Trabzonspor’un Rıza Çalımbay ile inanılmaz çıkışı...
Dahası, cumartesi Beşiktaş’ın Sivas’ta mağlup oluşu, Fenerbahçe’nin Konyaspor engeline takılışı... Değmeyin Trabzonspor’un keyfine... Moraller çifte kavrulmuş! Öyle ya, birkaç hafta evvel kim derdi “Trabzonspor şampiyonluğa ortak olacak.”
Her ne kadar Trabzonspor kâğıt üzerinde favori gözükse de, can derdinde olan Kardemir Karabükspor’un da varoluş mücadelesiydi. “Kurtarabilir mi?” sorusu, en zor sınav sorusu!
O anlamda Trabzonspor’un en zor maçlarından biriydi.
Önce Levent Açıkgöz hocanın hakkını teslim edelim; oyuncularını iyi hazırlamış, Trabzonspor’u iyi analiz etmiş.

Trabzonsporlu oyuncular rakibi çantada keklik görmüş olacaklar ki bi hayli rahattılar. Halbuki bir gün evvel Sivas’ta mağlup olan Beşiktaş ve Konya’da iki puan kaybeden Fenerbahçe maçlarından ders çıkarmaları gerekirdi.
Motivasyon eksikliği rakip oyuncuların oynama iştahını artırır. Karabük adına da dün böyle oldu. Eski Trabzonsporlu Ibanez ve Yatabare’nin ekstra motive oluşu ve “Trabzonspor bu kadar basit gol yer mi?” sorusu, bir başka ders konusu!

Trabzonspor orta sahada bir türlü organize olamadı. Tabii ki bunda en büyük etken; oyuncuların birbirinden kopuk oynaması, başta Yusuf’un gününde olmaması, Kucka’nın yokluğu ve kanatlarda bilhassa Olcay’ın oynadığı tarafın hiç ama hiç çalışmaması, yerine giren N’Doye’nin de oyuna beklenen katkı sağlayamamasındandı.
Dememiz o, Sosa ve Rodallega daha erken düşünülmeliydi.
Her şey bir yana, uzatma dakikalarının sonunda Sosa’nın serbest vuruşunu Çağlar’ın mükemmel kurtarışı, o esnada duran topa dokunmak için orada Trabzonsporlu bir oyuncunun olmaması, Trabzonspor adına kaçan balığın ne kadar büyük olduğunu gösteren ve az da olsa yerinde olan moralleri kaçıran en net sahneydi.