Madem oynatılacak, küme düşme de olmalı!

“ Oynatılsın… Oynatılmasın…”
Çareler aranıyor, formüller üretiliyor liglerin bir an evvel başlatılması için…
Daha önce yazmıştık, sağlığın her şeyden önemli olduğunu!
Kimse eskisi gibi tempolu oyun hayal etmesin-beklemesin diye de eklemiştik…
Zira oyuncularda fiziksel eksiklikler gün gibi ortaya çıkacak, ne kadar iyi çalışırsanız çalışın!
Psikolojik etkiler?
“Ben etkilenmem… Kimse etkilenmez” diyen, bir adım öne çıksın?
Çünkü oyuncular da insandır, onlar da et-kemik ve sinirden yaratılmıştır.
Futbolun insan tarafından oynandığı, insanın kırılgan ve engin, ruhsal-zihinsel dünyası olduğunu unutmamak gerekir!
**
Lig öyle ya da böyle başladı diyelim.
Allah göstermesin, yarın bir gün bu sebepten ötürü birinde bir şey çıkarsa?
Ya da üç-dört hafta sonra virüste dalgalanma oldu, o zaman ne olacak? Tedbiri elden bırakırsak, dalgalanmanın olabileceğini bizler değil uzmanlar söylüyor?
Biz de parantez içinde şunu söyleyelim; bu sorumluluğu kim üstüne alabilir? Allah yardımcısı olsun!
**
Dedik ya, ülke futbolunu yönetenler çareler arıyor, formüller üretiyor!
Keşke o çare insanoğlunun elinde olsa da çok özlediğimiz futbol ile kavuşabilsek, statlara koşabilsek, sıkıca birbirine sarılabilsek… Maalesef öyle bir dünya yok! Biz ne söylesek söyleyelim, illet virüs kimseye, hiçbir ülkeye torpil geçmiyor, bildiğini okuyor, meydan okuyor!
**
Mutlu sona ulaşacak takım mı?
İyi çalışmak da bir yere kadar, iyi kadro tamam da… Oyuncularını virüsten korumayı başaran kulüp avantajlı olacaktır, ilk tahlilde. Zira maçlar oynanırken illet virüs bir takımda bir-iki oyuncuya bulaşırsa? Kadronuz ne kadar kaliteli olursa olsun; ister istemez etkileneceksiniz! En iyi oyuncunuzdan yoksun olduğunuzu düşünün?
**
Yukarıdaki takımlar için her şey şampiyonluk, şampiyonlar ligine gidebilmek için elbet. Şampiyonlar ligine giden takım ekonomik anlamda o kadar çok rahatlayacak ki… Hele kulüplerin paraya ilaç gibi ihtiyaç duyduğu bu dönemde…
Bu arada…
Bu yıl şampiyon olan takım, gelecek yıllara da damgasını vuracaktır…
**
Her şey bir yana da…
Duymuşsunuzdur, bazı kulüpler de ligde düşme olmasını istememiş…
Buyurun buradan yakın! Onların da derdi başka; adeta ligi ikiye bölüp, yarısının iptalini istemişler!
Liglerin oynatılması için çareler aranırken “ küme düşme kaldırılsın” fikriyle nur topu gibi bir oğlumuz daha oldu. Duyan duymayana haber salsın!
**
Şampiyonluğa oynayan takımlar canını dişine takacak, risk alacak, yukarılar yangın yerine dönecek!
Düşme yok diye de altlarda oynayan takımlar kafasına göre takılacak öyle mi?
Yani dünyayı sel alacak, ördeğe vız gelecek, he mi?
Ligde düşmenin olmaması; birçok sıkıntıyı da beraberinde getirir.
Özetle, yok öyle yağma, diğer bir deyişle yok öyle üç kuruşa beş köfte; madem ligler oynatılacak küme düşme de olmalı!
**
Bayramınızı en iyi dileklerimle kutlar, küçüklerin gözlerinden, büyüklerin ellerinden öperim.