Avrupalılar kaleciden anlamıyor(!)

Avrupa Şampiyonası, 3-0’lık skor ve kötü futbol…

Bırakın atak yapmayı, bırakın pozisyona girmeyi, arka arkaya beş pas yapamadık, yaptırmadılar desek abartmış olmayız.

Ayağında top tutan, gününde olan bir oyuncumuz yoktu o gece sahada, o derece hani…

**

Oyuncularımız üzerinde oluşturulan baskı, dağınık, tanınmaz futbolun sebeplerinden biri, psikolojik yani.

Rakip ev sahibi İtalya hem çok formdalar hem yetenekli hem de tecrübeli ayaklara sahipler, o anlamda turnuvanın favori takımlarından kabul ediliyorlar…

**

Gök-mavililer golü erken bulsaydılar, daha doğrusu Uğurcan Çakır’a takılmasaydılar ‘ Bizim çocuklar’ çok daha farklı skorla karşı karşıya kalabilirlerdi!

Farklı mağlubiyet dünyanın sonu değil de, kötü oyunun can sıktığını söyleyelim ama…

**

Tüm bu olumsuzluklara rağmen enseyi karartmanın anlamı yok, Galler ve İsviçre maçları var önümüzde. Kaybedilmiş fazla da bir şey yok, büyük bir hata yapmazsak gruptan çıkarız…

**

Ancak üzerinde durulması, konuşulması gereken başka bir var.

Bazı kesimler, buna bazı spor adamları da dahil farklı mağlubiyetin faturasını Uğurcan Çakır’a kesmeye kalktılar. İyi ki İtalyanlılara karşı kötü oyunun sebebini genç kaleciye bağlamadılar!

**

Ayağında top tutamayan, rakip kaleye gidemeyen, kısaca tanımakta güçlük çektiğimiz oyuncularımızın kalesini koruyan Uğurcan Çakır’a, yapılıyor tüm acımazsız eleştiriler…

Neymiş ayakları iyi değilmiş! Arkadaş, ayakları iyi olanlar o gece ne yaptı ki, ellerini kullanan kaleci ayaklarını nasıl kullanabilsin?

Zira Uğurcan’ın topu oyuna sokacağı anlarda bile her oyuncumuzun başında nöbet tutan asker gibi bekleyen bir rakip vardı! 3. Gole yapılan eleştiriye, bu köşenin yazarı olarak ‘eyvallah’ diyebilirim lakin o dakikada atı alan bırakın Üsküdar’ı geçmeyi, Roma’yı çoktan ateşe vermişti!

**

Hiç kimse Milli Takımın bu kadar kötü oynayabileceğini tahmin etmiyordu, beklemiyordu da. Fakat bazıları böyle bir sonuçta ‘fırsat bu fırsat’ diyerek Uğurcan Çakır’ı eleştirmek için sanki böyle o anı-maçı bekliyor gibiydiler.

Allah’tan, sahada bize futbol dersi veren İtalyanlıların basını Uğurcan Çakır’dan övgüyle bahsederek hakkını teslim ettiler, devamı da diğer ülkelerden geldi de…

Amma velâkin…

Uğurcan’ı beğenmeyip, tosunun altında buzağı, horozun altında yumurta aramaya kalkanlar, şimdi de çıkıp “ Avrupalılar kaleciden anlamıyor!” demesinler!