Çarşamba gecesi tam uyumak üzereyken çalan telefondaki ses “Haydi hazırlan, çıkıyoruz” dedi. Önce inatlaştım “Yok, ben çok yorgunum” falan diye ama yarım saat sonra evden çıkmıştım bile! En sevdiği arkadaşlarından biri gazı verince yerinde duramayanlar burda mı? Vitrin’de sahneye çıkan Anıl Durmuş’u dinlemeye gittik.

Mekandan içeri girdiğimde, önce gördüğüm dev orkestra karşısında bir süre nutkum tutuldu! Benden sonra gelen bir başka arkadaşım “Anaa senfoni orkestrası kurmuşlar” cümlesiyle şokunu dile getirdi. Vitrin’in orkestrası gerçekten muazzam.

Durmuş’un sahnesinin çok iyi olduğunu aylardır duyuyordum. Ama yanlış bilgiymiş, o performansa “Çok iyi” denmez çünkü, “Efsane” demek lazım! Öyle güçlü bir sesi var ki, bazen ağzınız açık kalıyor hayretten! Pop şarkılarından türkülere, arabeskin en damarına kadar repertuvarda yok yok. Ve öyle bir söylüyor ki, aşk acısı çeken, sevdiğiyle ayrı düşen falan varsa vay haline! Saatlerin nasıl geçtiğini anlamadım, dinlemeye doyulmuyor.

Genç şarkıcıyı ilk kez aylar önce bir mekanda Arto sahneye davet ettiğinde canlı dinlemiştim. Orkestra olmadığı için enstrümansız iki şarkı söylemişti. Her baba yiğidin harcı değildir bu.O zaman da yanımdaki arkadaşlarımla çok etkilendiğimizi hatırlıyorum.

Geçtiğimiz eylülde çıkan ilk şarkısı ‘Unutamadım Adını’yı dinlemeyen kaldıysa hiç dinlemesin arkadaşlar! Zira insanı duygusallıktan perişan ediyor, üstelik bir kez takılınca bir daha bırakılmıyor. Yakında çıkacak ikinci single’ı merakla bekliyorum. Anıl Durmuş önümüzdeki zamanların büyük yıldızlarından olacak, çok belli.

SEVGİSİZLİK, SAYGISIZLIK İYİCE COŞTU!

ANIL DURMUŞ SAHNEDE ESİYORMabel Matiz, Hz. Mevlana Türbesi’nin önünde fotoğraf çektirmek isteyen hayranlarını kırmıyor, onlarla birlikte poz veriyor. Ve o çektirdiği fotoğraf Instagram’da, “T.. falan ama birkaç şarkın güzel” notuyla paylaşılıyor. Mabel Matiz bu saygısızlığa öyle içerlemiş ki, uzun bir yazı kaleme almış. Bunu yapan çirkin ruhlu insana karşı bile saygılı, seviyeli ve naif durmayı başarmış ya, o temiz kalbine sağlık...

Bu nasıl aşağılıkça, nasıl iğrenç bir cümledir ya! Bu nasıl karanlık, pis bir zihniyetin ürünüdür? İşte böyleleri yüzünden giderek daha da sevgisiz, saygısız, ayırımcı ve saldırgan bir dünyaya dönüşüyor burası. Matiz gibi vicdanı, ahlakı ve yüreği güzel insanların katlanmakta zorlandığı bir hale geliyor. Sizi bilmem ama benim geçmişe olan özlemim böyle çirkinlikleri gördükçe çığ gibi büyüyor. İçinde bulunduğumuz dönemin yaşanmazlığı zirve yapmış durumda!