Fenerbahçe üzerinde kara bulutlar var. Bunlar mali borçlar ve kısıtlar. Birde gri bulut var; Erol Hoca.

Erol Hoca genç, pozitif, saygılı, kaliteli bir insan. Bir de çok şanslı. Bu beyaz tarafı. Ama futbol anlayışı, elindeki kadroyu kullanışı, oyun sistemi, daha doğrusu sistemsizliği siyah tarafları.

Galatasaray maçında yaptığı tercihler, topu rakibe bırakma (ki başka bir sistemi kesinlikle yok) ve takımını motive edememe sorunlarını gördük. Ezberci, birbirini tekrar eden, artık herkesin çözdüğü anlayışı ile sahaya koyabildiği futbol bu. Hep bu olacak. Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor'un oynadığı oyun ile bu kısır oyun anlayışını karşılaştırmak bile mümkün değil. Arada büyük futbol farkı var. Ama puan farkı yok! Neden? Çünkü hocanın Altay, Pelkas, Gustavo gibi becerikli bireysel yeteneği yüksek oyuncuları hocayı sırtında taşıyor. Dikkat edin takım değil, bireysel yetenekler taşıyor. Bu bireysel yeteneklerden ikisi sahada olmadığında, gerçekler de ortaya çıktı.

Bu gelinen noktada hocanın tek dayanağı puan sıralaması. Bu nedenle hoca kredi kazanıyor. Mesut ve İrfan ile kazanmaya devam etmesi de süpriz olmaz. İlk 4'ü zorlaması mümkün. Şampiyonluk ise çok zor. Çünkü böyle kötü ve sistemsiz bir oyun ile şampiyon olması, derbi kazanması olası değil.

Fenerbahçe bu kadro ile kazanabilir mi? Şüphesiz. Şampiyon olabilir mi? Erol hoca ile zor. Ezberini asla bozmuyor.

Samatta'yı böyle bir derbide ilk 11'de oynatan bir hoca, Mert Hakan Yandaş'a, Valencia'ya haftalardır forma vermeye devam eden bir hoca ağır olacak ama, Fenerbahçe'nin hocası olamaz. Alanya'da, Kayseri'de, hatta Başakşehir'de olur. Burada olmaz. Allah aşkına Ömer Faruk bu Mert Hakan'dan ne kadar kötü olabilir!

Samatta'yı, Valencia'yı, sakatlığı zaten belli olan Perotti'yi transfer edebilen, devre arasında forvet transferi yapılmasını istemeyen veya istese de yaptırtamayan bir sportif direktör de bence sportif direktör değildir. Emre Belözoğlu bugün futbola ve takıma geri dönse sahada daha büyük katkısı olur. Bu kadro planlaması kendisine aitse, hemen istifa edip futbola geri dönmelidir. Çünkü bu takımda Mesut hariç, hala onun klasında bir orta saha yok.

Hadi bu iki genç yönetici bunları görmedi, bu hatalardan dönmeleri için onları uyarmayan, doğrusunu zorla da olsa yapmayan bir Yönetim Kurulu' da bana göre iş hayatına geri dönmeli ve futbolu gerçekten anlayanlara bırakmalıdır.

Dostane yazıyorum. İnanın hepsi de saygı duyduğum, iyi niyetlerinden emin olduğum, sevdiğim insanlar.

Koskoca Fenerbahçe Samatta ve Cisse'ye nasıl mahkum edilir? Ömer Faruk gibi bir yetenek Mert Hakan gibi bir futbolcuya nasıl tercih edilmez? Sene başında atlanmış olsa da devre arası bir 6 numara neden alınmaz? Neden tüm yük Gustavo'ya bırakılır? Eldeki tek gerçek 6 numara olan Tolga neden gönderilir? Samatta, Lemos, Tisserand ve Valencia neden ve nasıl transfer edilir? Türk futbol tarihinin bana göre, Dominique İorfa'dan sonra gördüğüm en kötü forveti olan Samatta nasıl bu takımın ana santraforu olarak düşünülür? Bu kadar hatalı iş üst üste nasıl yapılabilir?

Bu hataları çok eleştirdiğimiz Aziz Yıldırım bile yapmadı. Bu kadarını yapmadı.

Şimdi elinde Mesut var. Stoperin Serdar, forvetin Samatta, Cisse! Mesut ne yapacak? Ne yapabilir?

3 Temmuz olmasa bugün Aziz Yıldırım yenilmez bir armada oluşturup üst üste belki de 6 sene şampiyon olacaktı. Kısmet olmadı.

Aziz Yıldırım'ı hep birlikte uğurladı Kongre Üyeleri herşey daha iyi olacak diye. Mantık olacağını söylüyordu.

Olmadı!

Üzülürsünüz diye seslenmişti Kongredeki konuşmasında.

Haklı çıktı!

Fenerbahçe Yönetimi, tüm iyi niyetine ve mali taraftaki kazanımlara rağmen, bence bu işi futbol şubesi tarafında iyi yönetemedi.

Mesut bana göre bir af transferidir. Bu işi yönetememenin diyetidir. Kısaca taraftardan son 3 sene için özür dilemedir. Özür, görünen o ki kabul edilmiştir. Edilsin tabi.

Oysa bu takımın Mesut'a değil, bir tane iyi stopere, bir tane defansif orta sahaya ve bir tane de topa vurmayı bilen, mücadele gücü yüksek, top tutabilen forvete ihtiyacı vardı. Bunlar alınmadığı için ileride neler olacağını hep birlikte izleyeceğiz. Tabi Mesut, İrfan, Pelkas ve Thiam dörtlüsü kolları sıvayıp, performanslarını artırıp, mucize şekilde form tutup bu üçlüyü kurtarmaz ise... İnşallah da kurtarırlar.

Görünen köy kılavuz istemez, bence tüm Fenerbahçe'lilerin Aziz Yıldırım'dan özür dilemesi yakındır.

Sözün özü, Fenerbahçe'lilerin bulutsuzluk özlemi giderek artmaktadır.