Sezon başı birileri çıkıp da, Trabzonsporlulara Trabzonspor’un bugünkü konumunu söyleyebilseydi; alacağı cevap “kafayı bir yerlere mi çarptın?” olurdu herhalde!

Gelinen noktada sonuç da, sorunlar da kabak gibi ortada...

Şunu da söylemeden geçmeyelim, genelde yorumlar başlangıçlar üzerine değil de sonuçlar üzerine yapılabiliyor. Öyle ya, buralara nasıl gelindi?

Herkes şapkasını önüne koyup, neler yapılması konusunda fikir-çareler üretilmesi gerekir.

“Bir musibet bin nasihatten iyidir” derler ya, Trabzonspor’un yeniden ayağa kalkması, eski günlerine dönmesi için bu durum tarihi bir fırsat, başlangıç kabul edilip alınacak radikal kararlar, atılacak önemli adımlar adına milat olabilir, olmalıdır da... Zaten başka da şansı yok Trabzonspor’un!

Maça gelince...

Karşılaşmanın hemen başında Selçuk Şahin’in, ceza sahasının içerisinde Güray Vural’a omuz atmasının penaltı olması-olabilmesi için başka ne olması gerekirdi? Benzer hareket, saha dışında yapılsa, muhabbet karakolda başlar, mahkemede biterdi! İlk yarının diğer kırılma anı, Uğur Çiftçi’nin, Zeki Yavru’ya yapılan çifte kavrulmuş hareketiydi ki, Trabzonspor’un penaltısını es geçen Fırat Aydınus, nihayet kuralı uygulayabildi.

Gençlerbirliği’nin bir eksik kalmasını değerlendiremedi Trabzonspor... Başka deyişle kırmızı-siyahlı takımın iki Ahmet’i pozisyona sokmadı bordo-mavili oyuncuları... “Defans nasıl yapılır?” başta Trabzonsporlu oyuncular olmak üzere futbol kamuoyuna gösterdiler. Onu geçtik Ahmet Çalık ve Ahmet Oğuz, rakip kalede gol de aradılar.

69’uncu dakikada Durica’nın ters vuruşunda üst direkte patlayan meşin yuvarlak, Trabzonspor lehine maçın kader anlarından olduğunu da söylemeliyiz.

Trabzonspor kazanmak için ne yaptı? Koca bir hiç... Güray’ın bir pozisyonu vardı kaleci Hopf’u rahatsız eden, hepsi o... Topu ayağına alan her Trabzonsporlu oyuncu deyim yerindeyse kapıldı gitti bahtının rüzgarına! Ha, Gençlerbirliği’nin iki Ahmet’i olmasaydı belki araya bir gol sıkıştırabilirlerdi.

Trabzonspor bir kişi eksik oynayan rakibi karşısında bırakın gol atmayı, elle tutulacak pozisyonu dahi yok, rüya gibi... Yenilmediklerine dua etsinler.