Türkiye Kupası, Urfa-İstanbul-Trabzon hatırası!            

TRT hafta sonu,  2010 Yılında Şanlıurfa’da oynanan Trabzonspor-Fenerbahçe Türkiye Kupası final maçını yayınladı…

Doğrusunu söylemek gerekirse, Trabzonsporlular maç yeniden oynanıyormuşçasına ekranlar başında yerini aldılar… Skoru bilinen maçın tekrarında, benzer heyecanı yaşayanların sayısı hayli fazla idi. Karşılaşma sosyal medyada da kendine yer buldu…  

Bordo-mavili takımın 1-0 geriden gelip, 3-1 kazandığı karşılaşma, tribünlerinde yaşanan bir hikâyeyi getirdi aklımıza…

Bana Trabzonspor’u anlat!

Maçı tribünde izleyen iki Urfalı kardeşten biri amadır. 
Gözleri görmeyen Trabzonsporlu, yanı başında oturan kardeşine “ Bana Trabzonspor’u anlat” der sürekli…

Gözleri gören kardeş, ama kardeşine doksan dakikayı an be an anlatmış… Öyle ki ikisinin sevinci görülmeye değermiş… Atılan her golde birbirine sıkıca sarılmışlar.

İki kardeş arasında yaşananlara tanık olan KTÜ öğrencisi Emre Gürdal, üstünde giydiği ve taşıdığı bordo-mavi ne varsa Urfalı renktaşlarına hediye eder…

 ***

Madem Trabzonsporluların, Trabzonspor’a olan sevgilerini, bağlılıklarını anlatıyoruz… Devam edelim.

 ***

Türkiye Kupası, Urfa-İstanbul-Trabzon hatırası

Bir yudum mutluluk…

İstanbul’da bir hastanede aylardır yatmakta olan, doktorların “umut yok” dediği, evine gönderilmeye hazırlanan yaşlı kadının durumunu görmeye gelen tıp fakültesi öğrencilerinden birinin bileğinde bordo-mavi kolluğu görünce hafifçe gülümser!
Konuşamayan,  doktor adayı Mustafa Doğru’nun bilekliğine bakıp gülümseyen yaşlı kadının bu hareketine şaşıranlar, hastanın kimlik bilgilerinden Trabzonlu olduğunu öğrenince, bir yudum mutluluğun sebebinin Trabzonspor olduğu anlaşılır!

Radara dikkat!

Trabzonspor’un Avrupa kupası maçına yetişmeye çalışan bir gurbetçinin anısı:
Gözlerim hem yolda hem saatte,  aklım Trabzon’da oynanacak Trabzonspor-Videoton maçında.

Zaman daralınca ben de darlanmaya başlamıştım!

Darlığım trafik polislerini görene dek devam etti. 

Tam karşımda kimsenin görmek istemediği “ Dur!” işareti ve trafik polisleri…

Polisler telaşımı, hız yapmamın nedenini sordular? Trabzonspor maçına yetişmeye çalışıyorum dedim. Haklı olarak şak diye cezayı yapıştırdılar.

Eyvallah deyip gülümsedim, dahası teşekkür ettim. Oyalanmaya vaktim yoktu, aracıma atladım ya Allah, Bismillah deyip, kapıyı kapattıktan sonra,  arkadan polis memurlarından biri seslendi:

 ‘ Trabzon’a, Trabzonspor’a selam söyle. Unutma; öbür radar 110 km sonra…

Bu kredi kartı burada geçmez!

Doğma büyüme İstanbullu olan arkadaşımız Trabzon’dan evlidir…   

Trabzon’da bir alışveriş mağazasında başından geçenleri anlattı:
Baldızın düğünü için Trabzon’a gittik.  Hanımla bir şeyler almak için Uzunsokak’ta bir mağazaya uğradık. Alışverişimizi yaptık,  sıra ücreti ödemeye gelmişti.  

Üzerimde takımımın amblemi olan kredi kartımın başkaları tarafından görünmemesine dikkat ederek kasanın başında oturan beyefendiye uzattım.

Tatlı ve güler yüzlü adam beni baştan aşağıya süzdükten sonra, ‘arkadaş hoş geldin ama bu kart burada geçmez,  kusura bakma! Başka kartın yoksa da canın sağ olsun, başka zaman ödersin ’ deyince tutkalla yere yapıştırılmacına bir müddet hareket etmeden bekledim. Şaşırdım! Ne diyeceğimi bilemedim, böyle bir şeyle ilk kez karşılaştım çünkü…

Vallahi helal olsun, takımlarına bu derece bağlı olan başka bir yer görmedim… Hanım anlatıyordu da… Başıma gelince eşime hak verdim…
Arkadaşımız alışverişte sadece tuttukları takımın kartını kullandığından, ödemeyi nakit yaparak, ilgi ve alakadan da memnun kalarak mağazadan ayrılmış…