Geri Dön

BiNGÖL’DEN ELEŞTiRi

‘Altın Kelebek Ödülleri’ arasında Türk Halk Müziği dalının olmaması, Yavuz Bingöl’ü kızdırdı. Bingöl, tepkisini “Anadolu toprakları binlerce türkü ve türkü üstadı yetiştirmiştir. Burada halk müziği kategorisinin olmayışına üzüldüm. Bu Altın Kelebek’e yakışmamıştır” diyerek gösterdi.

Yavuz Bingöl, 11’inci solo albümü ‘Ateş’i çıkardı. Müzikle birlikte oyunculuk kariyerine de hız veren Bingöl, “Oyuncu olmak çocukluk hayalimdi” diyor

Albümü Seyfi Teoman’a adamışsınız...
Çok geç tanıyıp, çabuk kaybettiğim bir arkadaşım oldu. O kadar iyi bir insandı ki... Böyle erken kayıplar yaşayınca “Keşke hiç tanımasaydım” diyorsunuz. ‘Deniz Gözlüm’ albüme son anda girdi. O şarkıyı da onun anısına söyledim.


‘Ateş’, bir önceki albümünüz ‘Kül’ün devamı öyle mi?
Doğru. İkisi bir arada çıkacaktı ama ekonomik sıkıntılar yüzünden olmadı. 1.5 yıl aradan sonra ‘Ateş’i çıkarttım. Kendi bestelerimden oluşan tarafına ‘Kül’ demiştim, daha çok türkü olan tarafı da ‘Ateş’ti.


Yeni besteler yapıyor musunuz?
Var aslında... Bir sonraki albüme kendi şarkılarımı koymayı düşünüyorum. Tek enstrümanla, kendim çalıp okuduğum bir albüm yapabilirim.

Size neler ilham verir?
İlhama inanmıyorum ben.


Yaptığınız besteler nasıl ortaya çıkıyor?
Emek vererek... Biraz insanın ruh haliyle, bulunduğu ortamla, yazmayı isteyip istememesiyle ilgili. Ben daha çok bağlama, piyano ya da gitar başında çalışırken melodiler düşüyor. Sonra bir gün geliyor, bunun zamanı olmuyor, o melodiye söz yazıyorum.


Aşık olmak üretim sürecinizi nasıl etkiliyor?
Bir kadına aşık olup da, şarkı yazdığım hiç olmadı. Yazdıran çıkmadı (gülüyor)...


“Cannes’daki duyguların yerini hiçbir şey tutamaz”

Müzisyen olarak başlasanız da oyunculuğunuz daha ön planda artık...
Herkes böyle düşünüyor ama öyle değil. Ben 1.5 yılda bir albüm yapmaya devam ediyorum. Tek şarkılık ya da üç şarkılık şeylerle de değil, dolu dolu repertuarlarla dinleyicilerin karşısına çıkıyorum. O durumun nedeni, albüm çıkardığımız zaman katılacağımız doğru düzgün televizyon programının olmaması. Eskisi gibi albüm tanıtım konserleri de yapılmıyor. İnsanlar beni her hafta dizide gördüğü için oyunculuğumun ön planda olduğu düşünülüyor.

‘Üç Maymun’la Cannes film Festivali’ne gittiniz. Festivalin etkileri nasıl oldu? Yeni film teklifleri geliyor mu?
Cannes’dan sonra 3-4 teklif aldım ama yabancı dilim yeterli olmadığı için projeye dahil olamadım. Ama ‘İstanbul My Dream’ isimli bir Macar filminde oynadım. Bu filmle ŞanghayFilm Festivali’nde en iyi kadın oyuncu ve en iyi erkek oyuncu dalında adayız.


Steven Spielberg’den teklif gelince heyecanlandınız mı?
Cannes, o heyecanı törpüledi. Orada yaşadığım duygular müthişti, yerini hiçbir şey tutamaz. Bir de yazışma aşamasında o heyecanı taşımayabiliyorsunuz. Gerçekleşince daha çok heyecanlanırım herhalde.

‘Şehit’te oynamanız için nasıl bir rol teklif edildi?
Filistin tarafında ciddi bir karakter, başrol. İsrail-Filistin meselesini anlatıyor film zaten.


Filme dahil olup olmayacağınız ne zaman belli olacak?
Yıl sonuna doğru.


“Oyuncu olmak çocukluk hayalimdi”
Cannes’a, Hollywood’a gitmek birçok oyuncunun hayali... Bu anlamda şanslı olduğunuzu düşünüyor musunuz?

Şanslıyımdır biraz (gülüyor). Çocukluğumda çok fazla hayalim vardı. Hiç unutmam ilk 1976 yılında televizyon evimize girmişti. Frank Sinatra, Elvis Presley filmlerini izleyip, “Bir gün ben de böyle olmak istiyorum” derdim. O hayallerin birçoğunu gerçekleştirdim aslında.

Birlikte çalışmak istediğiniz bir oyuncu ya da yönetmen var mı?
Şener Ağabey’le (Şen) oynamayı çok isterim. Umarım gerçek olur.


Siz senaryo yazıyor musunuz?
Kendi hayatımla ilgili bir hikaye yazıyorum. Ben 10 yaşındayken kardeşlerimin ve okul arkadaşla-rımın başından geçen güzel bir hikaye. İsmi Makas. Senaryosu bitmek üzere, sonra neler yapabiliriz diye bakacağız. Çocuk oyuncular rol alacak.


“Keşanlı’yı oynamak önemli bir deneyim”
Keşanlı Ali Destanı’ yeni sezonda devam edecek mi?

Önümüzdeki sene ayda bir falan oynamayı düşünüyoruz. Yazın da belki birkaç yerde oynarız.


Bu oyunda yer almak sizin için nasıl bir deneyim oldu?
Yurt dışında başka bir yönetmenle Broadway’de oynamıştım. Ahmet Mümtaz Taylan da çok sahici ve güzel bir oyun koydu. İkisinde de çok keyif alarak oynadım. ‘Keşanlı Ali Destanı’, epik tiyatronun baş eseridir. Çok önemli bir deneyim oldu benim için.

“Bu topraklarda çok Nasreddin Hoca var”

Twitter’da yazdığınız Anneler Günü mesajı çok tepki aldı. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
O söz benim değil, Gazelhan Baba’nın sözüdür. Yanlış anlayacak bir şey yok aslında. Annelerin çocukları için babalardan daha fazla fedakarlık yaptığını anlatıyor. Anadolu’da özlü söz o kadar çok ki... Anadolu mizah demektir. Bu topraklarda Nasreddin Hoca gibi o kadar çok insanımız var ki... Hazırcevap, nükte bilen, mizah bilen... Benim dedem de mesela Nasreddin Hoca gibi bir adamdı. Gazelhan Baba da çok değerli biridir.

Magazin Haberleri Bülteni (23 Şubat 2021)İşte magazin gündeminin öne çıkan başlıkları;

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber

Türkiye’nin haber yaşam platformu Milliyet Dijital yenilendi!

Uygulama ile devam et, gündemi kaçırma!

Şimdi DeğilHemen Keşfet