Fransa Ulusal Günü kutlamaları sırasında Nice’te binlerce kişinin arasına dalıp masum insanları ezen terör kamyonunun dehşetini yaşıyorduk ki, milletçe tarihi bir kabusla yüz yüze kaldık geçtiğimiz cuma akşamı...
Bugünün kötülük ve hainlik dolu dünyasında yaşamak giderek daha da zorlaşıyor. Her an ‘başımıza ne zaman, ne geleceği belli değil’ duygusuyla yaşamaya çalışmak eziyete dönüştü. Hele ki hayalleri, umutları ve normal şartlarda önlerinde uzun bir gelecekleri olan genç insanlar için her şey daha da zor. Hayatlarının en güzel çağı hep şoklarla, ürkütücü olaylarla ve terör haberleriyle geçiyor.
Bu kadar çok ve arka arkaya gelen stresi, bir ülke ve insanları daha nereye kadar kaldırabilir? Ne zaman rahat nefes alacağız? Şehit vermediğimiz, insanlarımızı kaybetmediğimiz huzurlu günleri ne zaman göreceğiz?

Kendini zorla zorla, nereye kadar?
Tüm bu korkunç olaylardan sonra normal yaşamımızı sürdürüyor gibi görünsek de, hepimiz kendimizi zorlayarak, sürükleyerek devam etmeye çalışıyoruz. Ne keyif var, ne mutluluk kırıntısı... Bir şeye gülümsediğimizde bile suçluluk duyar hale geldik.
Hani insan çok bunaldığında ve dayanacak gücü kalmadığında ıssız bir adaya kaçıp gitmek ister ya... Şu an hangi arkadaşımla konuşsam aynı şeyi hissediyor. Bazıları hissetmekle kalmadı, tasını tarağını toplayıp sessiz, sakin bir yere yerleşmek için hazırlığa başladı bile. Ne kadar üzücü...
Hepimiz cennet gibi vatanımızı terk edip gidemeyeceğimize göre (Türkiye’den başka bir yerde ömür geçirmeyi düşünemiyorum bile, Allah mecbur bırakmasın) umuyorum ki, yakında milletçe huzura kavuşuruz. Tüm şehitlerimiz ve hayatını kaybeden insanlarımız nurlar içinde olsun; bizler de güzel günlere uyanalım artık...

HİSLERİMİN SÖZCÜSÜ SİNAN AKÇIL...

Darbe girişimi gecesi sonrasında sosyal medyada denk geldiğim bir “Sanatçıların hepsi neden sus pus?” yorumundan sonra üşenmedim, birçok ünlü ismin Instagram hesaplarına tek tek baktım. Pek çok kişiden hiç ses seda yoktu, bazıları sadece Türk bayrağı paylaşmış ve hiç yorum yapmamıştı, hislerini dile getirenlerin sayısı azdı. Ülkenin tarihine geçen böylesi vahim bir durumda sanatçıların çoğunun susması, sanki hiçbir şey olmamış gibi davranması kabul edilir gibi değil.
Bunları gördükçe yaşadığım sinirin aynısını Sinan Akçıl da yaşamış ve benim gibi hissedenlerin sözcüsü olmuş. Milliyet Cadde’de de yayınlanan sözlerinde; “Oraya da dokunmayayım buraya da, bir bayrak fotoğrafı koyayım, albüm zamanı sıkıntı olmasın. Çıkın bu kafadan! Vatan söz konusuyken, gerçek olun. Sevgili camia, çekinecek bir şey yok, yazın vatan sevginizi... En çok hit şarkıyı ben yapmışım, kötü bir şey olmuyor, kesin bilgi!” diyen Akçıl’a helal olsun! Bu konuda üzerine söylenecek tek söz bırakmamış. Kendisini takip eden, seven milyonlarca kişiye güzel örnek olan vatansever ve cesur sanatçımızla gurur duydum...