Geri Dön

Barışa ve bilime adanmış bir kıta: Antarktika

Dünyanın birçok ülkesinden bilim insanları yıllardır gezegenimizin kara kutusu Antarktika’da çalışmalar yürütüyor. 2017’den bu yana orada olan Türk bilim insanlarının yaşamları ve çalışmaları hazırlanan belgeselle izleyiciyle buluştu

Barışa ve bilime adanmış bir kıta: Antarktika
Seyhan Akıncı

Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın koordinasyonunda, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) ve Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE) tarafından düzenlenen 4’üncü Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ne yönetmen Burcu Camcıoğlu’nun tanıklığıyla bu defa daha yakından bakma fırsatı buluyoruz. “Gezegenin Kara Kutusu: Antarktika” belgeseli bizi hem zorlu koşullarda gezegenimizin dünü, bugünü ve yarını hakkında çalışan bilim insanlarının yaşadıklarıyla başbaşa bırakıyor hem de tüketim alışkanlıklarımızla yol açtığımız iklim krizinin geldiği boyutları göz önüne seriyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan belgeselin ilk gösterimi, geçtiğimiz hafta Emine Erdoğan’ın ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirildi. Belgesel, TRT Belgesel’in YouTube kanalından izlenebilir. Seferin koordinatörü Burcu Özsoy ve belgeselin yönetmeni Burcu Camcıoğlu ile bu çok özel deneyimi ve belgeseli konuştuk.

“Plansızlığın planını yapmayı öğreniyorsunuz” Burcu Camcıoğlu - Yönetmen

Barışa ve bilime adanmış bir kıta: Antarktika




Belgeselde şöyle bir cümle var: “Kutup araştırmaları, ortaya çıkan sonuçlar yaşam tarzımızı gözden geçirmemizi sağlarsa amacına ulaşıyor.” Antarktika’dan döndükten sonra siz neleri gözden geçirdiniz? Neler farklı artık hayatınızda?

Öncelikle oradayken son yıllarda sıklıkla duyduğunuz “Küresel iklim değişikliği” cümlesine kendi gözlerinizle tanık oluyorsunuz. Bir anda arkanızdan kocaman bir buz parçası düşüyor, çok uzun yıllardır buzlarla kaplı bir kanal eriyor. İklimden sebep değişiklikleri, bariz bir şekilde görebiliyorsunuz oradayken. Hal böyle olunca endişeleriniz ,“eyvah”larınız daha çok oluyor. Kendi küçük hayatlarımız aslında büyük halkanın bir kısmı. Dolayısıyla farkındalıklarla düzelttiğimiz her yanlış büyük halkanın da değişimini başlatıyor. Ben Kuzey Kutbu’nu da görmüş, orada da belgesel çekmiş, hızlanan sona tanıklık etmiş biri olarak kendi küçük hayatımı değiştirmeye başlayalı iki yıl oldu. Bilim insanlarıyla birlikte çalışma fırsatı bulunca ne kadar gereksiz tükettiğinizi, size normal gelen rutinlerinizin aslında orada ne kadar yankı yarattığını farkediyorsunuz. Saçımı yıkadığım şampuandan, dişimi fırçaladığım macuna kadar her şeyi gözden geçirdim diyebilirim.

Türk Bilim Ekibi’nin beyaz kıtaya olan 4. Bilim Seferi’nde yönetmen olarak onlarla bir aradaydınız. Kaç kişilik bir ekiptiniz, sizin için nasıl bir deneyimdi, belgeseli finalize etmek ne kadar zamanınızı aldı?

Biz kıtada iki kişilik bir ekiptik. Ben hem yönettim hem de görüntü yönetmenliğini yaptım. Keza ekip arkadaşım hem drone hem iki kamera kullandı. İki kişi olarak dört kişilik çalıştık. Görüntülerle birlikte kıtadan gelip belgeselin kurgusuna başladığımız andan itibarense yıllardır birlikte çalıştığımız 5 kişilik bir ekiple kurgu sürecini tamamladık. 135 saatlik ham görüntülerle döndüğümüz beyaz kıtadan 57 dakikalık bir belgesel hazırladık. Kurgu sürecinde araya pandemi, pandemiden sebep 3 mevsim geçişi sığdırdık. Bütün bu projeyi totalde 7 kişilik bir ekiple finalize ettik. Kameranızı çevirdiğiniz her yer büyüleyici. Aynı anda gördüğümüz birden çok güzellikten ötürü karar vermede zorlandığım anlar oldu.

Çok özel koşulların olduğu bir nokta. Nasıl bir hazırlık süreci geçirdiniz?

En yakın sağlık tesisinden kilometrelerce uzakta, yüksek risk altında çalışabilmek için her katılımcı sıkı sağlık kontrolleri ve 9 aşamalı bir psikolojik testten geçtikten sonra sefere kabul ediliyor. Teknik olaraksa ekipmanlarınızın o coğrafyada çalışma performansı çok düşük. Seferden önce bataryalarımızın soğukla baş edebilmeleri için özel ısıtıcılar hazırladık. Ekipmanlar konusunda oluşabilecek aksi bir durumda telafi edebileceğiniz bir yer veya durum yok, bu sebeple her teknik ekipmanı 2-3 alternatifli götürmek zorundasınız.

