Gerçek futbolsever doğruyu sever!

1 Ekim 2021

‘VAR’ın henüz futbol ile tanışmadığı yıllardı‘ VAR’ın henüz futbol ile tanışmadığı yıllardı…Trabzonspor derbi maçlarından birini oynuyor…Günlerce sonucu merak edilen karşılaşmada bordo-mavili takım attığı golle öne geçer. Tahminimiz odur ki…An itibariyle; izleyenlerin bir bölümü ‘ofsayt’, diğer bölümü ‘değil’ demekle meşguldü…    

**Golün tekrarı ekranlarda defalarca gösterilirken, telefonumuz aç karga yavrusu gibi ötmeye başladı birden…Arayan kişi o yıllar ya ortaokul son sınıf ya da lise 1’de okuyan Hamza A. Yılmaz idi… 

**İki gözünden rahatsız olan, tedavi olmak için ailesiyle Ordu, Ankara, İstanbul hattında mekik dokuyan Hamza, Ordu’da ikamet ediyordu. Arada bir telefonda sohbet eder, konumuz Trabzonspor ile başlayıp sağlık temennilerimizle son bulurdu. 

**Polis ailenin çocuğuyla şöyle de bir anımız vardır, bizi derinden etkileyen… Gözlerine teşhis konulup tedavisine başlanıldığında, moral vermek için ilk aradığımızda “Gözlerim için çok üzülüyorum ancak Trabzonspor’umun maçlarını bir müddet izleyemeyeceğim ona daha çok üzülüyorum…” demesiydi..    

**Telefonumuzu acaba bir şey mi oldu endişesiyle açtık. Zira genç Trabzonsporlu ile maçtan bir akşam önce konuşmuş, maçtan bir-iki gün sonra konuşacağımız kararına bağlamıştık. Ayrıca maç esnasında telefonlara bakamayacağımı iyi bilir…  

**- Buyur Hamza’m. Umarım bir aksilik yoktur?- Rahatsız ettim biliyorum, kusuruma bakma. Bir şey sormak istiyorum… Attığımız gol ofsayt mı, değil mi?Ofsayt değil ise sevineceğim, başkası üzülürken sevinmek, takımımın haksız attığı golle galip gelmesini istemiyorum! 

** Maç esnasında telefonda konuşmak istemeyen ben, bir müddet kafama naylon torba geçirilmiş gibi hissettim kendimi, nefes almadım, alamadım..! Bakışlarım tutkalla bir yere yapıştırılmışçasına televizyon yerine evin duvarlarına odaklandım. Bir müddet sonra “ Golün nizami olduğunu, doya doya sevinmesi gerektiğini, böyle bir düşünceye sahip olduğu için herkesin, hepimizin onunla gurur duyacağımızı” söyledim… Konuşmamız en az beş dakika devam etti… Biz o an maçı da, maçı yazdığımızı da unuttuk! Genç Trabzonsporlu gözleri sağlıklı görmediği için bizden yorum yapmamızı istemişti… 

**Hikâyeyi niye anlattığımıza gelince…‘VAR’ futbol dünyasına girdi, mümkün olduğunca az hata yapılsın, kimsenin hakkı kimseye geçmesin diye…Gel görkü…Ona rağmen, teknolojiye rağmen hakemlerimiz o kadar çok hata yapıyorlar ki inanılır gibi değil! Haksızlığa uğrayanlar ne denli rahatsız oluyor, ne kadar üzülüyorlarsa, kazanan taraf da benzer duyguları yaşıyordur! Çünkü bugün onlara, yarın başkalarına… Özetle gerçek futbolsever doğruları, doğru olmayı sever…Herkes Trabzonsporlu Hamza gibi olabilir mi, onun gibi düşünebilir mi o da başka! **Dip not:Hamza A. Yılmaz, bugün Hukuk Fakültesi 3. sınıf öğrencisi. Tedavisine devam ediliyor, gözlerinden birinin çok az gördüğünü, diğerinde sorun kalmadığını söylüyor… 

Yazının devamı...

Trabzonspor bir eksik kalınca!

28 Eylül 2021

Sahada üç Türk oyuncu bulundurma zorunluluğu sadece teknik adamları değil, milyonlarca futbolseveri matematiğe, kadro yapmaya zorluyor! Her karşılaşma öncesi her birimizin elinde kalem, kâğıt; olmadı bir daha diyerekten sil baştan yapıyoruz da… Dün Trabzonsporluların o anlamda hesap-kitap yapma gibi bir şansları yoktu; mecburen dört Türk oyuncuyla çıktılar sahaya!
Bir takımın defansı et, tırnak birlikteliği taşımıyorsa, o takımın futbolun kolektif boyutunu sahaya yansıtmasının mümkün olmadığına bir kez daha şahit olduk…
Son haftaların formda, üçte üç yapmış, özgüveni tavan yapmış Alanyasporlu oyuncular, ayağa hızlı paslarla çıkacaklarını, hızlı adamlarının koşu koridorlarına atacakları toplarla gol arayacaklarını kime sorsanız tahmin ederdi, Trabzonspor defansı hariç! Trabzonspor gibi şampiyonluğa oynayan bir takım bu tip golleri yememeli, defansı bu hataları yapmamalı...
Oyunu kendi alanında kabul eden, kademeli savunma anlayışında hata yapmayan takımlara gol atmak kolay değil, böyle durumlarda ya bireysel yetenekleri olan oyuncularınız devreye girecek ya bekleri oyuna sokacaksınız ya da duran toplar...
Nitekim Trabzonspor golü duran toptan buldu, Bakasetas’ın, Cornelius’un kafasına indirdiği topa Serkan’ın yapacağı fazla bir şey yoktu.
İkinci yarı her şeyi denedi Trabzonspor, bir kişi eksik kaldıklarında daha fazla pozisyona girdiler, daha iyi oynadılar desek abartmış olmayız! Hakkını teslim edelim Bülent Korkmaz’ın öğrencileri iyi kapandılar, hata yapmadılar.
Kırılma anı 75’te Gervinho’nun rakiplerini geçtikten sonra uygun durumda olan arkadaşlarına pas verme yerine kaleyi şut atması, dönen topta Hüseyin’in ikinci sarıdan atılması oldu.

Yazının devamı...