Aksal Yavuz

Aksal Yavuz

aksalyavuz@hotmail.com

Tüm Yazıları

Dün ayrıldı aramızdan Uğurcan Çakır’ın dedesi, dostlarımız Şahin Çakır ve Mustafa Çakır’ın babası Hüseyin Çakır amcamız, dedemiz.

Mekânı cennet olsun…

Uğurcan Çakır’ın ‘karakter abidesi’ oluşunda büyük etkendi rahmetli. Kaptana, İstanbul ve Antalya’da ikamet eden ailesinden uzakta, Trabzon’da yalnız kaldığı yıllar anne, baba ve kardeşlerinin eksikliğini hissettirmedi koca çınar. Kanatlarının altına alıp koruyup kolladı, hep destek oldu, sevgisini verdi… Torun Uğurcan da dedeye futbolu sevdirdi…

**

Güle güle Hüseyin dede, rahmetle…

Bu vesileyle…

Haberin Devamı

Köşemizde daha önce yayımladığımız, yazılarımızı takip edenlerin hatırlayacağı, baba ve çocukları Şahin ile Mustafa arasında geçen ilginç hikâyeyi bir kez daha hatırlatmak, rahmetliyi yad etmek istedik…

**

Plastik topların futbol oynamak, futbolcu olmak isteyenlerin hayalini süslediği yıllar, Şahin ile Mustafa kardeşler Trabzonspor’un idmanını izlemeye giderler… İdman sahası (1970-1980) “Karayollarının altı” denilen, bugün ‘Ahmet Suat Özyazıcı Tesisleri’nin olduğu yerdir.

Toprak saha denize komşu olduğundan, Trabzonspor’un toplarından biri her daim olduğu gibi soluğu Karadeniz’de alır…

Şahin, Mustafa’dan yaşça büyük olduğu ve yüzmeyi daha iyi bildiği için karadan uzaklaşmakta olan meşin yuvarlağı, o gün azgın dalgalarıyla mesaide olan Karadeniz’in kucağından alarak kimseye bir şey demeden, topu göstermeden alıp eve götürürler.

**

İdman bitimi malzemeci topları saydığında bir eksik olduğunu anlar ama iş işten geçmiştir artık.

**

Futbol oynama aşkıyla, futbolcu olma hayaliyle yanıp tutuşan kardeşler o topla futbola ‘merhaba’ derler.

Evin yakınlarında bayır bir yerde haftalardır, aylardır alaşağı-vur yukarı…

Her ne kadar mâni ve türkülerimiz ‘alaşağı vur dizi, nenen görmesin bizi” dese de, iki taşın belirlediği kalede duran Şahin ve kaleye şut atan Mustafa’nın en büyük korkusu; babalarının onları görecek olmasıdır…

Zira baba, yani Uğurcan’ın dedesi futbola karşıdır… Futbol dedin mi kaçacak yer ara!

**

Anne haftalardır, aylardır durumu idare edip topu evin reisinden saklamayı başarır.

Haberin Devamı

İyi de nereye kadar…?

Gel zaman git zaman…

Günlerden bir gün baba topu samanlıkta otların arasında bulur.

Buyur buradan yak!

**

Acı haber tez duyulur misali, Çakır kardeşler birkaç dakika içinde olay yerine intikal eder!

Kapının tahtaları çürümeye yüz tutmuş samanlığın önüne geldiklerinde, karşısına çıkan kaplumbağayı görüp frene basan şoförler gibi ‘zınk” diye durdular, babalarını karşılarında görünce!

Ne mümkün babanın yanına yaklaşmak, onu ikna etmek…

Duvarda gölgeleriyle konuşurmuşçasına kendi kendine bir şeyler mırıldandılar, oldukları yere tutkalla yaptırılmışçasına hareket edemediler!

Mahkeme hâkimi gibi kaşlarını çatan, ciddileşen baba, cebinden çıkardığı Sürmene çakı bıçağıyla herkesin gözü önünde canım topu önce delik deşik etti, sonra da birkaç parçaya ayırdı…

**

Şahin ile Mustafa’nın futbol oynama aşkına engel olmak o kadar kolay olmasa gerek!

Futbola başladıkları top yok edilmişti ama oynayabilecekleri, gidebilecekleri takımları vardı artık…

Şahin, Trabzon amatör küme takımlarından Özdilspor’da, Mustafa da birkaç yıl sonra Pelitlispor’da oynamaya başlar. Kardeşlerin büyüğü kaleci, küçüğü santrafordur.

Haberin Devamı

Uzun yıllar Trabzon amatör kümede oynadılar.

Oyunculukta işler yolunda gitmese de futbolun içinde kalmaya devam ettiler…

**

Dostlarımızla her görüşmemizde, hikâyeyi ve Nasrettin hocanın ‘doğuran kazan’ fıkrasını hatırlatıp:

Trabzonspor’a futbol topu borcunuz var ha, demişliğimiz de çoktur…

Çakır kardeşlerin Trabzonspor’a olan borcunu Uğurcan Çakır gibi bir yeteneği hediye ederek fazlasıyla ödediğini de söyleyelim bu arada…

**

Dede, futbolla arayı düzeltmiş durumda, torun Uğurcan Trabzonspor’da oynamaya başlayınca hiçbir maçını kaçırmamış. Heyecanı herkesten, hepimizden fazla… Öyle ki maç esnasında yanındakilere, yüksek sesle konuştuklarında konsantrasyonunun bozulduğunu, daha sessiz ve sakin olmaları konusunda uyarılarda bulunuyormuş…

Evlat Çakır’lar babalarına eskiyi, kendilerine yapılanları hatırlatıp ‘Uğurcan’ı izlerken niye bu kadar heyecanlandığını?" sorduklarında “torun sevgisi uşaklar!” diyerek konuyu geçiştiriyormuş hacı babamız!

**

Güle güle Hüseyin dede, rahmetle…

Sevgili Şahin Çakır, Mustafa Çakır, Uğurcan Çakır başta olmak üzere Çakır ailesine ve tüm sevenlerine sabır dileklerimizle...