Bünyamin Kahriman ( 24), Serhat Kırkayak (23), Ahmet Muhammed Demirel (21), Mesut Keleş (19). Bu dört
aslan gibi delikanlıya, gece saat 04’te pusu kurdu trafik canavarı Samsun Tekkeköy’de.
Fidan gibi delikanlılar Ankara’da öğrenciydiler. Okuyup büyük adam olacaklardı. Ülkede birbirlerine düşman
kesilenlere, yanlı düşünenlere ders vereceklerdi…
***
Trabzonspor-Fenerbahçe maçı öncesi bir araya gelip, Trabzon’a gitmeye karar vermişlerdi.
Cümle âleme ibret olsun diye, Fenerbahçeli Ahmet Muhammed Demirel’i de Avni Aker’e buyur ettiler.
Öyle Trabzonsporluydular… 
Fenerbahçeli arkadaşları, kardeşi kadar güvendiği/sevdiği Trabzonsporlu arkadaşlarıyla tuttular Trabzon’un
yolunu. Kulakları çınlasın, Trabzonspor taraftarı için farklı söylevlerde bulananların… 
***
Serhat, Ankara’da ikamet ediyordu. Kendi internet sitesinde, Trabzonsporluluğunu şöyle özetlemişti:
"Bordo mavi kefenim olsun, Trabzonspor’um bu sene şampiyon olsun."
Bünyamin, Akçaabatlı, bıyıkları yeni terlemeye başlayan Mesut, Manisalıydı. Belki de o Mesut, yıllar sonra
Trabzonspor’un Şamil Ekinci’si olacaktı. Trabzonlu olup da İstanbul takımlarını tutanlar, sizlerin de kulakları
çınlasın!
***
Güle oynaya, bayrak sallaya vardılar Trabzon’a.
Ufacık arabayla tur attılar şehrin göbeğinde, bazı yerlerinde.
Trabzon’u ilk kez gören gençler, düşünmüştür 'Bu ufacık şehirde böyle büyük takım he!'
Trabzon’u iyi bilen Bünyamin, yanındakilere hissettirmeden, 'niye çocukluğumda olduğu gibi şen değil bu
şehir?' diye sormuştur kendi kendine.
*** 
El ele, kol kola izlenilen maç sonrası, Fenerbahçeli Ahmet Muhammed sevinmiştir elbet, fakat Trabzonsporlu
arkadaşlarının haline mutlaka üzülmüştür. Birkaç saat içinde şehirde ve statta yaşananları gördükten sonra
değişik duygulara da bürünmüştür.
Ve dört kafadar birbirlerini teselli ederek, birkaç saat evvel geldikleri, bitirdikleri yolu baştan aldılar. Hava buz
gibi olmasına rağmen arabanın içi sıcacıktı. Bedenlerini saran o ağırlıktan kendilerini kurtarmak için
birbirlerileriyle şakalaşıp dertleşmişlerdir.
***
Kimi, hakemin adaletsizliğinden yakınmıştır.
Kimi, kaçan bu fırsatın bir daha ele geçmeyeceğinden dert yanmıştır.
Kimi, takımın golcüsü olmamasından şikâyetçi olmuştur.
Kimi, ertesi gün arkadaşlarının kendilerine sataşmasından çekinmiştir. 
Samsun’a yaklaştıklarında, seneler evvel o bölgede kaza yapan 6 Çarşıbaşılı Trabzonsporlu ağabeylerini de
akıllarına getirmişlerdir. 
Tahsil yapmanın ve taraftar olmanın sorumluluğu omuzlarında bulunan bu dört kardeşimiz, gecenin o saatine
daha fazla direnemeyip trafik canavarına teslim oldular. 
***
Serhat, sözünü ettiği gibi “Bordo-Mavi” forma kefeni oldu. Ne yazık ki arzu ettiği şampiyonluk başka bahara
kaldı. Bünyamin, Akçaabat’a defnedildi. Mesut ile Ahmet Muhammed, ilk defa geldikleri Trabzon dönüşü, son
yolculuklarına uğurlanmak için memleketlerine gönderilmişlerdi…
***
2009 Yılında ayrıldılar aramızdan…
Aralık ayı aramızdan ayrılışlarının yıldönümü…
Ne mümkün onları unutmak!

Çok zor onları unutmak