, adını duyduğumuz anda biat etmeyi bırakalım.

Daha fazla ve detaylı bilgiyi '50 SORUDA KANSER' kitabında bulabilirsiniz.
www.berrinpehlivan.com