Bugün bayramın 1. günü... Herkese sevdikleriyle çok mutlu, sağlıklı ve huzurlu bir bayram diliyorum. Bayramda yeme-içme konusunda kontrolü sağlamak biraz zor olabiliyor; bu nedenle bayramda nelere dikkat etmeliyiz ve nasıl beslenmeliyiz konusunu daha önceki yazılarımda sizlerle paylaşmıştım. Bugün de bayram sonrası vücudumuzu rahatlatmak ve toksinlerden arınmak için neler yapabiliriz bir bakalım.

Detoks nedir?

Her gün birçok toksin ile iç içeyiz maalesef. Sigara dumanı, egzoz, alkol, katkı maddeleri, tarım ilaçları, radyasyon ve daha birçok toksin kaynağı… Eğer bir de dengesiz beslenme, hareketsiz yaşam ve stres ilave olursa bu durumda vücudunuzun hem stresle baş etmesi hem ihtiyacı olan besin öğelerini karşılaması hem de bağışıklık sisteminizi güçlü tutması zor olabiliyor. İtiraf edeyim ben bazen yoğun tempoda bu dengeyi sağlamakta zorlanıyorum.

İşte detoks böyle dönemler için toksinlerden arınmak üzere vücuda yardım gibi düşünülebilir. Aslında vücudumuz doğal yollardan toksinleri temizler, bu konuda bize en yardımcı organımız karaciğerdir. Ama bazı dönemlerde karaciğere destek olmak, düzenli beslenme ve egzersizle stresi azaltarak vücudun detoksifikasyon sistemini desteklemek gerekebilir.

Hızlı kilo vermeye çalışmayın

Eğer Ramazan süresince ve bayramda kilo aldıysanız, bayram sonrası bu kiloyu hızlıca vermek için sakın telaşa kapılıp, size zarar verecek yöntemleri tercih etmeyin. Yaklaşık 1 ay kadar uzun bir sürede aldığınız bu kiloları 3 günde veya 1 haftada vermeye çalışmak sonrasında size kendinizi başarısız hissettirebilir ve vazgeçmenizi tetikler. Hızlı kilo verdiren diyetlerden uzak durun ve haftada 1 kg verecek şekilde, içinde her besinden bulunan, az ve sık yemek yeme esasına dayanan, beraberinde egzersiz olan ve bir diyetisyen tarafından planlanmış programlar uygulayın. Detoksun bir kilo verme programı olmadığını unutmayın.

Evde detoks yapmak için

Detoksta doğal beslenmeyi ana prensip olarak düşünün, doğanın bize sunduğu haliyle besinleri tüketin. Mesela balık, kuru baklagiller, sebze, meyve, yumurta, fındık, ceviz gibi yağlı tohumlar, doğal maden suyu ve su en iyi seçimlerdir. Bu besinler de oldukça geniş bir doğal besin yelpazesinden seçilebilir, bu süreçte;

- Sebze ve meyve tüketimine özen gösterin. Her sebze ve meyvenin ona özel renklerinin altında farklı vitamin, mineral ve antioksidan bileşeni olduğu için çeşit çeşit ve rengarenk beslenmeye özen gösterin.

- Bağırsak sağlığını destekleyici yoğurt, kefir gibi probiyotik ürünler tüketin.

- Bitkisel protein ve lif kaynağı kuru baklagilleri haftada 3-4 kez tüketin.

- Haftada en az 2 kez omega-3 açısından zengin olan balıkları tüketin. Omega-3 alımı inflamasyonu azaltarak detoksa yardımcı olacaktır.

- Bağırsak sağlığı için tam tahılları ürünleri tüketin. Bulgur, kinoa, karabuğday, tam tahıllı ekmekler, yulaf ezmesi bağırsaklarınız için faydalıdır.

- Yağlı tohumlar enerji verirken, vitamin ve protein açısından da destekleyicidir. Günlük beslenmenizde tuzsuz fındık, badem ve ceviz gibi yağlı tohumlara yer verin.

- Öğünlerde birden yüklenmek yerine küçük porsiyonlarla daha sık beslenmeye özen gösterin.

Gün içinde 3 ana, 1-2 ara öğün yapabilirsiniz.

- Bu süreçte yağlı et ürünleri, şeker, yüksek kafein içeren besinler, işlenmiş besinler, alkol ve doymuş yağ içeren besinlerden kaçının.

Sıvı tüketimini ihmal etmeyin

Detoks süresince toksinlerin vücuttan uzaklaştırılmasını kolaylaştırmak ve ödem atmak için bol bol sıvı gerektiğini biliyorsunuz. Bu süreçte genel olarak papatya, adaçayı, rezene, ısırgan, ekinezya, melisa, karahindiba çaylarından birini limon ilavesiyle tercih edebilirsiniz. Ancak yaz döneminde biraz daha serin sıvılar seçmek daha doğru olur. Bu noktada sıvı ve elektrolit dengesi için gün içinde su ve maden suyu oldukça önemli. Ülkemizde çay tüketimi çok yüksek oysa maden suyu tüketimi Avrupa ve Amerika ortalamasının çok altında. O yüzden ben bu konuda söylemlerimi hep tekrarlıyorum: ben her gün mutlaka 2-3 şişe zengin mineralli doğal maden suyu içiyorum.

Yeterli sıvı alımı; vücut ısısını dengeler, hastalıklara karşı vücudun direncini artırır ve dolaşım sistemini dengeler. Ayrıca böbreklerin daha düzenli çalışmasını sağlar. Bu yüzden sıvı ihtiyacını doğru kaynaktan almak önemlidir. Ter ile birlikte vücudumuzdan elektrolit kaybederiz. Sodyum-potasyum dengesinin bozulması tansiyon düşmesi, fenalık hissi, baş ağrısı, yorgunluk, halsizlik yaratabilir. Doğal maden suyu kemiklerin güçlenmesini sağlayan kalsiyum, kalp ve damar sağlına yardımcı olan magnezyum, mide ve sindirim sistemine destek olan bikarbonat gibi bir çok mineral içerir. Elektrolit ve mineral açısından dengeli yapısıyla, kaybedilen sıvı ve elektrolitlerin yerine konmasına yardımcı olur, halsizlik, baş ağrısı gibi şikayetlerin ortadan kalkmasına da yardımcı olabilir

Eğer doğrudan su veya maden suyu içmek dışında sıcak yaz günlerinde bunları çeşitlendirmek isterseniz içine meyve dilimleri, limon, veya taze otlar ilave ederek aromalandırabilirsiniz. Ben maden suyuyla taze sebze ve meyveleri birleştiren çok güzel tarifler yapıyorum, siz de deneyin.

Aşırıya kaçan detokslara dikkat!

Uzun süreler hiç katı yiyecek yemeden sadece sıvı alınan programlar sağlık açısından riskler taşıyabiliyor. Bitkisel bazlı ve dengeli protein içeren bir diyetle beslenmek sağlıklıdır ancak çoğu detoks diyeti aşırıya kaçabiliyor ve ben bunu sağlıklı bulmuyorum. Eğer böyle bir programı uygulayacaksanız mutlaka önce hekiminize danışmanızda fayda var.