Dilara Koçak

Dilara Koçak

bilgi@mezurasaglik.com.tr

Tüm Yazıları

Koca bir yılı geride bırakırken, 2019’da en sık konuştuğumuz konuları tekrar hatırlamakta fayda var. Bu sene de, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi sirkadiyen ritimden ve mikrobiyotadan sıkça bahsettik. Bunlara ek olarak, bu yıl beslenmenin yanında gezegen sağlığını sıkça konuştuk.
Çünkü toprak, deniz ve gezegen hasta...
Eğer onlar hastaysa, bizler de hastayız. Bu yüzden dikkatleri 2019 yılının en çok konuşulan konularına tekrar çekip, duyarlı olmaya davet etmek
istiyorum sizleri...

Vücudun saati: Sirkadiyen ritmi

Haberin Devamı

2017 Nobel Tıp Bilim Ödülü olan biyolojik saatin işleyişi alanında yapılan çalışmalardan sonra sirkadiyen ritmi daha çok duyar olduk. Peki ne anlama geliyor? Sirkadiyen ritmini, vücudun uyku düzeninde, iştah kontrolünden, kan basıncının ve vücut ısısının düzenlenmesinden sorumlu biyolojik bir iç saat olarak düşünebilirsiniz.
Yoğun yaşam tarzı, uykusuzluk, sık seyahatler ve çalışma saatleri gibi faktörler, bu döngüyü olumsuz etkileyen sebepler arasında yer alıyor. Bu noktada beslenme düzeninizi, yaşam tarzınızı ve uyku saatlerinizi gözden geçirmeniz, iyi bir sirkadiyen ritme sahip olabilmek için yapacaklarınızın en başında yer alıyor.

İkinci beyin: Mikrobiyata sağlığı

Son yıllarda hepimizin adını çok sık duyduğu mikrobiyota sağlığı, probiyotikler, prebiyotikler ve sağlık faydalarıyla ilgili yapılan araştırmaların sayısı gittikçe artıyor. Bağırsaklarımız artık ikinci beyin olarak adlandırılıyor. Beslenme düzeninin, bağırsak mikrobiyotasındaki bakterilerin gelişimini etkilediğini artık hepimiz biliyoruz. Bu etkileşim, sadece mikrobiyota sağlığından değil; çeşitli hastalıkların görülme oranından, bağışıklık sisteminin düzenli işleyişinden de sorumlu...
Alberta Üniversitesi’nde yapılan bu araştırma, şeker tüketimindeki kısa süreli artışların bile, inflamatuar bağırsak hastalığı riskini artırabileceği ve sağlık üzerine önemli etkileri olabileceğini söylüyor. Bu noktada mikrobiyota sağlığının, sağlıklı ve dengeli
beslenmeden geçtiğini bilmeliyiz.

Hangi diyet?: Gezegen diyeti

Haberin Devamı

Sağlıklı beslenme kavramı ortaya çıktığından bu yana, çok sık karşılaştığım sorulardan biri: “Benim için en uygun diyet hangisi?” Öyle bir besin olsa, hemen yağlarımızı yaksa diye düşünürken, mucize besinler ve diyetler ararken, bazen dünyamızın sınırlı kaynakları olduğunu unutuyoruz. Dönemsel olarak bazı yiyecekler veya içecekler popüler olsa da, hiçbir besinin tek başına sihirli değnek etkisi bulunmadığını, mesleğe başladığım ilk yıllardan beri söylüyorum.
Tüm beslenme programlarında dikkat etmemiz gereken noktanın; sürdürülebilir olan yeterli ve dengeli beslenme olduğunu hatırlamakta fayda var. İşte burada, 2019 yılında adından sıkça söz ettiren sadece bedeni değil; gezegeni de beslemeyi amaçlayan ‘Gezegen diyeti’, Ocak 2019’da yayınlanan en prestijli sağlık dergilerinden The Lancet’te, iki yıl boyunca 37 farklı ülkeden uzman tarafından oluşturuldu.

İsrafa önlem: Gıda okur yazarlığı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, her yıl 1.7 milyar ekmek ve 18 milyon ton sebze-meyve israf ediliyor. Bu kadar israfa karşı, 820 milyondan fazla birey, her gece başını yastığa aç koyuyor. Bunun sebeplerinden biri de gıdaların üzerinde yer alan etiket bilgilerinin detaylı okunmaması ya da yanlış yorumlanması.
Ülkemizde yapılan bir araştırma, Son Tüketim Tarihi (STT) ve Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) arasındaki fark doğru bilinmediğinden, kullanılabilir nitelikte gıdanın kaybının çok fazla olduğunu söylüyor.
Bu yüzden gıda okur yazarlığını geliştirmek, israfı önlemede atacağınız en büyük adımlardan...