İlkbaharın kendini hissettirmeye başlaması bana büyük mutluluk, neşe ve enerji verir hep... Ancak maalesef bu kez milletçe şoktan şoka sürüklenerek, her gün başka bir kabusa uyanarak çok tatsız günler geçiriyoruz ve neşeden, mutluluktan söz etmek giderek imkansızlaşıyor.
Savcı Kiraz’ın başına silah dayanmış görüntüsü gözümün önünden gitmiyor, kendisine Allah’tan rahmet diliyorum. Teröristlerin elini kolunu sallayarak Adalet Sarayı’na girmiş olmasını aklım almıyor. Ülke çapındaki elektrik kesintisiyle karanlığa gömülmemiz yetmedi, verdiğimiz şehitle o karanlığın tam dibine vurduk.
Aklımızda onlarca soru işaretiyle, gelecek kaygısıyla geçiyor günler... Artık hiçbirimizin can güvenliği yokmuş ve her an başımıza her şey gelebilirmiş endişesindeyim birçoğumuz gibi... Millet olarak huzurdan fersah fersah uzaktayız. Allah sonumuzu hayretsin.

BİZİMKİSİ BİR AŞK HİKAYESİ...

Geride bıraktığımız karanlık haftanın ağırlığı üstümüze çökmüşken büyük usta Kayahan’ın aramızdan gidişiyle derin bir sarsıntı daha yaşıyoruz şimdi. Benim yaş grubumun çocukluğuna, gençliğine, aşklarına ve hayatının her dönemine damga vuran şarkıların sahibi, yazdığı her bir sözle, yüreğinden kopan her bir notayla ruhumuza işleyen, Türk popuna imzasını atan dev sanatçı gitti buralardan...
Yeri asla dolmayacak efsane sanatçılarımızı kaybetmek çok zor geliyor bana, hayatımızdan kocaman parçalar eksildikçe dünya giderek tatsızlaşıyor. Hiçbir zaman eskimeyen, her dinleyişte aynı yoğunlukla kalbimizi saran sesi ve ölümsüz şarkılarıyla hep yaşayacak o. Biz ise aşkları, hüzünleri, Kayahan şarkılarıyla hissetmeye, onu dinlerken uzaklara dalmaya ve hayaller kurmaya devam edeceğiz. Onu hiç unutmayacağız çünkü bizimkisi ‘Unutulması asla mümkün olmayan’ bir aşk hikayesi...

EVLİLİK BÜNYE MESELESİ!

Teoman’ın evlendiğini duyduğumda çok şaşırmıştım, zira bazı bünyelerin ‘evliliğe kodlanmamış’ olduğuna inanırım ve benim gözümde Teoman da özgür ve sıra dışı ruhuyla evliliğe uzak olanlardan... O nedenle boşanma haberine zerre şaşırmadım. Evlenip aile kurmak özellikle belli bir yaşı geçtiğimizde hepimizden bekleniyor, ‘mahalle baskısı’ doruklara çıkıyor zaman içinde... ‘Evlilik ne zaman?’ sorusundan bıkanlar, kendini evlenmeye mecbur hissedenler, sırasını savmak için imzayı atıveriyorlar. Halbuki bazılarımız bu işe hiç kalkışmamalı kanımca, evlilik bünye meselesi!

UÇAN ARABAYLA NELER OLUR?!

Bilimkurgu filmleri haricinde görmediğimiz uçan arabalar 2017’de piyasaya çıkacakmış. Bizim memlekette etkisi nasıl olur dersiniz?
- Gösteriş meraklıları yemez içmez, boğazına kadar borca batar ama yine de o yüz binlerce dolarlık uçan arabayı ne yapıp edip alır!
- Zaten trafik yeterince sıkıntılı, bir de uçan araba trafiği başlayınca işler tam çığrından çıkar!
- Hem uçan arabayı kullanacakların, hem de biz ‘cebi uçacak kadar kabarık olmayan’ karayolu sürücülerinin kaza riski epey yükselir. Tepede çarpışıp çarpışıp kafamıza düşerler mazallah!
- Trafik sıkışıklığında magazincilere yakalanan ünlüler birer uçan araba alır ve böylece gizli aşklarını yakalanma riski olmaksızın göklerde yaşarlar!