Geri Dön
Pazar“Değişim evlerde başlar”

“Değişim evlerde başlar”

Alina Boz ile Alp Navruz, “Daha eşit bir hayat için herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor. Kadınlar sırtlarındaki yüklerden kurtulmaya başlayınca kendilerini daha özgür ve daha yaratıcı hissedecekler” diyor

“Değişim evlerde başlar”

Özlem Ülkü - Pandemi kadın-erkek rollerinde iş yükünü artırdı. Özellikle kadınların ev içi sorumlulukları arttı. Ki öncesinde de yük yine kadınlardaydı; toplumsal cinsiyet eşitliği dünya genelinde pek çok ülkede hep temel sorunlardan oldu. Araştırmalarda da kadın ve erkeklerin eşit haklara sahip olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 25’lerde. Bu da cinsiyet eşitliği için kat edilecek daha çok mesafemiz olduğunu gösteriyor. Ancak umutsuz değiliz. Mutfağa giren, çamaşır ve ütüden uzak durmayan erkekleri daha fazla görmemiz gerekiyor. Moda markalarından DeFacto’nun Alina Boz ve Alp Navruz’un rol aldıkları yeni kampanya filmi de bu örneklerden. Yeni yıl arifesinde ünlü oyuncularla bir araya gelerek hem 2021 muhasebesini yaptık hem de özel hayatlarında ev işleriyle aralarının nasıl olduğunu sorduk.

Yıl sonuna doğru hep bir muhasebe yapılır. 2021 bu anlamda size ne bıraktı, ne öğretti?

Alina Boz: 2021’de çalışmak, anlamak ve harekete geçmek üzerine çok kafa yorduğumu söyleyebilirim. 2021’in bıraktığı etki “daha çok çalış ama çalışırken de daha çok anla” oldu.

Alp Navruz:  Huzurlu ve çalışma hayatı açısından mutlu eden bir yıl oldu. Sahip olduklarımızın değerini anladığımız bir yılın ardından hayatın hem çok kısa hem de yapılacak daha çok fazla şeyim olduğunu fark ettim.

Yeni yıla yeni umutlarla girmek de âdettendir...

AB.: Yıl boyunda kafa yorduklarımı hayata geçirme isteğim özellikle yıl sonuna yaklaşırken daha çok etrafımı sardı. Eğitim hayatımla ilgili birkaç adım attım. Umarım 2022 bu anlamda benim için verimli bir yıl olur. 

AN.: Benim umudum her zaman insanlık adına oluyor. Daha mutlu,  daha güçlü, refahın yüksek olduğu bir yıl olmasını diliyorum.

İnsan çoğu şeyi doğduğu, büyüdüğü evle anlamlandırır. Siz nasıl bir ailede büyüdünüz?

AB.: Tabuların ve cinsiyet rollerinin hakim olmadığı bir evde büyüdüm. Babam çok güzel yemek yapardı mesela, annemin de elinden her iş gelirdi. Çözülmesi gereken ya da tamir edilmesi gereken bir durum olduğunda herkes kafa yorardı. Onlar bana hayal kurmayı, kendim olmayı ve bunun önemini öğretti.

AN.: Her zaman kendime sorumluluk yüklemeyi seçtim. Küçük yaştan itibaren bana ait olan alanların tüm bakımını kendim hallettim.

Kadir Has Üniversitesi’nin bir araştırmasında Türkiye’de kadın ve erkeklerin eşit haklara sahip olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 25’lerde kalmış...

AN.: Ataerkil toplumun baskısı, evde ve çalışma hayatında biçilen roller, ne yazık ki kadının ikinci planda yer almasına neden oldu. Ama şimdi harekete geçmenin tam zamanı. Ve bu en ön saflarda erkekler yer almalı.

AB.: Eşitliğin bu denli geç konuşulmaya başlamasını anlamak mümkün olmasa da bu konuda  toplumsal bir bilinç oluşması bana umut veriyor.

Öte yandan özellikle “ev işleri”ne erkeklerin katkısı için hâlâ alınması gereken çok yol var.

AN.: Kadın-erkek rollerine ilişkin algıların yıkılması, kadının hem iş yaşamında hem de günlük hayatta kendini güvende ve huzurlu hissetmesini sağlayacaktır. Kadınlar sırtlarındaki yüklerden kurtulmaya başlayınca kendilerini daha özgür ve daha yaratıcı hissedecekler.

AB.: Artık evin sorumluluğu sadece kadına ait değil. Bu değişim de kalıplaşmış cinsiyet rollerini yeniden yapılandırmayı, sorumluluk paylaşımını yeniden gözden geçirme gerekliliğini ortaya çıkarıyor.

Toplumsal cinsiyetçi rol kalıplarına karşı bir farkındalık yaratmak için yola çıkan bu proje sizin için ne ifade ediyor?

AN.: Daha eşit bir hayat için herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor. Değişim evlerde başlar. Erkeklerin eşlerine yardım etmesi değil kastım. Eşit iş bölümü. Sorumluluk alma. Bunun değişim ateşinin yakılması için güçlü bir başlangıç olduğunu düşünüyorum. Bu düşüncemi destekleyen bir projede yer almak mutluluk verici. Senaryoda kalıpların kırıldığını gördüğümde “işte bu!” dedim.

AB.: Beni inanılmaz mutlu etti. Büyük markaların bu konuları sahiplenmesi gelecekle ilgili umut veriyor.

“Değişim evlerde başlar”

Alina Boz: “Yolumuz uzun ama umutluyum”

Biriyle aynı evi paylaşırken öncelikler ne olmalıdır?

Her şeyden önce aynı alanı paylaştığın insanın kişisel alanına, isteklerine ve kişiliğine saygı duymak gerekir. Benim de beklentim karşımdakinin beni tanıması, sınırlarımı, ne yapıp yapamayağımı bilmesi olur. Artık kadının sadece evine karşı değil işine karşı da bir sorumluluğu olduğunun bilinmesi gerek.

Alp Navruz: “Ütüye de temizliğe de üşenmem”

Özel hayatınızda ev işleriyle aranız nasıl?

Ailenizden ayrı yaşamaya başladığınız andan itibaren hayatınız boyunca hiç yapmamış olsanız bile ev hayatı insana bir şekilde sorumluluklarını öğretiyor. Ev işleri, bir şeyleri tamir etmek, yeni bir şeyler denemek her zaman hoşuma gitmiştir. Mesela mutfakta zaman geçirmeyi, yemek yapmayı, dışarıda yemek yemeye tercih ederim. Yemek yapmaktan hem çok keyif alıyorum hem de kafamın boşalmasına yardım ediyor. Zamanım varsa ütü, temizlik, ev düzeni gibi konularda da üşenmeden çalışırım.