Geri Dön
PazarBu iş çocuk oyuncağı değil

Bu iş çocuk oyuncağı değil

Türkiye’nin dört bir yanında aileleriyle beraber mücadele veren mülteci çocuklar, hayallerini resme döktü.

Bu iş çocuk oyuncağı değil

ÖZLEM ÜLKÜ - BM Mülteci Örgütü’nün verilerine göre çatışma, şiddet ve zulümden dolayı yerlerinden edilen, ülkelerini terk etmek zorunda kalan insan sayısı 2020 ortası itibarıyla 80 milyonu aştı. Ülkelerini terk etmek zorunda kalan 4 milyon mülteci Türkiye’de yeni bir hayata tutunmaya çalışıyor.

2020 UNICEF raporuna göre, dünyada 160 milyon çocuk çalıştırılıyor. Türkiye’de 5-17 yaş grubundaki çalışan çocuk sayısı ise 720 bin. Bu istatistiklere mülteci çocukların da dahil edilmesiyle 2 milyona yakın çocuğun çalıştırıldığı tahmin ediliyor.

Hayata Destek Derneği, çocuk işçiliği ile mücadele veren derneklerin başında geliyor. Çocuk işçiliğinin bir hak ihlali olduğu ve önlenmesi gerektiğine ilişkin toplumsal farkındalığın artmasına katkı sağlamaya çalışan dernek, başta tarımda çocuk koruma programı olmak üzere farklı alan ve sektörlerde çalıştırılan çocukların haklarına erişmesi için çok sayıda çalışma yapıyor.

Geçtiğimiz yaz Viranşehir’de kaymakamlık iş birliğiyle üç ay boyunca şartlı nakit desteği sağlayarak 1141 çocuğun tarlaya gitmesini önleyen, “Çünkü Bu İş Çocuk Oyuncağı Değil” sloganıyla hareket eden dernek aracılığıyla Türkiye’nin farklı bölgelerinde kimi tarımda kimi sanayide kimi ev içinde çalışan göçmen çocuklara bizim için hayallerini resme dökmelerini istedik. Hayatları, şehirleri farklı olsa da hepsinin istekleri ortak; aileleriyle mutlu olmak ve hayal kurabilmek.

Veil (14), İstanbul  “Ailemle evimiz olsun”

“14 yaşındayım. İki abim ve bir ablam var. 8 yıldır Türkiye’de yaşıyoruz. Tekstilde çalışıyorum. Çizdiğim resimde bir köpek, kiraz ağaçları, ev ve salıncakta sallanan iki çocuk var. Bu benim köpeğim, arkadaşımla ben salıncakta sallanıyoruz. Burası da bizim evimiz. En çok bir evimiz olsun istiyorum. Annem ve babamla birlikte yaşamayı hayal ediyorum gelecekte de. Gezeriz, dolaşırız birlikte. Resimde olmasını istediklerimi çizdim.”

Bu iş çocuk oyuncağı değil

Melek (13), Mersin “Evde iş hiç bitmiyor”

“Ben 13 yaşındayım. 2014’te Türkiye’ye geldik. 4 tane abim var ve tek kız çocuğu benim. Abilerim ve babam dışarıda çalışıyor. Annemle ben ev işlerini yapıyoruz. Aslında okula gidiyorum ama okul salgın yüzünden kapandı. Evde bir tek babamın telefonu var. O gündüz işe gidince EBA’dan dersleri izleyemedim, hep geri kaldım. Bir de hep ev işi yaptım, hiç bitmiyor ki... Oysa ben büyüyünce doktor olmak istiyorum. Hayalim için güneşi elinden tutmuş birini çizdim. O, güneşten umut alıyor. Ben de gökyüzünde tek başıma yaşamak isterdim; böylece hep oturup hayal kurabilirdim.”

Bu iş çocuk oyuncağı değil

Nura (14), Batman

“Çalışmayayım diye her akşam dua ediyorum”

“Yedi senedir Türkiye’de yaşıyoruz Ben mendil satıyorum, ayakkabı boyacılığı yapıyorum. Ekmek parası işte, evde sadece ben çalışıyorum, 40 ya da 50 lira kazanıyorum. Ev sahibi bir iyidir bir kötü, bir ay kira istiyor bir ay istemiyor. Benim bir kumbaram var, üç ayda bir açıp çıkan para ile yemek ve elbise alıyorum. Sadece annem ve kardeşim mutlu yaşayalım istiyorum. Bizim istediğimiz bir şeyler de olsun. Her akşam dua ediyorum işten kurtulayım, hayalimin hepsi budur.”

Bu iş çocuk oyuncağı değil

Birincilik getiren resim

Şanlıurfa’da yaşayan Suriyeli Efnan El Nımır (13), Mustafa Vedat Mutlu Ortaokulu 8. sınıfta okuyor. Babası terzi olan Efnan’ın 3 kardeşi var. Okulunun başarılı öğrencileri arasında yer alan Efnan El Nımır, bu yıl Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen “Sağlık Çalışanlarına Vefa” konulu resim yarışmasında yaptığı bu çalışmayla il birincisi oldu ve çalışması Ankara’ya gönderildi.

Bu iş çocuk oyuncağı değil

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler