Ahmet Suat Özyazıcı:
Bana göre futbol Trabzon için bir ibadettir. Trabzon insanına güvenirseniz, başaramayacağı iş yoktur. Şampiyon olduğumuz o yıllarda benim sürekli boynum ağrırdı. Çünkü hep rakip kaleye bakardım!
*
Efsane Trabzonspor

Şenol Güneş:
Üstünü-başını yırtarsın diye futbol oynamama kızan babama Sebatspor’dan aldığım 50 lirayı verdim. Tekrar babama gittim, 25 lirasını geri istedim ve çanta aldım. Ondan sonra babamın futbola merakı daha da arttı. Hayalim forvet olmaktı, istemeyerek 20 yıl kalecilik yaptım…
*
Kadir Özcan:
Milli Takım dönüşü İstanbul’da Fenerbahçe başkanı Cankurtaran, beni odasına çağırarak ‘seni alacağım’ dedi. Olay gazetelerde yayınlanınca İbrahim Cevahir ağabey, Cankurtaran’ı arayarak
‘ orada bir eniğimiz var, onu derhal yerine gönder’ deyince, Cankurtaran ‘sen git, seni sonra arayacağım’ dedi. Hala arayacak!
Efsane Trabzonspor

*
Ali Kemal Denizci:
Fenerbahçe’ye ağlayarak gittim, imza atmadan önce son bir kez yöneticileri aradım. ‘ Sen deli misin?’ sana da, bize de servet veriyorlar, ‘ imzanı at’ yanıtını alınca istemeye istemeye Fenerbahçeli oldum.
*
Hüsnü Özkara:
Trabzonspor’da oynamak, hatta antrenmana çıkmak bizim için ibadet gibi bir şeydi.
*
Bşk. Ahmet Celal Ataman:
Tüm şampiyonluklar birbirinden ayırt edilemez; bir baba bir çocuğunu diğerinden ayırt edemediği gibi. Bir anlamda başarılarımızın sırrı; saygı, sevgi ve birliktelikten geliyordu…
*
Turgay Semerci:
Fenerbahçe’yi Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Kupası’nda yendiğimiz maçı asla unutamam. Kenan Evren bana ‘ Çok faullü oynuyorsun’ diye sitem etti. Ben de hayır paşam, ben gereğini yapıyorum dedim.
*
Efsane Trabzonspor

Necati Özçağlayan:
Çoğu takımlar bize karşı oynarken ‘orta sahayı geçemeyiz’ diye düşünürdü. Bizim takım müthiş bir takımdı…
*
Bekir Barçın:
Karda da aynı formayı giyiyorduk, sıcakta da… Yöneticiler sıkı sıkı tembih ediyorlardı, ‘ sakın formanızı seyirciye atmayın’ çünkü giyecek başka formamız yoktu!
*
Hüseyin Tok:
Ligdeki ikinci yılımızda İstanbul’da TSYD kupasını kazandık. Zaten bir daha da o kupaya bizi almadılar; sezon öncesi morallerini bozuyoruz diye!
*
Efsane Trabzonspor

Necmi Perekli:
Gençlerbirliği kalecisi Varol, maç öncesi gazetelere “ Değil bana, Gençlerbirliği’ne gol atmak kimsenin haddine değildir, diyordu. O maçta 3 gol attım; Varol, maç sonrası kaleciliği bıraktı.
*
İlyas Akçay:
Şampiyon olduğumuz yıl 6 gol yedik. Bu 6 gol deplasman maçlarında oldu. H. Avni Aker’de bize gol atabilen takım çıkmadı. 10-0 kazanabileceğimiz Eskişehir maçını 1-0 kaybedince, soyunma odasındaki sobayı tekmeleyip şampiyon olacağımıza söz verdik…
*
Turgay Beyazıt:
Golü attım, çok heyecanlanmıştım, âdete titriyordum. Herkes bana sarıldı, ağlıyordu, bir yumruk olduk sahada. Trabzonlu ruhu bu işte dedim kendi kendime. Düşünebiliyor musun Deli Bekir bile ağlıyordu!
*
Necdet Ergün:
Ayağımda nasır olduğu için bir kenarı delik ayakkabıyla oynardım. Malzemeci bir maçta o ayakkabıyı vermedi; TV maçı veriyor ayıp olur demişti…
***
Uzun yıllar şampiyon ol(a)mamasına rağmen; dünyada taraftar sayısı artan tek kulüp Trabzonspor’dur!
O günleri yaşa(ya)mayanlar, okuduklarından/duyduklarından etkilendikte Trabzonspor’a olan bağlılıkları daha da artmış oluyor.
Futbola başladığımızda bize de bir dönem hocalık yapan, antrenör, gazeteci yazar sevgili Arif Sırtkaya da o eserlerden birine imza atmış. Kaleme aldığı “Trabzonspor’un Efsaneleri” adlı kitabında Trabzonsporlu bazı efsane futbolcular ve yöneticilerle yapmış olduğu röportajlara kısaca yer verdik…
Böylelikle biz de o günleri bir kez daha yaşamış ve hatırlamış olduk…
Elinize-emeğinize sağlık sevgili hocam…
Efsane Trabzonspor