Geri Dön

Tasarım Bienali’ni keşif rehberi

15 Ekim itibarıyla kapılarını açmaya hazırlanan 5. İstanbul Tasarım Bienali’nin gözden kaçmaması gereken etkinliklerini derledik

Tasarım Bienali’ni  keşif rehberi
Ceyda Ulukaya

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından bu yıl “Empatiye Dönüş” temasıyla düzenlenen 5. İstanbul Tasarım Bienali, 15 Ekim’de kapılarını açıyor. Pandemi koşullarına uygun olarak şehrin farklı noktalarına yayılan bienal kapsamında karşımıza, sergilerden dijital video serilerine, çocuk atölyelerinden film gösterimlerine parçası olabileceğiniz pek çok etkinlik çıkacak. VitrA sponsorluğunda ve T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle düzenlenen bienalde, gözden kaçmaması gerekenleri derledik.

Her hafta bir “yemek programı” takip edin

Bu sene önceki senelerden farklı olarak bienalin bir bölümü de online filmlerden oluşuyor. “Eleştirel Yemek Programı” başlıklı seri kapsamında, 18 Ekim’den itibaren her hafta İKSV’nin YouTube hesabı üzerinden bir film yayınlanacak. Her biri farklı bir uygulamacı ya da düşünür tarafından sunulacak bölümler, yiyecek alışverişi, tedariki ve tüketiminin günümüz kültürünü etkileyen ekolojik, ekonomik ve jeopolitik koşullarla nasıl ilişkili olduğunu sorguluyor.

Tasarım Bienali’ni  keşif rehberi


Yapay zekâyla tasarlanan banklara oturun

Soft Baroque’un “Point Cloud” adını verdiği kent mobilyası, yani bir nevi bank tasarımlarını Beşiktaş Sahili’nde görebilirsiniz. Bu banklar birer yapay zeka tarafından üretilmiş diyebiliriz; çünkü makineler gerçekliği “okuduğunda” üç boyutlu şekiller alan nokta bulutları oluşturuyor. Tam da bu üç boyutlu şekillerden esinle tasarlanan banklar, sizi dünyanın makinelerin gözünden nasıl göründüğünü düşünmeye, tasarımların insan müdahalesi olmadan yaratıldığı otomatikleştirilmiş bir geleceğe dair hayal kurmaya davet ediyor.

‘Devrim sobası’yla ısının

2019 yılında Lübnan’da gerçekleşen halk hareketlerinden esinlenen tasarımcılar Bits to Atoms ve BeirutMakers, soğuk havalarda ısınma ve gıda ihtiyaçlarını pratik bir şekilde karşılamak için basit bir tasarım yarattı: Bir soba. Eylemciler Sobya’t Thawra, yani “devrimin sobası”, adı verilen bu sobayı ısınmak ve çay içmek için kullandı. Kullanılan malzeme ve kurulum pratikliği sayesinde kısa sürede yoğun talep gören soba, zamanla halkın hak talebine yönelik dik duruşunun da bir temsili hâline geldi. Devrimin değerlerini savunmakta hem hayati hem de sembolik bir önem taşıyan bu soba bienal kapsamında Karaköy İskelesi’nde görülebilecek.

Güneşe bakarak saati tahmin edin

İstanbullu tasarımcı ve şair Eli Bensusan’a ait bu güneş saati yerleştirmesini Moda Sahili’nde görebilirsiniz. Moda’yla ve semtin tarihiyle de pek çok bağlantı kuran bu tasarım sayesinde, gün içinde güneş ve gölge yardımıyla saati tahmin etmeyi öğrenebilir, Braille alfabesi ile yazılan kehanetleri takip ederek tarihi mitler arasında bir yolculuğa çıkabilirsiniz. Geceleriyse enstalasyonun üzerine oturarak Kuzey Yıldızı’nı izleyebilirsiniz.

Tasarım Bienali’ni  keşif rehberi


Kalamış Parkı’nda dans edin

İstatistiklere göre şehirlerde bulunan oyun alanları çoğunlukla erkeklere ait. Futbol sahaları ve kaykay rampaları bunun en çok göze çarpan örnekleri. İsveçli kadınlardan oluşan Dansbana! ekibinin Kalamış Parkı’na yerleştirdiği bu pist, kamusal alanda toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizliğe dikkat çekmek ve kentin oyun alanlarında daha fazla kadın görebilmek arzusuyla tasarlandı, bienal süresince de kentlileri dansa davet ediyor. Bluetooth ile telefonunuzu enstalasyonun hoparlörlerine bağlayıp en sevdiğiniz müzik eşliğinde dans etme imkanı tanıyan pist, Kadıköy Belediyesi’nin desteğiyle bienalden sonra da kullanıma açık kalacak.

Tasarım Bienali’ni  keşif rehberi


Film serisi ve kütüphaneyi keşfedin

Pandemi önlemleri nedeniyle bu sene kapalı alanlardan çok şehre ve dijital ortamlara yayılacak olan bienalin iki kapalı mekânı var: Pera Müzesi ve ARK Kültür. Cihangir’de eski bir ev olan ARK Kültür, bienalin Kara ve Deniz Kütüphanesi bölümüne ev sahipliği yapıyor. Pera Müzesi ise empati kavramını farklı açılardan ele alan “Empati Seansları” başlıklı bir film serisine ev sahipliği yapıyor. Sanatçı ve tasarımcıların ürettiği bu filmler, izleyicileri suyun, kurbağaların, hatta bakterilerin bakış açısını benimsemeye, toprağın içinden okyanusun derinliklerine dek birçok mekânı dijital dünyada keşfetmeye davet ediyor.

Çocuklarla atölyelere katılın

Bienale paralel olarak, Pera Müzesi Öğrenme Programları iş birliğiyle 20 Ekim - 14 Kasım tarihleri arasında, okul grupları ve 7-12 yaş aralığındaki katılımcılara yönelik birbirinden eğlenceli ve öğretici çevrimiçi atölyeler düzenlenecek. Kâğıttan bal peteği, park tasarımı, çizim ve desen çalışmaları gibi alanlara odaklanılan atölyeler çevrimiçi olarak Zoom Meeting uygulaması üzerinden gerçekleştirilecek.

Pera Müzesi ve ARK Kültür’de görülebilecek bienal sergileri 15 Kasım 2020 tarihine kadar açık olacak. İstanbul sokaklarına yayılacak müdahaleler, araştırma projeleri ve video serileri ise 30 Nisan 2021’e kadar gelişerek devam edecek.

 

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber