Bayrama sayılı günler kaldı... Bu yıl pandeminin etkisini hafifletmesiyle bayram hazırlıkları tüm enerjisi ile devam ediyor. Özlediğimiz geleneksel aile buluşmalarının yaşandığı, kalabalık masaların kurulduğu, keyifli bayram sohbetlerinin yaşandığı bayramlara kavuşmanın mutluluğu ve heyecanı var içimde. Peki bayramda nasıl beslenmeli diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Kurban Bayramı denince sizin de aklınıza bol yağlı etler, şerbetli tatlılar, sarmalar, börekler geliyor olabilir. Kurban Bayramı’nın yılda bir defa olmasından dolayı et tüketimi ile bunun yanında tatlı tüketimi de artıyor. Bayramı sağlıklı bir şekilde geçirmek için nelere dikkat etmemiz gerekiyor gelin 3 adımda inceleyelim.

1. Ölçüyü kaçırmayın

Kurban Bayramı’nda doğal olarak et tüketimimiz normalin bir miktar üzerine çıkabiliyor. Etteki görünür yağlar ayrılsa dahi kırmızı etin ortalama yağ içeriğinin yüzde 20 oranında olduğunu söyleyebiliriz. Bu durum göz önünde bulundurulduğunda özellikle kalp-damar hastalıkları, diyabet ve hipertansiyon gibi durumlarda tüketilen et miktarının fazla olması risk oluşturuyor. Northwestern Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmaya göre haftada iki porsiyon kırmızı et, işlenmiş et veya kümes hayvanlarını tüketmenin, yüzde 3-7 daha yüksek kardiyovasküler hastalık riskiyle bağlantı olduğu görülmüş. Bayram tatilinizi hafif ve sağlıklı geçirmek için porsiyon kontrolüne ve seçimlerinize dikkat etmenizde fayda var. Kırmızı etin yanında salata veya sebze tüketmeniz sağlığınız açısından faydalı olacaktır. Özellikle Kurban Bayramı denilince akla ilk gelen kurban kavurmasını kabak, domates, kırmızı ya da yeşil biber gibi evde bulduğunuz sebzeler ile yağ eklemeden pişirmek sağlıklı bir alternatif olabilir.

2. Tatlı tüketimine dikkat!

Biliyorsunuz ki her şeyde olduğu gibi tatlı konusunda da dengeyi oluşturmak önemli. Peki hiç mi tatlı yemeyelim? Elbette ki yiyeceğiz ama porsiyon kontrolüne ve sıklığına dikkat ederek. Çünkü düzenli ve aşırı tatlı tüketimi uzun vadede aşırı kilo ve obezite gibi sorunlara yol açabiliyor. Konu ile ilgili Penn State’in yaptığı bir çalışmada obezitenin, tat alma duyusunu tatlı yiyeceklere karşı yavaş yavaş uyuşturduğu, onları daha büyük porsiyonlarda tatlı yemekler tüketmeye yönlendirdiği görülmüş. Peki kadınlar mı erkekler mi daha büyük risk altında diye soracak olursanız kadınların daha fazla risk altında olduğundan bahsetmek mümkün. Literatür de bunu doğruluyor. Brigham Young Üniversitesi’nde geçtiğimiz aylarda yapılan bir çalışmada 10 yıllık kilo alımının kadınlarda erkeklere göre önemli ölçüde daha fazla olduğu ve kadınların yaklaşık iki kat daha fazla kilo aldığı bulunmuş. Ancak kadınlara güzel bir haberim var. Nutrition, Metabolism and Cardiovascular Diseases dergisinde yayınlanan 42 kadının yer aldığı çalışmada menopoz durumunun veya kandaki östrojen düzeylerinin, orta yaştaki kadınların egzersiz sırasında yağ yakımını etkilemediği görülmüş. Yani egzersiz hayatınızda olduğu sürece menopoz döneminde de yağ yakımının aynı hız ile devam ettiğini söylemek mümkün.

3. Su tüketimini artırın

Sıvı tüketimi her zaman önemli ama yüksek miktarda hayvansal protein alınan bayram günlerinde daha da önem taşıdığını bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Su toksinlerin vücuttan uzaklaştırılmasını sağlıyor. Bu sebeple gün içinde 2-2.5 litre su içmeye özen gösterin. Ayrıca bayram nedeniyle, çay, kahve, soda gibi normal günlerden fazla tüketilen sıvıların yanında, su tüketimini dengelemeyi hatırlamak da faydalı olacaktır. Herkese sevdikleriyle beraber olacağı mutluluk dolu bir bayram diliyorum.

SERİNLETEN EV YAPIMI LİMONATA

Malzemeler:
4 adet limon
2-3 yemek kaşığı bal
1 ceviz büyüklüğünde taze zencefil
Taze nane yaprakları
1 litre su
Buz

Yapılışı: Limon kabuklarını rendeledikten sonra, limonların suyunu sıkılır, bal ve zencefil ile blender’dan geçirilir. Karışım buzdolabında bekletildikten sonra 1 litre su eklenerek yeniden blender’dan geçirilip süzülür. Taze nane yapraklarını eklemeyi unutmayın. Afiyet ve sevgiyle...