Geçtiğimiz hafta İstanbul’da ‘Kahve Festivali’ vardı. Türk halkı olarak kahveyi sevdiğimiz bir gerçek. Atalarımızdan miras Türk kahvemiz bile var. Peki bize faydaları ve içerken dikkat etmemiz gerekenler neler?

En çok bilinen yararı, bizi daha enerjik yapması. İçindeki kafein beynimizde var olan ve uyumamızı sağlayan adenozin adlı bir molekülü bloke eder ve bizi uyanık tutar. Kafein beyinde depresyon riskini azaltan ve ruh durumunu iyileştiren dopamin ve glutamin adlı iki doğal uyarıcı molekülün üretilmesini sağlar. Sonuç olarak, daha yüksek enerji seviyesine sahip olur ve yüksek seviyelerde çalışma gücü elde edersiniz.

Adrenalin artışını sağlar

Aynı zamanda fiziksel performansın artmasına katkıda bulunan adrenalin hormonunun artışını sağlar. Egzersiz veya spor öncesi bir bardak kahvenin performansı olumlu yönde etkilediğine dair çalışmalar var ve kafein doping listesinde değil. Ama yine de fazla kafeinin yan etkileri olabileceğini de unutmamak gerek. Kahvenin, kafein dışında birçok bileşeni daha var. Özellikle antioksidan bakımından zengin. Antioksidanlar, vücudumuzda hasara sebep olabilecek radikallerle savaşıp, birçok hastalığa karşı koruyucu olarak görev alırlar. Kalp hastalıkları, yüksek kolestrol ve yüksek kan basıncı riskini azaltır.

Araştırmalara göre, kahve tüketenler, daha az tip 2 diyabete yakalanma eğilimindeler. Kahve içenlerin Parkinson ve Alzheimer gibi tedavisi olmayan hastalıklara yakalanma riskinin de daha az olduğu düşünülüyor.

Hepimiz biliyoruz ki dünya üzerinde tek kilo verdirebilen mucizevi bir besin yok. Ama bazıları içeriğiyle yağ yakımını destekleyip, kilo verdirebilir. Kahve, yağ asitlerinin oksidasyonuna katkıda bulunarak, yakımına da yardımcı olur. Araştırmalara göre, kafein yağ yakımının yüzde 1-29 arasında, metabolizma hızının da yüzde 3-11 artmasını sağlar.

KAHVENİN BİLİNMEYENLERİ

Kafeinsiz farkı

Kafeinsiz kahve, kahve çekirdeklerinin, kavrulmadan önce kafein içeriğinin yaklaşık yüzde 97’sini çıkarmak için çözücülerle yıkanmasıyla elde edilir.

Tadı ve kokusu da bir miktar hafifleyebildiği için yumuşak tat sevenlere göre de bir artıdır. Fakat tamamen kafeinsiz olduğu anlamına gelmez.

Çalışmalar, kafeinsiz kahvelerdeki kafein içeriğinin 0-7. mg arasında olabileceğini bulmuştur.

Kahve, antioksidan kaynağıdır. Kafeinin uzaklaştırılma işlemi sırasında, antioksidan içeriğinde çok küçük bir kayıp yaşansa da, kafeinsiz kahve için de, antioksidan yönünden zengindir diyebiliriz.

KAHVENİN BİLİNMEYENLERİ

Ne kadar almalı?

Çalışma sonuçlarına göre, günlük kafein alımı miktarını 400 mg. ile sınırlamak gerekiyor. Aslında bu hiç de fena değil. Ortalama ve bir fincan kahve, 60-70 mg. kafein içeriyor diye düşünülebilir. Bu durum, kişiden kişiye göre de değişebilir. Çünkü her bireyin kafein tolerasyonu farklıdır. Sizi rahatsız etmeyen miktarlar, bir başkası için sorun yaratabilir.

Nasıl içelim?

Kahvenin kendisi kalori içermez ancak süt, krema ve şeker eklenmesiyle kalorisi katlanır. Kilonuzu korumak istiyorsanız ve sağlıklı olma hedefiniz varsa, şekersiz ve kremasız içmenizi tavsiye ederim. Daha uzun süre tok tutmasını istiyosanız, sütle tercih edebilirsiniz.