Murat Dalkılıç, en sevdiğim pop yıldızlarından biridir; dillere dolanan şarkılarından mükemmel sahne performanslarına, kaliteli ve farklı duruşundan, kendisine hayran olan milyonlarca genç için hep iyi bir örnek oluşuna kadar her şeyiyle dört dörtlük bir sanatçı... Tüm başarısına ve şöhretine rağmen alçak gönüllü ve egosuz halini hiç kaybetmeyişi de onu özel kılıyor. Malum azıcık ünlü olunca egosu tavanı delenler dört yanda!

Harbiye Açıkhava’da 30 Ağustos’ta verdiği konsere gitmeyi çok istiyordum ama gidemedim maalesef. Fotoğraflardan ve videolardan gördükçe gidemediğime daha da üzüldüm, muhteşem bir konser olmuş.

Gördüğüm en büyüleyici sahne

Kendi Instagram hesabında paylaştığı fotoğraflardan biri beni o kadar çok etkiledi ki, günlerdir her sabah ilk iş açıp o fotoğrafa bakıyorum ve her defasında büyüleniyorum. Hayatım boyunca gördüğüm en güzel sahne. Görmeyenleriniz için sizinle de paylaşıyorum...

Milletimiz için çok büyük anlamı olan Zafer Bayramı’nda verdiği konserde; iki yanda Türk bayrakları ve Atatürk’ün dev fotoğraflarının olduğu bu olağanüstü sahneyi kendisini dinlemeye gelen binlerce kişiye yaşattığı, sanatının yanında bir de böylesine asil bir Türk genci olduğu için onunla ne kadar gurur duysak az... Harikasın Dalkılıç!

ARTO YİNE YAPTI YAPACAĞINI!

Her Arto deyişimde bir an durur, geçmişe giderim. Gençliğimin en güzel yıllarında onun izi var. Arto’nun yıllarca sahneye çıktığı mekanlar, bizim dönemin gençleri için neredeyse ikinci ev gibiydi! Arto hem bizleri, hem de çoğumuzun ailesini bizzat tanıdığı için; ailelerimiz onu dinlemeye gittiğimizde güvende olduğumuzu, düzgün şekilde eğleneceğimizi bilir, içleri rahat ederdi.

Sahneye çıktığı mekanı hınca hınç dolduran kalabalıktaki herkesi tek tek görür, ne oluyor ne bitiyor kontrol eder, herbirimizin hayatını, aşklarını, ruhunu ve kalbini bilirdi Arto.

Sesini duyunca geçmişe gittim

Yıllarca her hafta sonu onu dinlemeye gittim, hiç doyamadım. Dinleyicisini zeki esprileriyle hem gözünden yaş gelecek kadar güldürüp eğlendiren; hem de yeri gelince ağlatacak kadar duygulandıran, bize kocaman bir aileymişiz hissini yaşatan Arto, eğlence ve sahne hayatının değişmez bir efsanesi... Vallahi özledim o günleri, gece hayatı da dahil her şey çok daha naif ve keyifliydi.

Arto’nun tam yaz bitti derken herkese enerji patlaması yaşatacak yeni şarkısını dinlediğimde aklıma geldi bu anlattıklarım... Uzun zamandır onu şarkı söylerken dinlememiştim, sesini duyunca geçmişteki unutulmaz zamanlarıma gidiverdim. ‘Hayırlı Olsun / Paket’ şarkısıyla yine o günlerdeki gibi dans edip eğleniyorum günlerdir. Arto yine yaptı yapacağını ve yeni şarkısıyla “Ben bitti demeden yaz bitmez” dedi!

KÖPRÜDEKİ ADAM...

Geçen gün Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden geçerken bir noktada trafiğin sıkıştığını, kenarda polislerin olduğunu gördüm. “Kaza mı oldu?” diye düşünürken korkuluklara tutunmuş, elindeki telefona haykıran, yüzünde acı dolu bir ifadeyle yaşamla ölüm arasında duran o adamı fark ettim. Geçip gitmek zorunda kaldım tabii ki, aynen o anda oradan geçen araçlardaki diğerleri gibi... Ama o surat gözümün önünden gitmedi. Bir yanda köprüden geçip giden bizler, diğer yanda ölmek isteyecek kadar çaresizliğe düşmüş bir insan... Bazı anlarda kendine dert ettiği şeylerden utanır ya insan, aynen öyle hissettim ben de. Keşke hayat herkes için aynı adalette olsa...