Geri Dön
PazarYılın otizm tezinde anne babalar başrolde

Yılın otizm tezinde anne babalar başrolde

21 yaşında aldığı otizm teşhisinin ardından engellere aldırmadan ilerleyen Birsen Başar, Hollanda’da yılın otizm tezine imza attı.

Yılın otizm tezinde anne babalar başrolde

ÖZLEM ÜLKÜ / ozlem.ulku@milliyet.com.tr - Otizm çalışmalarıyla dikkat çeken ve hayatı belgesel filme konu olan Birsen Başar’ın son çalışması Hollanda’da yılın otizm tezi seçildi ve “Hannemieke” ödülüne layık görüldü. Hollanda’nın Breda kentinde yaşayan, 21 yaşında  otizm teşhisi konuşan Başar, yaptığı çalışmalar ve tezlerle ödül almaya devam ediyor.  Çocukluğundan beri iletişim güçlüğü yaşayan ve tüm zorluklara rağmen üniversite eğitimini tamamlayan Başar, otizmli olduğunu öğrendikten sonra sosyal hizmetler ve otizm uzmanlığı eğitimi almıştı. “Ben de Artık Fark Edilmek İstiyorum” adlı ilk kitabını 2010 yılında çıkardıktan sonra “Otizm ile Yaşamak” ve “Otizm Benim Dünyam” adlı iki kitap daha yayımlayan Başar, bugün hem yaşadığı şehirde belediyede çalışıyor hem de otizm üzerine koçluk ve seminerler veriyor. Hollanda Otizm Derneği’nin (NVA) elçisi olan Birsen, uzun süredir otizmi topluma kabullendirmek ve otizmli vatandaşların da toplumda yerini alabilmeleri için mücadelesini sürdürüyor. 2017 yılında engelli kişilerin diğer engelliler için yaptığı çalışmaların değerlendirildiği yarışmada “Gouden Venus van Milo” ödülüne layık görülen Birsen şimdi de hazırladığı tezle, yılın en başarılı çalışmasına imza attı. İlk kez bir otizm elçisinin kazandığı tez yarışmasıyla ilgili, “Verdiğim emeğin boşuna olmadığını ve insanlar tarafından beğenildiğini öğrendim. Bu ödülü kazanacağımı gerçekten ummamıştım. Bu kendime olan güvenimi büyüttü” diyen Başar,  500 euro para ödülünün de sahibi oldu. 

“Ailelere empatim arttı”

 “Spektrumdaki Aileler - Otizmli Gençlerin Ebeveynlerinin Kapasitelerinin Artırılması” adlı tezi için altı ay uğraştığını söyleyen Başar, bu çalışmasıyla otizmli çocuğu olan ailelerin yaşadıkları stresle daha iyi baş edip güçlenmeleri için neler yapılabileceğinin üzerinde durduğunu söylüyor: “Otizm denilince hemen o birey düşünülüyor. Halbuki anne ve babalar da bir süreç içinde oluyor. Kabullenmek kolay değil. Ve otizmli bir çocuğa sahip olunca aileler daha çok stres yaşıyor; çocuklarının davranışından, toplumun anlamamasından, iyi bir okul bulamamaktan ve maddi zorluklardan.

Yani çok stres faktörü var. O yüzden bunlar nasıl azalabilir diye araştırdım. Konu hakkında bilimsel araştırmaları aradım ve bunun hakkında bir özet yaptım. Sonra otizmli çocuğu olan aileler, otizmli bireylerle calışan kurumlarla ve sosyal hizmet memurlarıyla röportajlar yaptım. Sonuçta en önemlisi yakın çevreden destek, otizmli çocukların birkaç saat veya gün başka yerde yardım alabilmesi, başka otizmli çocuğu olan ailelerle iletişim. Pozitif düşünür ve otizmli çocuğunu kabullenirse daha kolay baş edebilir ve stres azalır, ama negatif düşünüp negatif kararlar alırlarsa o zaman süreç negatif olur. Bu konu benim için çok özel. Ben de otizmliyim, benim annem ve babam da bu grubun içinde. Bu araştırmayı yaparak otizmli çocuğu olan anne ve babalara empatim daha büyük oldu.  Gelecek sene yüksek lisansım için daha büyük bir araştırma yapacağım  ve şimdiden bunun için heyecanlıyım.” 

 Birsen Başar’ın en büyük hedefi otizm üzerine akademik kariyer yapmak. Bu yol için taşlarını da döşemeye çoktan başladı. İş hayatının yanı sıra yüksek lisans eğitimi alan Başar, eylül ayında Hollanda Otizm Enstütüsü’nde staj yapacağını söylüyor. Orada kendi bilimsel araştırmasını başlatmayı planlayan genç kadın, “Otizm konusunda araştırmacı olmak adına doğru yolda   olduğumu düşünüyorum” diyor.