Çağdaş Ertuna

Çağdaş Ertuna

cagdas.ertuna@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Senelerce disiplinli ol, çalış didin, milli sporcu olarak ülkeni temsil et, kimse ilgilenmesin. Sonra medeni cesaretini topla, ‘Yok Böyle Dans’a katıl, sporcudan dansçı olamayacağını herkese göster. (Pascal Nouma tabii ki bir istisna)
Hülya Avşar canlı yayında ‘Vay be, vücuda bak’ desin, bu iltifat karşısında herkesin yapacağı gibi iyice gerin ve soyun. Yarışmanın diğer bölümlerinde hep beraber üstü çıplak bir yarışmacı izleyelim. Bu arada Dubai’deki Dünya Şampiyonası’na giderken uçağı kaçırdı mı, dans yarışmasından yüzme yarışlarını ihmal etti mi diye tartışılsın. Federasyon ‘maddi destek sözleşmesine aykırı davranışları nedeniyle’ desteğini yarıya indirsin. Sonunda gelinen nokta bu. Bu arada federasyon “2012 Londra Olimpiyatları’nda yüzme branşında ülkemizi temsil edebilecek ve gelecek vaat eden milli sporcularımıza maddi destek sağlanmaktadır. Bu kapsamda da 14 milli sporcumuzla maddi destek sözleşmesi imzalanmıştır. Federasyon olarak sözleşme imzalanan sporcularımızdan taleplerimiz sözleşmelerinde açıkça belirtilmiştir” diye bir de açıklama yapsın. 35 yaşında, hâlâ gelecek vaat eden yüzücü olabilmek mümkün müdür?

Haberin Devamı

Derya Büyükuncu’nun suçu ne
Artık onun için zor dönem

Derya Büyükuncu daha önceki başarılarının karşılığını şimdiye kadar ne kadar alabildi, bilmiyorum. Ama bundan sonrası onun için daha da zor bir dönem. Artık popüler kültürün bir parçası oldu, ee tabii onunla uğraşanlar da çoğalacak. Peki bütün bunlar Derya Büyükuncu’nun mu suçu sadece? Hiç sanmıyorum. Futbol dışındaki sporlarla hiç ilgilenmeyen biz mi, 35 yaşında hâlâ gelecek vaat eden bir milli yüzücü olunamayacağını bilmeyen federasyon mu, popüler olmak uğruna hiç beklemediğiniz, mesleklerinde başarılı bulduğunuz kişilerin bile TV yarışmalarında ter döktüğü sistem mi? Ne dersiniz?

Sosyal medyada müşteri ilişkileri
Facebook ve Twitter toplumu tahrip eden zehirli aygıtlar olarak ilan edildi. Oysa Türkiye’nin en büyük kurumları sosyal medyadan sonuna kadar yararlanıyor.
Pazartesi günkü yazımdan sonra Türk Telekom’dan bir e-mail aldım, “Sosyal medya aracılığıyla Türk Telekom’a iletmiş olduğunuz talebiniz hakkında arızalı telefon numaranızı alan kodu ile birlikte ve irtibat GSM numaranızı tarafımıza ilettiğiniz takdirde memnuniyetle yardımcı olabiliriz” diye.
Şimdi diyeceksiniz ki gazete tabii ki çok güçlü ve etkili, ama aynı şey artık kabul etsek de etmesek de Facebook ve Twitter gibi mecralarda da geçerli.
Dün Cengiz Semercioğlu Twitter’da Koçtaş’la ilgili bir yorum yazmış, Koçtaş anında geri dönüş yapmış. “Hangi şirketler sosyal medyayı böyle yakından takip ediyor?” diye sormuş. Bazıları “Gazetecileri takip ediyorlar, herkesin şikayetini aynı ölçüde ciddiye almazlar” diyordu. Oysa ki durum öyle değil. Büyük firmalar kendi markalarının adının geçtiği her yorumu, her şikayeti yakından takip ediyor. Müşteriye hemen geri dönerek inanılmaz bir müşteri hizmeti sunuyor. Twitter’da Türk Telekom şikayetini yazmış, az sayıda takipçisi olan biri de artık Türkiye’nin en çok okunan gazetelerinden birinde yazıyor gibi anında çok iyi bir servis alabiliyor. ‘Zehirli aygıtları’ yani sosyal medyayı takip eden firmalar da, kişiler de kazanıyor.

Haberin Devamı

Yeni yılda mutlaka deneyin!
Yılın son yazısı. Üç gündür cep telefonu bile çekmeyen bir yerdeyim. Evet, inanması zor ama hâlâ cep telefonu çekmeyen yerler de varmış. Cep telefonsuz hayat beklediğimden çok daha rahat ve huzurluymuş. Ne e-mail’lere bakabiliyorum, ne BBM’de uzun uzun chat yapabiliyorum, ne de beni arayanları görebiliyorum. En son ne zaman kendimi bu kadar özgür hissetmiştim, bilmiyorum. Bir sıfırlanma, yenilenme hissi içindeyim. Yılbaşı öncesi her zaman istenilen zaten bu değil mi?
Yeni yıl için yeni dileklerde bulunulur. Yapılacaklar listelenir. İşte bu da öyle bir öneri. Yılbaşı gecesi çıkmakta hâlâ ısrarlıysanız yapacak bir şey yok, size karışamam. Ama en azından birkaç gün cep telefonunuzu kapatmanızı tavsiye ederim. Bir boşluk hissi olmuyor mu? Oluyor. Üç günden fazla çekilir mi? Hayır. Ama olsun birkaç günlük de olsa deneyin bana hak vereceksiniz. İyi seneler!