BAHAR YORGUNLUĞU VE BALIKHava ısınmaya, bahar rengarenk çiçekleriyle kendini göstermeye başladı bile... Uzayan günler ve güneş, kendimizi daha iyi hissetmemize yardımcı olsa da, metabolizmadaki bazı değişiklikler, bahar yorgun-luğuna da sebep olabiliyor. Özel-likle bu aylarda, uykudan daha zor uyandığınız veya gün içinde kendinizi her zamankinden yorgun ve halsiz hissettiğiniz oluyor mu?
Baharla birlikte genel bitkinlik, güçsüzlük ve enerji eksikliği, isteksizlik, uykusuzluk ya da vücutta karıncalanma gibi şikayetler yaşanabiliyor. Endişelenmeyin, bu durum sıkça karşılaşılan ‘bahar yorgunluğu’ olarak adlandırabilir. Metabolizmamızda gerçekleşen bazı farklılıklardan kaynaklanabilir ve günlük hayatta yapacağınız birkaç küçük değişiklikle buna engel olabiliriz. Düzenli uyku, stresi azaltmak, yeterli oksijen almak ve egzersize vakit ayırmak çok önemli. Elbette beslenme de bu faktörlerden biri...

Beş beslenme önerisi
1- Beyin performansı için en önemli öğün olan kahvaltıyı kesinlikle atlamayın ve düzenli öğün tüketmeye özen gösterin. Kahvaltıda size daha uzun süre enerji verebilecek protein kaynağı besinleri unutmayın.

2- Sebze-meyve tüketiminizi artırın. Gün içinde enerjinizi yükseltecek kuru meyveler ve yağlı tohumlar yiyin. Basit şeker ve basit şeker içeren besinler, anlık enerji vereceği gibi kısa süre sonra modunuzun düşmesine sebep olabilir, dikkat!

3- Günde 2.5- 3 litre su tüketmeye özen gösterin. Maden suyu tüketimini de ihmal etmeyin. Kafeinli içecekleri azaltın. Kahve, çay, asitli soğuk içecekler, kakao ve benzeri kafeinli içecekler yerine, bitkisel çayları, rahatlatıcı etkilerinden yararlanmak için tercih edebilirsiniz.

4- Antioksidan vitamin ve mineraller, metabolizma sonucu oluşan zararlı maddelerin vücuttan atılmasına yardımcı olur ve baharda vücudun detoks sistemini destekler.
Antioksidan vitaminler, A, C, E; antioksidan minerallerse; selenyum ve çinkodur. Selenyum yumurta, tavuk, hindi ve kırmızı et gibi hayvansal besinlerle ay çekirdeğinde bulunur. Çinko ise yine yumurta, kırmızı et, kabuklu deniz ürünleri, kurubaklagil ve tam tahıl gibi besinlerde bulunur.

5- Haftada en az iki kez balık tüketmeye özen gösterin. Balık içerdiği omega 3 yağ asitleri sayesinde kanın pıhtılaşmasını kontrol etme, beyin hücrelerinin yapımına yardımcı olma, yaşa bağlı unutkanlığa karşı da koruyucu olma gibi birçok etki gösterir.
Bunun yanı sıra depresyonu önleyebileceği ve modun yükselmesine katkı sağlayabileceği üzerine de çalışmalar var.
Norveç somonu, omega 3 yağ asitlerinin en iyi kaynaklarından biridir. Aynı zamanda çinko ve selenyum da içerirler.

BAHAR YORGUNLUĞU VE BALIKDoğallığı önemseyin!
Ben balık seçiminde doğallığı, sürdürülebilirliği ve yağ asidi bakımından zengin olmasını önemsiyorum. Balıkçılık ve somon denince akla ilk gelenlerden biri de Norveç oluyor. Çünkü dünyanın en büyük deniz mahsulü üreticilerinden biri... Zengin doğal kaynakları ve balıkçılığa eskilerden beri süregelmiş kültürel yatkınlıkları var ve tabağınızdaki balıkların zararlı toksin ve ilaç içermediğinden emin olmak için çok sıkı bir gıda güvenliği düzenlemesine sahip. Ayrıca kaynak yönetimi ve sürdürülebilirliğine olan yapısal yaklaşımlarının da, Norveç’in küresel başarısında önemli faktörlerinden biri olduğu düşünülüyor. Ülkemiz için de gastronomi turiziminin harekete geçirilmesini bu anlamda önemsiyorum. Norveç’in deniz ürünlerinin kaynağı, kuzeyin soğuk ve berrak suları olduğunu biliyoruz. Bu gibi düşük derecelerde balıklar daha yavaş gelişiyor ve sıcak sulardakilere göre daha büyük boyutlara ulaşabiliyor. Soğuk sulardan gelen deniz ürünleri ayrıca sağlıklı doymamış yağ asidi bakımından da zengin içeriğe sahip oluyor.