2009 Yılında ayrıldılar aramızdan…

Aralık ayı aramızdan ayrılışların yıldönümüdür…

 **

Bünyamin Kahriman (24), Serhat Kırkayak (23), Ahmet Muhammed Demirel (21), Mesut Keleş (19).

Dört aslan gibi delikanlıya, gece saat 04’te pusu kurdu trafik canavarı Samsun Tekkeköy’de.
Fidan gibi delikanlılar Ankara’da öğrenciydiler…

 **
Trabzonspor-Fenerbahçe maçı öncesi bir araya gelip, Trabzon’a gitmeye karar vermişlerdi, 2009 yılının aralık ayında.

Cümle âleme ibret olsun diye Fenerbahçeli Ahmet Muhammed Demirel’i de Avni Aker’e buyur ettiler.

Öyle Trabzonsporlu, öyle sporseverdiler… 
Fenerbahçeli arkadaşları, kardeşi kadar güvendiği, çok sevdiği Trabzonsporlu arkadaşlarıyla tuttular Trabzon’un yolunu.

Kulakları çınlasın, Trabzonspor taraftarı için farklı söylevlerde bulananların… 

 **
Serhat, Ankara’da ikamet ediyordu. Kendine ait internet sitesinde, canı kadar sevdiği takımına olan aşkını şöyle özetlemişti, "Bordo mavi kefenim olsun, Trabzonspor’um bu sene şampiyon olsun."

 **
Bünyamin, Akçaabatlı…

Bıyıkları yeni terlemeye başlayan Mesut, Manisalıydı. Belki de o Mesut, yıllar sonra Trabzonspor’un Şamil Ekinci’si olacaktı.

 **
Güle oynaya, bayrak sallaya, şarkı ve türküler söyleyerek vardılar Trabzon’a.

Ufacık arabayla tur attılar şehrin göbeğinde, bazı yerlerinde.

Trabzon’u ilk kez gören gençler, düşünmüştür 'Bu ufacık şehirde böyle büyük takım…!'


Trabzon’u iyi avucunun içi gibi bilen Bünyamin, yanındakilere hissettirmeden 'niye çocukluğumda olduğu gibi şen değil bu şehir?' diye de sormuştur kendi kendine!

 **
El ele, kol kola izlenilen maç sonrası Fenerbahçeli Ahmet Muhammed sevinmiştir elbet, fakat Trabzonsporlu arkadaşlarının haline de mutlaka üzülmüştür.

Birkaç saat içinde şehirde ve statta yaşananları gördükten sonra değişik duygulara bürünmüştür.

 **
Dört kafadar birbirlerini teselli ederek, birkaç saat evvel geldikleri-bitirdikleri yolu baştan aldılar.

Hava buz gibi olmasına rağmen arabanın içi sıcacıktı. Bedenlerini saran o ağırlıktan kendilerini kurtarmak için birbirleriyle şakalaşıp, dertleşmişlerdir.

**
Kimi, hakemin adaletsizliğinden yakınmıştır.

Kimi, kaçan bu fırsatın bir daha ele geçmeyeceğinden dert yanmıştır.

Kimi, takımın golcüsü olmamasından şikâyetçi olmuştur.

Kimi, ertesi gün arkadaşlarının kendilerine sataşmasından çekinmiştir. 
Samsun’a yaklaştıklarında, seneler evvel o bölgede kaza yapan 6 Çarşıbaşılı Trabzonsporlu ağabeylerini de akıllarına getirmişlerdir. 

Bünyamin, Serhat, Ahmet ve Mesut…

 **

Ve…
Tahsil yapmanın ve taraftar olmanın sorumluluğu omuzlarında bulunan bu dört kardeşimiz, gecenin o saatine daha fazla direnemeyip trafik canavarına teslim oldular. 

 **
Serhat, sözünü ettiği gibi “Bordo-Mavi” forma kefeni oldu. Ne yazık ki arzu ettiği şampiyonluk başka bahara kaldı.  

Bünyamin, Akçaabat’a defnedildi.

Mesut ile Ahmet Muhammed, ilk defa geldikleri Trabzon dönüşü, son yolculuklarına uğurlanmak için memleketlerine gönderildiler…

 **

Ruhunuz şad, mekânınız cennet olsun…

Unutmayacağız sizleri çocuklar…