Pandemi, okullar, soğuyan havalar, kapanacak, ne oldu ne bitecek derken, eylül ayını da bitiriyoruz. Bu dönemler, yaz tatilinin rehavetinden sonra bildiğimiz telaşlı ve sorunlu hayata yeniden dönüş olarak görülüyor olsa gerek ki, bu ay pek çok kanserin farkındalık ayı. Jinekolojik kanserler, insanlığa hatırlatılması gereken türler içinde bu ay da önümüze geldi. Pandemi stresi içerisinde ne kadar kulak verebildik, neler izledik, ne öğrendik bilemiyorum ama ısrarla, her fırsatta yazmam gerektiğini biliyorum. Önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olan kanser, biz konuştukça zayıflayacak. Ona bakış açımız değiştikçe, kanserin ölümle eşitlenmemesi gerektiğini algıladıkça başarı şansımız da artacak.

Jinekolojik kanserler, yumurtalık, rahim, rahim ağzı, vajen ve genital organların derisini kaplayan değişik organlarda oluşan farklı tip kanserlere denir. Genelde sinsice seyreder, çok fazla belirtisi olmayabilir. Ancak zaman geçtikçe akıntı, kanama ve bel ağrısı gibi genel belirtiler olabilir. Yumurtalık kanseri kabızlık, karında basınç ve ağrı, rahim ağzı kanseri düzensiz kanama yapabilir. Sebat eden bir şikayet durumunda mutlaka doktora başvurmak gerekiyor. Doktora başvurduğunuzda ise doğru soruları yöneltmek hayatınız için çok kritik olabilir. “Jinekolojik kanser geliştirme riskiniz nedir?”, “Bir sonraki test zamanı?”, “Testlerin sonucu nasıl değerlendirilmeli?” ve tabii ki “HPV taşıyıcısı olup-olmadığınız?” sorulabilecek soruların başında geliyor. Ancak bu noktadaki en önemli konu, kadın üreme organlarına ait kanserlerin varlığını bilmek ve bu konuyu önemsemek, çünkü ihmal edildiğinde ölümcül olabiliyorlar.

YAZ BİTTİ HAYATA DÖNELİM Mİ

Rahim ağzı kanseri: En çok önlenebilir kanser türlerinden biri. Yıllık tarama testleri daha kanserleşme sürecindeki hücreleri fark etmeyi veya erken tanıyı sağlayabilir. HPV aşısı yaptırmak, tamamen engelleyebilir. Rahim ağzı kanseri için düzenli aşılama yapan gelişmiş ülkelerde artık nerdeyse tamamen silinmiştir. Bizim gibi gelişmekte olan veya gelişmemiş ülkelerin hastalığıdır.

Vulva kanseri: Bu bölgedeki cildin kanseridir. HPV aşısı görülme sıklığını azaltmıştır. Hastalığın yaygınlığına göre cerrahi veya radyoterapi gibi tedavi seçenekleri bulunmaktadır. 

Rahim kanseri: Rahmin iç yüzeyini döşeyen hücrelerden kaynaklanır. Genellikle kanamayla kendini belli eder. İhmal edilirse, başka yerlere yayılmış olarak karşımıza çıkabilir. Cerrahi uygulanan ilk tedavidir. Hastalığın yaygınlığına ve alt tipine göre radyoterapi ve kemoterapi de tedaviye eklenebilir.

Yumurtalık kanseri: Belirtileri herhangi bir sebebe bağlı olabileceği için genellikle geç fark edilir.  Alt tipi ve hastalığın yaygınlığı uygulanacak tedaviyi belirler. Ancak, “Kemoterapi ve cerrahi asıl tedavilerdir” demek, yanlış olmaz.

Genellikle tanı, jinekolojik muayene ve smear  testi ile konur. Muayene sonrasında da hemen her hastaya ultrason yapılır, gerekirse tomografi veya MR istenebilir.  Hem jinekolojik muayene hem de smear işlemi ağrısız ve acısızdır. İlk defa yaptıranlar genellikle çekinirler ama işlemin zor olmadığını bilmemizde fayda var. Jinekolojik muayene sırasında karın bölgesinde ve ciltte anormal bir durum var mı diye bakılır, sonra da spekülüm  denilen bir aletle vajina ve rahim içi kontrol edilir. Spekülüm muayenesi sırasında smear alınır. Sonra da elle muayene yapılır ve ele gelen bir kitle olup-olmadığına bakılır. Muayene sırasında şüpheli bir lezyon ile karşılaşılırsa biyopsi alınır. Jinekolojik muayeneyi cinsel ilişki başladıktan sonra her yıl öneriyoruz. Ancak unutulmaması gereken ve devlet politikası haline gelmesi gereken bir konu daha var ki, o da HPV aşısı. 10-11 yaşlarından sonra hem kız hem erkek çocukları aşılanmalı. Önceden 40-45 yaşlarına kadar öneriyorduk ama artık her yaşta yapılabilir, bilinmesi gereken yaş ilerledikçe koruyucu antikor gelişme oranının da azalacağı. Yani ne kadar erken yaptırırsak o kadar iyi koruma sağlayacağımız...

Her kanser umursamazlık, göz ardı etmek, kendine yakıştıramamak gibi yeni çağa özgü virüslerle beslenir. Lütfen tümünden uzak durun; farkındalıklı bir yaşamın sağlıklı bir yaşama eş olduğunu unutmayın. Dünyanın hastalık gündemi, bedeninize, genetik yapınıza ve yaşam tarzınıza bağlı özel gündeminizi ertelemesin. Bilgili, maskeli, sağlıklı ve mutlu kalın.