Orada geçirmiş olduğunuz süreç yönetmen olarak size yeni bir bakış açısı kazandırdı mı?

Sabretmek oradan getirdiğim sanırım en kuvvetli duygu. Yaptığınız planları ancak doğa izin verirse hayata geçirebiliyorsunuz.

Bekliyorsunuz, bekliyorsunuz... Doğanın kuvvetine hayranlık duyuyorsunuz, bazen yeri geliyor yıkıcı gücüyle ayakta duramıyorsunuz. Ve plansızlığın planını yapmayı öğreniyorsunuz.

Sizi Antarktika’da en çok şaşırtan, heyecanlandıran ya da korkutan şey neydi?

Sizden önce belki de kimsenin ayak basmadığı, el değmemiş bir coğrafyada adım attığınız, bastığınız yerde derin bir sessizlikte çalışıyorsunuz. Ama bu sessizlikte dünyadaki birçok sorunun cevabı saklı, bunu da çok iyi biliyorsunuz. Bu kadar sessiz bir yerin gezegenin bunca sırrını barındırıyor olması beni en çok etkileyen şey oldu.

“Antarktika bugüne kadar çaresi bulunmayan sorunlarımıza çözüm üretecek”   Doç. Dr. Burcu Özsoy - TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü Müdür V.


Barışa ve bilime adanmış bir kıta: Antarktika


25 kişiden oluşan Dördüncü Ulusal Antarktika Bilim Seferi ekibi pek çok örnek ve numune ile döndü. Şu ana kadar bu seferin bilim dünyasına somut bir dönüşü oldu mu?

Türk Antarktik Kamp Yerleşkemizin İstanbul’a kuş bakışı uzaklığı yaklaşık 15 bin kilometre. Orada alınan bir örneğin Türkiye’ye gelmesi de aylar süren bir süreç. Haliyle Dördüncü Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nin veri ve örnekleri ile ilgili çalışmalara yakın zamanda başlanabildi. Ancak üç seferden elde edilen veriler ve örneklerden çalışması tamamlanarak bilimsel bir yayın haline gelen 32 çalışma var. Bunlardan ticari ürün potansiyeline dönmesi muhtemel olanlar var. Tarım ilaçlarının zararlı etkilerini azaltan yeni bir bakteri türü de keşfedildi. Antarktika’da kurulacak bilim üssünün yerinin belirlenmesi de bilimsel yöntemler ve verilerle yapılan bir çalışmanın sonucunda oldu. Yine haberlerini aldığımız ancak yayınlanmasıyla ilgili çalışmalar süren, sadece bilim dünyasına değil tüm insanlara hizmet edecek ilaçların geliştirildiğini biliyoruz. Antarktika belki de bugüne kadar çaresi bulunmayan başka nice sorunumuza çözüm üretecek.

Ekipte yer alan öğretmen Canan Evecen seyrin günlüğünü tuttu. Bu günlüğü dünyanın kara kutusunu merak edenler okuyabilecek mi?

İklim değişikliği ile ilgili toplumda farkındalık yaratılması önemli bir iş. Toplumda farkındalığın etkin bir biçimde yaratılması için önceliğin geleceğin bilim insanları ve kural koyucuları olan çocuklarımızı yetiştirmek olduğuna inanarak KEDİ Projesini başlattık. Canan öğretmen de bu proje kapsamında Antarktika’ya giden ilk öğretmenimiz oldu. Sefer boyunca bilim insanlarının yaptıkları çalışmaları çocuklarımız için yazan Canan Öğretmen’in günlükleri, KARE’nin (https://kare.mam.tubitak.gov.tr/tr/announcements/antarktika-kitasindan-sizlere-mesaj-var)internet sayfasından okunabilir.

5’inci Bilim Seferi için hazırlıklar ne aşamada?

Bir seferin bitişi bir diğer seferin hazırlıklarının başlangıcı demek bizim için. Dünyayı etkileyen küresel salgın sebebiyle bu yıl seferimiz daha önce düzenlenen seferlerden farklı olacak. Proje çağrılarımızın sonuçları kısa bir zaman sonra TÜBİTAK ARDEB tarafından açıklanacak. Sonrasında projeler düzeyinde lojistik ihtiyaçlar belirlenecek. Sefer katılımcılarının sağlık kontrollerinde daha detaylı incelemeler, Kovid-19 testleri, karantinalar, izinler, lojistik araçlar güncel duruma göre belirlenecek. Bu dinamik süreci biz de tüm dünya gibi ilk defa yaşayacağız. Ancak tecrübelerimiz, hevesimiz ve araştırmacı yaklaşımımız, devletimizin desteği ile birleşince bu işin altından da başarıyla kalkmamızı sağlayacak.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber